Günler

Günler
Kitabın Yazarı:Cemal Süreya Kitap Türü:Günlük / Anı Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları Yayınlandığı Yıl:2015 Sayfa Sayısı:438 ISBN:9789753635087 Kitap Puanı:8.1 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:16,40 TL KitapYurdu:22,70 TL Amazon:22,73 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.1
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Günler - Cemal Süreya

Kitap Türü:Günlük / Anı

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Günler Özet

Cemal Süreya'nın şiirlerine hayrandım bu kitabıyla bir kez daha hayran kaldım kendisine. Ece Ayhan, İlhan Berk, Özdemir Asaf, Orhan Pamuk, Orhan Veli... Ve daha nice Cumhuriyet şairimizi Cemal Süreya'nın güzel kaleminden okuyoruz, kitaplarını, şiirlerini, yazılarını hissediyoruz bu kitabıyla.

Cumhuriyet Dönemi eserleri o kadar güzel ve ince yazılmış ki kitabın içinde kaybolmamak elde olmuyor doğrusu. Cemal Süreya'nın 993 gününün kendi kaleminden yazıldığı bu kitapta bir bakıma insanlığın, edebiyatın, Türkiye'nin kısacası etrafımızda gördüğümüz çoğu şeyin büyük değişimini de görüyoruz bir bakıma. Ne kadar çok kaybetmişiz insanlığımızı. Kendi eserleri çok satılmasına rağmen imza günlerini sevmezmiş Cemal Süreya, kitabı az satılan yazarların ezildiğini gördüğü için, onlar kendilerini kötü hissettiği için sevmez ve istemezmiş imza günlerini. Bu düşüncede olan, bu naiflikte olan yazarlarımızın şiirlerini okuyup da bu kadar bencil bir nesil olmayı nasıl başardık diye düşünmeden edemiyor insan esasında.

Cemal Süreya sigarasını yakacakken yanındaki kişi çakmağını uzatır ve der ki; " İşte bana muhtaç oldunuz." Ve Cemal Süreya yerinden kalkarak sigarasını yakmaya mutfağa gider. Dik durmayı da sizden öğrenmek gerekir esasen.

Bir kitap hem çok şey öğretip hem çok şey anlatabilir kitabın yazarı bir şairse tabii. Kendisi Aziz Nesin'e kırgındır. Çünkü Aziz Nesin şiiri gereksiz olarak nitelendirmiştir. Kendisi hayatı haline getirdiği bir şeye başka bir yazar arkadaşı gereksiz olarak nitelendirdiğinde ona karşı duyduğu derin kırgınlığı hissettim aslında. Başka bir yerinde Seyrani'nin bir sözünden bahsetmiş; " Toprak habil'i kabul ettiyse, yüzünün yumuşaklığındandır." Bu söz de çok etkiledi beni doğrusu. Düşündürdü biraz. Acaba dedim acaba bazı insanlarda toprak gibi mi sürekli kırılan ama kimseyi kıramayan o naif insanlardan kaldıysa şayet muhtemelen toprak gibidir dedim. Aslında bir bakıma yüzü yumuşak olan insanları fazlaca kırarak yine insanlar mahvetti. Ve insanların mahvettiği bu dünyadan yine insanlar şikayet etti.

Aynı zamanda çocukları seven bir insandır Cemal Süreya. Çocukça isimli bir dergide çocuklar için yazılar yayımlar sonradan kovulur. Kovulmasına rağmen çok sever o yazdığı yazıları, o köşeyi, o yazıları okuyan lakin kendisinin tanımadığı o çocukları sever şair. René Char'ın " Güneşi gördüm, alçaktan uçuyordu." Dizesi çok etkiler Cemal Süreya'yı kendisini gerçek şiirin temeline indirdiğini söyler. Tüm şair arkadaşlarıyla paylaşır bunu, benimser o dizeyi. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın eleştirilerini de çok sever, onun romanlarını okumamış olmayı kendisi için bir eksiklik sayar. Döneminin veya kendi döneminden önceki çoğu yazarı, şairi tanır kendileri. Kitaplarını, şiirlerini okumuştur. Onun sayesinde birçok şairi, yazarı bana da tanıttı.

İstanbul'da bulunan Hatay isimli mekanda çoğu şair, yazar arkadaşıyla buluşur, eserleri, dergileri, yazıları, yazarları tartışırlarmış. Severmiş o günleri, o tartışmaları. Bir ara Darphane de müdürlük yapmış kendisi arkadaşı Vecihi Tümuroğlu Nef'i'nin de bu işi yaptığını söyleyince çok sevinmiş, böyle büyük bir şairle aynı işi yaptığı için Vecihi Tümuroğluna da güvendiği için araştırma gereği duymadan övünmüş bu durumla sonradan öğrenmiş ki bu işi yapan Nef'i değil Nabi. Kitabı okurken hissediyorum aslında bunu öğrendiği zaman hissettiği şeyleri Cemal Süreya'nın. Utanmıştır gibime geliyor. Hissettiği şeyi tam olarak vermese de yazısının sonuna geldiğinde hissettiği duyguyu bize verebiliyor. Cemal Süreya anlaşamazmış Metin Eloğlu ile. Düşünceleri birbirine ters gelirmiş buna rağmen Metin Eloğlu'nun ölümünde onun hakkında tam bir şair olduğunu ve şiirden oluştuğunu yazar. Buradan anlıyoruz ki bencillik yoktur Cemal Süreya'nın içinde, doğru neyse onu söyler. Daha önceki sayfalarda Adalet Ağaoğlu'nun takma isimleri karıştırması üzerine Cemal Süreya'ya kendisini eleştirmekle suçlar. Ancak Cemal Süreya'nın o yazıdan haberi dahi yoktur günlüğünde yazmamış kırıldığını ancak "sağlık olsun." Derken içinde oluşan kırgınlığı hissettirdi derinlerde.

399. Günde Enver Ercan ile yaptığı röportajı paylaşması hoşuma gitti. Onunla ilgili kafamızda oluşan bazı soruları hiç etmek için koymuş sanki. Bu röportaj ile bir kez daha sevdim Cemal Süreya'yı.

Kitapta Cemal Süreya'nın hayatından bulduğumuz kesitlerin yanında bizi geçmişe götürmesi, üzerimizde uyandırdığı bu etkinin kolay bir şekilde geçeceğini düşünmüyorum.

Editör: Senanur KARAKUZULU

Günler Yorumları

özet gibi değil de kitap hakkında hissettikleri gibi sanki :/

04-03-2020 13:35