Sevginin ve Şiddetin Kaynağı

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı
Kitabın Yazarı:Erich Fromm Kitap Türü:Kişisel Gelişim Yayınevi:Payel Yayınları Yayınlandığı Yıl:1994 (01-02-1994) Sayfa Sayısı:143 ISBN:9789753880190 Kitap Puanı:7.8 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Babil:9,00 TL KitapYurdu:10,05 TL Pandora:10,20 TL D&R:10,32 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.8
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı - Erich Fromm

Kitap Türü:Kişisel Gelişim Orjinal Adı:The Heart of Man Its Genius for Good and EvilÇeviren:Nalan İçten,Yurdanur Salman

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı Özeti

Erich Fromm, Sevginin ve Şiddetin Kaynağı isimli kitabında insan eğilimlerinin en kötü ve en tehlikeli temelini oluşturduğunu belirttiği üç olgu üzerinde durmuştur. Bunlar; ölüm sevgisi, hastalıklı narsizm ve birlikte yaşayan insanlar arasındaki kandaşla cinsel ilişki saplantısıdır. Bu üç eğilimin birleşimininde “çürüme belirtisini” oluşturduğuna değinmiştir.

Çürüme belirtisinin karşısına da “gelişme belirtileri” dediği; yaşam sevgisi, insan sevgisi ve bağımsızlığı koymuştur.

Şiddet biçimlerinden çok fazla rastlandığını düşündüğü tepkisel şiddeti ölümün değil yaşamın hizmetindedir; amacı da yıkım değil korumadır diye ifade etmiştir. Tepkisel şiddet korkudan doğar demiştir fakat saldırgan savaşlarında savunma kılıfına büründüğünü bununla karıştırılmaması gerektiğini ifade etmiştir. Öç alıcı şiddet ise zaten yapılmış olan bir şeyi bozmaya yönelik akıl dışı bir inanış temelinde yatar demektedir. “Sanayileşmiş ulusların en çok ezilen alt-orta sınıfları, ırksal ve ulusal duyguların odaklandığı sınıflar oldukları gibi, öç alma duygularının da toplandığı sınıflardır.” diye belirtmiştir.

Ödünleyici şiddet ise hastalığa diğer ikisinden daha yakın olan şiddet türüdür. Güçsüz bir kişide üretici etkinliğin yerine geçen şiddet türü demenin uygun olacağını ifade etmiştir Fromm. Şiddet ve yok etme yaşamın yerini almış ve onun sakatlığını boşluğunu doldurmuştur.

“Yaratamayan insan yok etmek ister; yaratırken yok ederek salt bir yaratık olma rolünün ötesine geçer.” Yani Erich Fromma göre şiddet yaşamın yararlı kısmında yer alamayan bireylerin kendilerini var olan yararlı şeyleri yok ederek yaşama katmaya çalışmasıdır, der.

Yaşamı denetlenebilir kılmak için yaşamda tek kesin şey olan ölüme sevgi beslemekten bahsetmiştir Erich Fromm. Öldürme gücü ya da olanağı bulamayıp ölüm sevgilerini daha zararsız bir şekilde besleyen insanlara örnek olarak sürekli çocuğunun başarısızlıklarından bahseden geleceği konusunda karamsar düşüncelerini dile getiren anneden bahsetmiştir. Anne çocuğunun yaşam sevincini, büyümeye duyduğu inancı yavaş yavaş öldürür ve sonunda çocuğuna kendi ölüm severlik eğilimini aşılar.
Yaşam severlik ise en ilkel biçimde yaşamı koruma, ölüme karşı savaşma olarak ortaya çıkar ve bu tüm canlılarda ortaktır. En iyi biçimde de üreticilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu bireyler şaşırma yetilerini kaybetmemiştir ve yeniliğe her zaman için açıktır. Çevresindeki insanları ise sevgisiyle, aklıyla ve kendi kişiliğiyle etkilemek, biçimlendirmek ister; yöneterek ya da zarar vererek değil. Aslında burada önemli olan herkeste var olan bu eğilimlerin farkında olmaktır. Ölüm ülkesinde yaşarken yaşam ülkesinde yaşadığını düşünen kişi, geri dönme olanağı bulunmadığından yaşam açısından yitiktir artık.

Kitabında odaklandığı bir diğer konu olan narsizm hakkında da kendini sevme laneti diye bahsetmiş ve narsist kişilerin dış dünyaya karşı gerçek ilgilerinin kaybettiklerini ifade etmiştir. Narsist inanışları çok kuvvetlidir; tek dünya kendileridir, kontrol onlardadır fakat dış dünyadan sarsıcı bir etki geldiğinde büyük bir duygusal çöküntü yaşarlar. Bireysel narsizimin günümüz toplumsal problemlerin kaynağı olan topluluk narsizmine dönüştürülmesini açıklamıştır. İnsanlar din, dil, ırk, ulus vb. kavramlara sıkı sıkıya sarılmış ve narsist enerji korunmuştur. Bir toplum üyelerinin çoğunu yeterince besleyemiyorsa, toplumsal huzursuzluğu önleyebilmek için hastalıklı bir narsizm ile doyum sağlatmak zorundadır. Hitler Almanya’sında halk ne kadar yoksul olursa olsun yine de başka bir ulusun üstünden kendisini üstün olarak tanımlamış ve bundan haz duymuştur. Sağlıklı olan ise kişinin kendi ulusunun değil bütün insanlığın başarılarını ve varlığını benimserse topluluk narsizminin yerini insanlık narsizminin almasıdır.

Kandaşla cinsel ilişkiye en güzel örnek kişinin annesine duyduğu annesinin rahmine ve memelerine duyduğu bağımlılıktır. Kişi bunu “Annem harika bir insan” veya “Anneme hizmet etmek benim görevim” gibi kalıplara uydurarak normalleştirmeye çalışır fakat bireyin annesinin rahminden tümüyle kopamadıkça başkalarıyla sağlıklı iletişim kurma, sevebilme özgürlüğü çok sınırlı olacaktır. Hitler’in kandaşla cinsel ilişki saplantısı en çok ırkına, aynı kanı taşıyan insanlara duyduğu bağnaz bağlılıkta ortaya çıkmıştır.

Özgürlüğün tam olarak gerçekleşebilmesi için insanın tutkularının değil, aklın yönetiminde olması gerektiğine değinmiştir. Özgürlüğü, akıldışı tutkuların sesine karşı aklın, sağlığın, huzurun, vicdanın sesini dinleme ve izleme yeteneğinden başka bir şey değildir. Bazı insanların ise bu yetiyi elinde bulunduklarını görememelerinden kaynaklı başarısızlığa uğradıklarına ve fark ettiklerinde seçim yapmak için çok geç olduğuna değinmiştir.

Erich Fromm, Sevginin ve Şiddetin Kaynağı isimli kitabında yaşamın hastalıklı ve sağlıklı yanına değinmiş ve bu kavramları örneklerle çok güzel açıklamıştır. Öyle ki çevremizdeki insanlarda, en yakınlarımızda hatta kendimizde var olan, kılıflandırdığımız davranışlara ve tutumlara yönelik farkındalık kazanmak için harika bir kitap. Yaşama daha farklı bakmamızı, yaşamı daha farklı şekillendirmemize ve hala yapabilme şansı olanların yaşamın yararlı yönüne odaklanmalarına olanak sağlayacağını düşünüyorum.

Psikoloji literatüründen kelimeler var olduğu gibi alana birazcık ilgisi olan bireylerin rahatlıkla okuyabileceği bir eser. Okurken fark etmenin, aydınlanmanın tadına varacağınızdan hiç şüphem yok.

Editör: Ceren Kozalıoğlu

Sevginin ve Şiddetin Kaynağı Yorumları

üniversitede iken okumuştum güzel kitaptı herkese hitap etmiyor

02-11-2018 17:02