Kapak Kızı

Kapak Kızı
Kitabın Yazarı:Ayfer Tunç Kitap Türü:Öykü/Hikaye Yayınevi:Can Yayınları Yayınlandığı Yıl:2005 Sayfa Sayısı:264 ISBN:9789750747045 Kitap Puanı:9.2 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:20,30 TL D&R:23,40 TL e-kitap,pdf,epub: *

9.2
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Kapak Kızı - Ayfer Tunç

Kitap Türü:Öykü/Hikaye

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Kapak Kızı Özet

Roman tren yolculuğu ile başlar. Bu yolculuk esnasında üç kişinin hayatına iç konuşma, geriye dönüş teknikleri ile eşlik ediyoruz. Trende garson olan Bünyamin’in iç konuşması ile onun hayatına tanıklık ediyoruz. Eşi Cennet konfeksiyon işçisi iken tanışırlar ve evlenirler. Evlendikten sonra Cennet’in çalışmasını istemez evinin hanımı olmasını ister. Cennet işi bırakır. Evliliklerinin ilk zamanları her şey güzeldir. Bünyamin tren yolculuğuna çıktığı zaman belli bir süre eve gelemez. Bu zamanlarda içi bir şüphe ile dolar. Cennet’in Anahit adında samimi olduğu bir arkadaşı vardır bu arkadaşının erkek kardeşi olduğu için Bünyamin kendi evde yokken acaba karısı ile bir işler çeviriyor mu diye düşünür içine kurt düşer. Yolculuk boyunca hep bunu düşünür içi içini yer. Aslında bu şüpheye neden olan şey Bünyamin’in çocuğu olmayacağını birçok doktora gittikten sonra öğrenmesi sonucu eşi Cennet hamile olduğunu söyler bundan dolayı acaba bu çocuk Anahit ’in erkek kardeşi Garo’nun mu diye düşünür. Bu düşünceden yola çıkarak kendi kafasında senaryolar üretip durur. Ama bu sırada iş arkadaşı Erol ona evleneli baya oldu çocuk yapmayı düşünmüyor musunuz diye sorunca kendini kötü hisseder çocukları olmuyor diye düşünmesine izin vermemek için ona eşinin hamile olduğunu söyler. Bu olaydan sonra Bünyamin’in kafasında yine kurguları devam eder durur. Bir de bu trende Ersin adında bir bankacı vardır. Yolculuk boyunca onunda geçmişine ayna tutulmuştur. Ersin iyi bir ortamda büyümüş, ailesi tarafından her türlü imkânlar verilerek okutulmuş sonucunda da iyi bir meslek edinmiştir. Ama mesleğinin ilk yıllarından sonra içine bir daralma gelir bu mesleğin zor taraflarını görmeye başlar. Ayrılmaya kadar düşünür. Bir gün arkadaşı Hakan ile konuşur onun mesleği bırakmasının çılgınlık olacağını söylemesi üzerine bu konu üzerinde tekrar düşünmeye başlar. Hakan’ın evinde gezinirken bir dergi kapağı dikkatini çeker. Kapağın üzerinde çıplak bir kız resmi görür, bu kız amcasının kızı Şebnem’dir. Bunu görmesi ile geçmişe dair düşünceleri anlatılmaya başlar. Şebnem ve annesi Ersin’in ailesi tarafından fazla sevilmeyen kimselerdir. Buna rağmen Ersin onunla samimi olur aralarında bir ilişki başlar gibi olur ama ailesinden çekindiği için onu habersiz bir şekilde tek eder. Bu durumu hatırlayınca kendini kötü hisseder. Şebneme haksızlık ettiğini düşünür. Onu bu hale insanların dışlaması getirdi diye içinden kızgınlıkla düşünmeye başlar. Ama bu konu üzerine Şebnemi hala unutamadığını ilk gün ki gibi onun hayatını etkilediğinin farkına varır. Tabi bu fotoğraf üzerine ona karşı bakış açısı değişir. Onunla asla olamayacaklarını düşünür. Ersin kendini bu konu üzerinden yola çıkarak hayatta her hareketini korkaklıkla suçlar. Şebnem kadar cesur olamadığını fark eder. Bu mesele onu derinden sarsar. Ersin'in iç dünyasına yolculuk ettikten sonra trende bir de Selda adında mesleği radyo seslendiricisi olan bir kız vardır. Bu kızın da geçmişe dönüşü arkadaşının masasında gördüğü derginin kapağındaki çıplak kız resmi dikkatini çekmesi ile başlar. Bu kişinin akrabası Şebnem olduğunu anlayınca şok geçirir. Hayatı boyunca Şebnem gibi cesur bir kız olamadığını içinden geçirir. Onunla ilk tanıştıkları an aklına gelir, bu fotoğraftaki gibi çılgın cesur bir kişiliğe sahip olduğunu konuşmalarından anladığını anımsar. Tam bu düşünceler etrafında tren yolculuğunu devam ettirirken Ersin izin alarak onunla aynı bölümde oturur. Sohbet etmeye başlarlar ve aralarında ki sohbet hayata dair pişmanlıklar, korkular, cesaret gibi konular üzerinden konuşurlarken ortak noktanın Şebnem olduğu ortaya çıkınca konuşmaları daha bir alev alır. İkisi de bu konu üzerinden yüzleşirler. Daha sonra bu konuşma biter, tren yolculuğu da biter yolları ayrılır.

DEĞERLENDİRME

Ayfer Tunç 1964’te Adapazarı’nda doğmuştur. Edebiyat üzerine ilk yazılarını 1983 yılından itibaren edebi dergilerde yazmaya başlar. Birçok romanı vardır. Bu eserinin türü de roman. Yazarın kalemini çok beğendim. Akıcı bir anlatımı var. Postmodern romanın birçok tekniğini içinde barındırıyor: İç çözümleme, iç konuşma, geriye dönüş… Kitabın içeriğinde bireylerin iç çatışmaları, varoluşa dair anlam arayışları anlatılmış. Yazarın kalemi ile tanışmayanlara mutlaka tavsiye ediyorum.

Editör: Fatma Özdemir

Kapak Kızı Yorumları

ellerinize sağlık güzel bir özet olmuş fatma hanım ❤️

14-07-2021 13:45