Totem ve Tabu

Totem ve Tabu
Kitabın Yazarı:Sigmund Freud Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları Yayınlandığı Yıl:1939 Sayfa Sayısı:224 ISBN:9786254051913 Kitap Puanı:7.5 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:9,60 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.5
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Totem ve Tabu - Sigmund Freud

Kitap Türü:Yabancı Romanlar, Psikoloji Orjinal Adı:Totem und TabuÇeviren:Zehra Aksu Yılmazer

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Totem ve Tabu Özet

Freud, ilkel toplumların sahip olduğu inanışların kaynağını psikanaliz yardımıyla desteklemeye çalışan ve nevrotiklerin kendilerine koydukları obsesif yasaklar ile günümüz dinlerinin temeli olduğunu iddia ettiği totem ve tabu kavramlarını eserinde detaylı olarak ele almaktadır.

Tabu kelimesi birbirinden zıt iki yöne ayrılmaktadır. Bir yandan kutsanmış; diğer yandan da tekinsiz, tehlike, yasak, kirli manasına gelir. Yani genel olarak tabu “uzak durma” “kutsala hürmet anlamına da gelebilmektedir. Muhtemelen ilk başlarda tabular çiğnendiğinde içsel bir mekanizmanın devreye girmesi beklenmekteydi. Tanrı ve demon fikri ortaya çıkınca otomatik bir mekanizma ile cezalandırma işi Tanrı’dan beklendi. Toplumsallaşmanın da etkisiyle Tanrı’nın görevini toplumlar üstlendi.

Tabuları gerçekleştirmek ve kutsal olanı korumak için çeşitli önlemler alınmıştır hatta bu önlemler çoğu zaman oldukça ilkel de olabilmektedir. Tabular çiğnendiğinde ise birtakım ritüeller ile tabunun lanetinden kurtulunmaya çalışılır. Freud’a göre tabulara karşı bu sert tutumun temelinde insanın tabu nesnesinden, durumundan ya da ediminden duyduğu tiksinti değil bu yasağa duyulan istek vardır. Bu sebeple kurallar net ve yaptırımları katıdır. Kitaptan şöyle bir kesit işimizi görecektir. “Bu edimler tövbe, bağışlanmayı dileme, kendini haklı çıkarma, temizlenme türünden edimlerdir. Bu zorlayıcı edimlerin en yaygın olanı suyla yıkanmadır (yıkama obsessionu). Tabu yasaklarının bir bölümü de bu biçimde kaldırılabilir, yani bu tabuların çiğnenmesi böyle bir törenle onarılabilir ve bu işte suyla gusül (boy abdesti) en çok yeğlenen yöntemdir. Öyleyse bu insanlar tabu yasaklarına karşı çift değerli (ambivalent) bir tavır almaktadır: Bilinçdışılarında bu kuralları dinlememekten başka bir şey istememekte ama aynı zamanda bunu yapmaktan da korkmaktadırlar. Korkmaktadırlar; çünkü onu dinlememek istedikleri halde, korku hazdan daha güçlü gelmektedir. Fakat tıpkı nevrozda olduğu gibi bu istek, bireylere kurallara aykırı olarak kalmaktadır. Öyleyse tabunun temeli, bilinç dışında güçlü bir eğilimin istediği yasak bir edimdir.”

Totem ise toplumları koruyan şeyleri ifade eder ve kuşaktan kuşağa aktarılır. En başlarda hayvanların isimleri kimi insanlara verilmekteydi. Bu durum kuşaktan kuşağa aktarıldı. İlkel dillerin muğlaklığı nedeniyle sonraki kuşaklar bu isimleri sanki o hayvandan geldiklerinin bir kanıtı olarak algılamıştır. Dolayısıyla totemcilik yanlış anlamaya dayanan bir atalara tapma biçimidir.

“Totemizmin Avustralya, Amerika ve Afrika’nın bazı ilkel insanları arasında dinin yerini alan ve toplumsal örgütlenmenin temelini oluşturan bir sistem olduğunu öğrenmiştik. Totemle birey arasındaki bu bağlılığın iki yana da karşılıklı yararı vardır; totem insanı korur, insan da eğer bu totem hayvansa öldürmeme, bitkiyse kesmeme ya da toplamama yoluyla çeşitli biçimlerde ona saygı gösterir. “

Totem, baba ikamesinin ilk biçimi, tanrı ise babanın insan suretine yeniden kavuştuğu sonraki biçimidir. Bu dini oluşumların kökeninde yatan baba özleminden böyle bir icadın çıkarılması çağlar içinde baba ile -belki hayvanla da- ilişkide önemli değişimler yaşandıktan sonra mümkün olabilmiştir.

Freud eserinde çok ünlü Oidipus kompleksinin yer değiştirme savunma mekanizması ile nasıl totemcilikten kaynağını alacağını da ele almaktadır. Freud şöyle bir iddiada bulunmaktadır: Büyük hayvanlara yönelik fobi vakalarının büyük çoğunluğunda çocuk erkekse, korku esasen babaya yönelikti ve hayvana kaydırılmış, yer değiştirmişti. Karanlık sezgiler halinde filizlenen cinsel arzularını yönelttiği annesinin sevecenliğine babasını rakip görüyordu. Bu durum iki şekilde de görülebilmektedir. Birincisi, totem hayvanı ile tam bir özdeşleşme ikincisi ise totem hayvanına karşı ambivalan bir duygusal tutumdur. Bu ambivalan duygusal tutum hem babalar hem de baba ikamesi olan totem hayvanı için de geçerlidir.

Totemin kaynağı yukarıda da belirttiğim gibi az çok tahmin edilmektedir, Freud’a göre. Tabunun kaynağı ise bilinemez çünkü tabular bilinçdışı ile alakalıdır ve bu süreçleri tasvir etmek neredeyse imkansızdır. Kitap bana göre biraz karmaşık olmakla birlikte ilgisi olan ve alandan olan herkese de hitap etme gücüne sahiptir. Kimi zaman üzerinde düşünmem ve hatta tekrar okumam gereken cümleler olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.

Freud, psikoloji biliminin atasıdır. Attığı temeller günümüzde üzerine bastığımız zeminin en önemli yapıtaşlarını oluşturmaktadır. Psikanalitik Kuramın temelleri ve Freud’un sosyal normlar, din, nevrozlara ve obsesyonlara atfettiği güçlerin kaynağını derinlemesine ele aldığı ve bolca örneklerle desteklediği muhteşem bir eser.

Editör: Ceren Kozalıoğlu

Totem ve Tabu Yorumları