Yedinci Gün

Yedinci Gün
Kitabın Yazarı:Orhan Hançerlioğlu Kitap Türü:Yerli Romanlar Yayınevi:Remzi Kitabevi Yayınlandığı Yıl:2012 Sayfa Sayısı:112 ISBN:9789751415240 Kitap Puanı:7.5 / 10 | Yorum: 4

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:8,40 TL KitapYurdu:8,55 TL Pandora:9,60 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.5
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Yedinci Gün - Orhan Hançerlioğlu

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Yedinci Gün Özet

Ömer, kırk üç yaşında kendisini genç ve güçlü hisseden bir adamdır. Bir bankada genel müdür olarak çalışmaktadır. Rezzan adında ilgisiz bir eşi, Işık adında oğlu, Sevgi adında kızı vardır. Kızının sevgililerini bildiği halde Ömer, bu duruma susmaktadır. Annesi de çocuklarına ilgi göstermediği için bu durumlardan bihaberdir. Rezzan, sabahları kahvaltıya inmez. Kahvaltıyı hep Fatma adında hizmetli bir kadın hazırlar. Ömer, o gün her şeyden habersizce işine gidecek ve işyerinde talihsiz bir olay yaşayacaktır. İş yerine geldiğinde müsteşar onu çağırıp evraklarla ilgili sorular sorar. Ömer, bir an cinnetle kendisine yapılan hakareti kabul edemez ve müsteşara yumruk atar. Yumruk atmasından sonra paniğe kapılır ve ani bir karar verir. Bu kararla bulunduğu Ankara’dan İstanbul’a tek gidiş bir bilet alır. Aslında bu olayla birlikte Ömer’in yıllarca biriktirdiği yorgunluğun yerini cesaret almıştır. Ömer, ailesini bırakarak, işten kovulma stresiyle de uçağa atlayıp İstanbul’a gidecektir. Uçakta düşünme fırsatı bulur. Kaba bir şekilde bakıldığında eşi ve iki çocuğu vardır. Ama sürekli aynı saatle aynı şeyi yapmak onu yormuştur. Üstüne işyerindeki stres de onu İstanbul’a iter. Buraya gelmesinin diğer bir amacı da kendi yaşamına son vermek istemesidir. Sirkeci Otel’ine gelir. Otelde oda tutmak istediğinde ondan adını ve soyadını isterler. Kendi ismini vermeyip farklı bir isim verir. Bundan sonra orada Hasan Tükenmez adıyla anılacaktır. Otel odasına geldiğinde kendini öldürmeyi erteler ve uyur. Sabahına ise hesabındaki parayı gönlünce harcamak ister. Ama daha sonra bunu yine anlamsız bulur. Bir kahvehaneye gider ve eline bir gazete alır. Kendisinin kayıp ilanını görür. Yanına teklifsizce gelip oturan adam ise gündemi sorar. Ömer, gündemde kaçırılan bir genel müdür olduğunu söyler. Yanındaki adam gazeteyi Ömer’in elinden çekip haberi okur. Bu adam, kaybolan adamın zengin bir adama benzediğini söyler. Yanı başındaki Ömer ise başkalarının hakkında düşündüklerine şaşırır. Oysaki ucu ucuna geçiniyordur. Kahvehaneden sonra bir bankaya gider ve para çekmek için memurla konuşur. Banka memuru ise Ankara şubesinden para çekileceği için biraz beklemesini söyler. Ömer, tanınma ve aranma korkusundan dolayı paradan da vazgeçer ve kapıdan çıkmak üzereyken onu banka memuru kadın görür. Az dikkatli baktığında bu kadın memurun onun üniversite yıllarını süsleyen aşkı olduğunu anlar. O gün pek konuşmasalar da Ömer’in içine bir umut pırıltısı serpilir. Gönül ile yeniden buluşma hayali onu sarıp sarmalar. Gönül, Ömer’e kırgındır. O yüzden ona kısa cevaplar verir. Ömer, askere gittiğinde Gönül ile sözleşmişlerdir. Fakat Ömer sözünü tutamayıp Rezzan ile evlenmiştir. Daha sonra Ömer otele gelir. Bu durum içinde bir şeyleri değiştirmiştir. Diğer gün onu telefondan arar ama Gönül onunla konuşmayı reddeder. Ömer, tam her şeyden vazgeçip, kendisini öldüreceği vakit Kiraz teyze adında yaşlı bir kadın gelir. Silahı elinden alır. Ölümden başka her şeyin çaresinin olduğunu söyler. Ömer, onun ağzından çıkan her şeyi sabırla dinlemektedir. Birkaç gün önce ona birisi böyle öğütler verse dinlemeyecek hatta kızacaktır. Kiraz teyze Gönül’e bir mektup götürmesini rica eder. Kiraz teyze mektubu götürür. Gönül’ün mektubuyla gelir. Mektupta Gönül buluşmayı kabul etmiştir. Ömer, bu duruma hayli sevinir. Yarın Gönül ile saat bir de buluşacaktır. Bu hayal ile uyuyup uyanır. Sabahına Kiraz teyze hazırlıklara başlar. Gönül, saat biraz geçmişken gelir. İki eski sevgili konuşup dertleşirler. Gönül ona isterse bir ev bulabileceğini söyler ve evine davet eder. Ömer, Gönül’ün annesiyle yaşadığı evine gelir. Burada Gönül’ün odasındaki göndermiş olduğu mektupları okur. O gece Gönül’ün evinde kalır. Ömer için yeni bir hayatın kapıları aranır.

Değerlendirme

Yedinci Gün, ortaöğretim okullarında okutulacak 100 Temel Eser arasında gösterilmiştir. Romanda Ömer isimli bir memurun sosyal-psikolojik yaşantısını anlatmaktadır. Yedi bölümden oluşan roman bitmeyen umut pırıltısını üzerimize serpmektedir. Orhan Hançerlioğlu’ndan mutlaka okunması gereken bir yapıttır. Kitapla kalın…

Editör: Begüm Attar

Yedinci Gün Konusu

Kitap Tevrat’ın Allah’ın dünyayı yarattığı yedi güne gönderme yaparak 7 bölümde yazılmış. Yedinci Gün, romandan çok, uzun hikaye tadında olan kitap, Ömer’in iç dünyasındaki değişimleri içeren 7 günü anlatıyor.

Ömer, devlet dairesinde çalışan bir genel müdürdür. Yaşadıkları onu intihar etme seviyesine kadar getirmiştir.

Bir gün kalkıp kahvaltısını yapmış, hazırlanmış ve işe gitmiştir. Her şey aynı giderken bakanlıktaki Müsteşar’ın ona bağırmasına dayanamamış ve yumruğu yüzüne indirmişti. Odasından silahını ve cüzdanını alıp kendini İstanbul’a atmıştı. İstanbul’a gelmekte tek bir amacı vardı: İntihar etmek.

Sirkeci’deki bir motele yerleşir. Adını vermez onun yerine aklına ilk gelen ismi, çalıştığı bakanlıktaki hizmetlinin adını, Hasan Tükenmez’i verir. Odaya çıkar ve kendini yatağa atar. Ölüm onu birçok şeyden kurtaracaktır; Karısını düşünmemek, çocuklarıyla uğraşmamak, her gün işe kalkmamak… İstanbul’a ölmek için gelmişti. Ölecekti. Ölüm ya bir son ya bir aralık ya da bir başlangıçtı. Üç türlüsünü de umursamıyordu.

İstanbulluydu. Burada doğmuştu. Orta halli bir ailenin üç çocuğundan biriydi. Onu seven ve onunda sevdiği bir sevgilisi vardı. Gönül. Askere gidene kadar gizli kaçamaklar yaşıyorlardı. Onu seviyordu. Gençlik aşkıydı. Askerden dönene kadar Gönül onu bekleyecekti. Ama Ömer beklememişti. Düşünmemişti bile. Gençlik hayallerine dalıp bir albayın kızıyla evlenmişti ve Gönül’ü düşünmemişti bile.

Motelin garsonu Necmettin sıcak kanlı, güler yüzlü bir insandı. İlk günden itibaren Necmettin, Ömer’e sıcak davranıp ona yardım etmişti.

Yaşamak neydi? Yaşamayı sevmiyordu. Ona yaşamak için neden veren hiçbir şey yoktu. Necmettin ona yemek ve su getirene kadar düşüncelere dalan Ömer karısını merak etti. Kayıp olduğunu fark etmiş miydi? Kimsenin onun İstanbul’a kendini öldürmek için geldiğini düşünmeyeceğini biliyordu.

Üçüncü gün gara gidip kahvelerden birine girip oturdu. Gazetede kendi resmini gördü. Kayıp bildirisi yapılmıştı. Beraber oturduğu adam onu tanımamıştı. Ömer tümüyle pisti ve sakalı uzamıştı. Tanınmaz haldeydi.

Bankaya gidip yedi yüz altmış lirasını çekmek istedi. Kimliği yoktu ve eğer para çekerse nerede olduğunu belirtmiş olacaktı. Para çekmek istediği zaman bunu düşünmemişti. Tam vazgeçtiği anda karşısındakinin Gönül olduğunu görünce duraksadı. Gönül de onu tanımıştı. Parayı verdi ve Ömer’de oradan kaçarcasına uzaklaştı. İstanbul’a bu yüzden gelmiş olabilir miydi?

Onu tekrar görmek istiyordu. Necmettin’e görev verdi. Bir oda ayarlattı, gömlek aldırdı. Bir telefon kulübesinden Gönül’ü aradı. Onu görmek istediğini söyledi fakat Gönül onu göremeyeceğini söyledi. Ona tam onu görmeden ölmek istemediğini söylerken Gönül telefonu kapattı. Onu gördüğünü ondan itibaren oluşan umut ve mutluluk gitmiş yerini mutsuzluk ve çaresizlik almıştı. Kiraz Hanım’ın evine giderken yine mutsuzdu ve intihar etmek istiyordu.

Kiraz bunu anlamışçasına onunla konuştu ve onu ikna etti. Orada kaldığı süre boyunca intihar etmeyecekti. Kalem kağıt aldı ve Kiraz’la birlikte Gönül’e mektup götürdü. Bir gün sonra Gönül’ün mektubu ile uyandı. Saat 1’de onunla görüşeceğini yazılıydı.

Yine mutluydu. Tıraş oldu, temizlendi, temiz kıyafetlerini giyip Gönül’ü bekledi. Tam onun gelmeyeceğine inanırken Gönül kapıda belirdi. Sabahtan beri soğuk olan oda Ömer için sıcacık oldu. Onu görmek ona umut veriyordu. Yaşamak için neden. Dizinde ağladı. Konuştular ve Gönül ona oda bulmayı teklif edince kabul etti.

Bir gün sonra onların eve gitti. Evi gezerken Gönül’ün çekmecesindeki mektupları buldu. Onun Gönül’e yazdığı gençlik hayallerini, aşkını anlatan mektupları okudu. Askerden sonra bunları hiç düşünmemiş ve hatırlamamıştı. Gönül’le evlenseydi her şey farklı olabilirdi. Ölmek için mi gelmişti yoksa Gönül’le birlikte olmak için mi gelmişti şimdi her şey birbirine karışıyordu.

Gönül hiç evlenmemişti. Annesi ile birlikte Fatih’te kalıyordu. Ömer’e de bir ev ayarlamıştı. Ömer kolaylıkla geri dönebilirdi ama dönmeme kararı aldı. Cebindeki para bitmeye başlamıştı. Bir ev kiralamakta para istiyordu. Her işi yapabileceğini düşünüyordu. Bir yapıya girdi bir gün çalıştı. O gece Gönüllerde kaldı.

Bir gün sonra kendine bir dükkan açtı, daktilo ve kağıt aldı. Necmettin ile etrafı temizledi. Artık bir dükkanı vardı. Gönül ile akşamleyin, gençliğinde olduğu gibi, sinemaya gidecekti. Hayatı bir şekilde yoluna giriyordu. Yeni bir hayatı vardı. Hasan Tükenmez olarak yeni bir hayatı vardı.

Yedinci Gün kitabı gece yatmadan önce okunup hemen bitirilecek kısa bir kitap. Ömer’in intihar etmeyeceğini tahmin ediyorsunuz ama ne olacağını merak ediyorsunuz bu yüzden hemen okuyup bitirmek istiyorsunuz. Kitap MEB tarafından da 100 temel eser içerisine alınmış. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tevrat’tan alıntılar ile kitabı anlatması hoşuma gitti. Ömer’in yaşadığı olaylar ile düşüncelerindeki kararsızlık içinde gidip gelmesi kitabı ilginç kılıyor. Kitapta büyük kentte yaşayan büyük insanların yaşadığı sorunlar anlatılmış.

Yedinci Gün Yorumları

ucuz bir kitap olmasa gidip iade etmek isterdim

17-11-2017 17:36

zamanımı boşuna ahrcamış gibi hissediyorum

20-01-2019 19:22

7. gün kitabının devamı var mı yoksa tek kitap mı merak ettim

05-02-2020 21:14

kitap severek okuduğum bir kitaptı. hiç düşünmeden alın.

10-07-2020 16:08