İyi Aile Yoktur

İyi Aile Yoktur
Kitabın Yazarı:Nihan Kaya Kitap Türü:Kişisel Gelişim Yayınevi:İthaki Yayınları Yayınlandığı Yıl:2018 Sayfa Sayısı:300 ISBN:9786053758488 Kitap Puanı:5 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:16,50 TL Amazon:28,78 TL e-kitap,pdf,epub: *

5
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Sıkıcı
Giriş Yap Üye Ol

İyi Aile Yoktur - Nihan Kaya

Kitap Türü:Kişisel Gelişim

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

İyi Aile Yoktur Özet

Yazarın, "Yeryüzünde kırgın bir çocuk kalmayana dek yazacağım. " cümlesi ve kutsallaştırılmış her türlü şeyin (aile, annelik, devlet, din) konuşulamamasından ötürü duyduğu hisleri büyük bir ustalıkla sunduğu ve her bir cümlesini büyük bir iştahla, heyecanla merak ederek okuduğumuz bu kitap, esasında geçmişten beri alıştırıldığımız, körleştiğimiz birçok konuya ayna tutmakla kalmıyor; o aynaya tersten bakmamızı da sağlıyor. " Çocukluk, yetişkinliğimizin fragmanıdır. " mottosuyla bir çocuğun duygularının bir yetişkininkinden çok daha önemli olduğunu, iyi bir ebeveyn olma yolculuğunun iyi bir ebeveyn olmadığını düşünen, ebeveynliğini sorgulayan bireylerle başarılacağını bu kitap tokat gibi yüzümüze vuruyor. Toplumun kutsal her şeye gösterdiği gereksiz saygının esasında saygı değil itaat olduğunu, öğrenilmiş çaresizliklerimizle çocukluğumuzun nasıl talan edildiğini gözler önüne seren harika bir kitap. "Annelik" kutsallığının yahut kavramların yarattığı kaosun enkazında kalan çocukların nasıl travmatik nesnelere dönüştürüldüğü, fabrikasyon fikirlerle yapılan ebeveynliğin çocuğa iyilik kisvesi altında yapılan kötülük olduğunu sevgili yazarımız sayesinde bazen tebessümle, bazen üzülerek kabul ediyoruz. Biz yetişkinlere yıllardır sorgulamadan " Ama o annen" diyerek kabul ettirilen zoraki iyi gösterilmeye çalışılan oysaki içinde korkunç boyutlarda kötülük barındıran aile yahut ebeveynlik kavramlarının esasında daha çok sorgulanması gerektiğini, gemlenen duygularımızın yükünü çocuklardan nasıl da acımasızca çıkardığımızı ve bunu yaparken de annelik kimliğini nasıl da pervasızca kullandığımızı bir kez daha gözler önüne seriyor yazar. Fikirlerin modüle edilebilirliğini kanıtlayan yazar bu eserinde beğendiği bazı yazarlardan sıkça alıntılar yaparak okuyucuya farkında olmadan yahut olarak tavsiye kitap/yazar dehlizleri de sunmuş oluyor. Alice Miller buna örnek gösterilebilir.

Çocuğun dramının en mahir şekilde yazıldığı ender kitaplardan biriyle karşı karşıya olduğumuz " İyi Aile Yoktur" öz kimliğimiz, saygı, itaat, istismar gibi kavramları en çıplak, en şeffaf halleriyle düşünmemize olanak sağlıyor. Yazar bunu yaparken aslında hepimizin her gün yaşadığı olaylara at gözlüklerimizden kurtularak bakmamızı ve çocuğun yararına gelişecek her bir eylemden hepimizin sorumlu olduğunu “ Bir insan çok şey değiştirir. " cümlesiyle ifade ediyor. Okuduğum bir kitapta " İyi ile kötünün yüzü aynıdır. Her şey insanın yoluna ne zaman ve nasıl çıktıklarına bağlıdır. " şeklinde bir ifade vardı. Aile dediğimiz kurumsallaştırılmış bu yapı aslında yaptığı bütün kötülüklerin kılıfını iyilik kumaşıyla kapatmaya çalışırken ortaya çıkan elbise hepimizi sıkmaya başlayıp, dikiş yerlerinden atmaya başladı. Biz o patlayan, atan dikişleri utana sıkıla kapatmaya çalıştıkça çırılçıplak bırakıldığımızı çok geç fark ettik. Belki de çıplaklığın üstümüze yakışır en güzel elbise olduğunu da sevgili yazarımız bu kitabıyla çok güzel ifade etmiş oldu. Anne, baba ve çocuğun ayrı bireyler olduğunu ve farklı düşünmelerinin aslında ne kadar doğal olduğunu düşünmemizi sağlayan, fikirleri alt üst eden bir kitapla karşı karşıyayız. Iki insanın evlenip tek bir insana dönüşmeye çalışmayı istemeleri ne kadar yanlışsa, yaptıkları çocuğu da kendilerine dönüştürmeye çalışmalarının ne kadar yanlış olduğunu, her çocuğun kendine has özel bir birey olduğunu ve en çok saygı duyulması gereken bireyin yetişkinler değil çocuklar olması gerektiğini, ebeveynliğin sahte kurtarıcılık iş yüküyle tüm topluma adeta afyon vermişçesine yaptıklarının karşılığını her daim bekleyen ve bunu dile getirmekten çekinmeyen insanlar olduğunu çok güzel örneklerle ifade eden KAYA, toplumun sümen altı ettiği, anne yahut baba sıfatlarını kendilerinde hak görerek her türlü kötülüğü yapmak için kullanan ebeveynlerin her zaman var olduğunu ancak toplumun gizli, yazılı olmayan ve konuşmaktan imtina ettiği bu kuralları kimseyi incitmeden kaleme dökmüştür. Annelik yahut babalığı statü olarak görüp, kendilerinde hak gördükleri hiyerarşinin çocuğun kendisinde onulmaz travmalara sebebiyet verdiğini kaçımız biliyoruz acaba? " Çocukluk en büyük dramdır. " diyen KAYA, bunu çocuğun yaşadığı dramı kimseyle paylaşamaması, kendisini sürekli haksız ve suçlu görmesiyle açıklıyor. Eğer anne ve baba birbiriyle çelişiyor olsaydı travmaya sebep olabilecek durumlarda teyzemiz, amcamız yahut herhangi bir komşumuz tüm bu olanlara dur diyebilseydi; ebeveynin yaptığının yanlış olduğunu rahatça ifade edebilselerdi istismara uğrayan o çocuk o anda sorgulamayı öğrenecek " Annem yahut babam da hata yapabilir, acaba ben haklı olabilir miyim?" diye düşünmeye başlayacak ve gelecekte başına gelebilecek olası her türlü istismarı başından nasıl savması gerektiğini öğrenmiş olacaktı. KAYA, “Anneler tanrı değildir, ölümlü insanlardır. " derken annelerin de yanıldığını, zorlandığını ve hata yapabileceklerini ifade ediyor. Eğer siz de tek bir çocuğun hayatına dokunabileceğinize inanıyorsanız bu cevher kitabı okumakla işe başlayıp hemen harekete geçebilirsiniz.

Editör: Sinem Aydın

İyi Aile Yoktur Yorumları