Bir Dünyanın Eşiğinde

Bir Dünyanın Eşiğinde
Kitabın Yazarı:Cemil Meriç Kitap Türü:Tarihi Yayınevi:İletişim Yayıncılık Yayınlandığı Yıl:1964 Sayfa Sayısı:431 ISBN:9789754703672 Kitap Puanı:8.6 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Amazon:39,51 TL D&R:39,55 TL KitapYurdu:39,63 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.6
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Bir Dünyanın Eşiğinde - Cemil Meriç

Kitap Türü:Tarihi Orjinal Adı:Hint Edebiyatı

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Bir Dünyanın Eşiğinde Özet

Cemil Meriç’in oğlu tarafından hazırlanan bu eser, Hint Edebiyatı adıyla 1964 yılında yayımlanan ilk baskıdan farklı olarak, okuyucu tarafından daha rahat anlaşılabilmesi için hem başlıklar ile içeriğin uyumu hem de eksik kaldığı düşünülen bölümlere ekleme yapılmasıyla değişikliklere uğramış ve yirminci yüzyılın ortalarına kadar genişletilmiş bir edisyon. İki kitap halinde biçimlendirilen güncel baskı, ikinci kitap olarak adlandırılan kısmın da kendi içinde üç bölüme ayrılmasıyla detaylandırılıyor.

Yazarın Hint-Batı karşılaşmasını anlattığı birinci kitapta yer alan fikirlerine göre; Batı dünyası Hint kültürünü ilk kez M.Ö. 5.yy’da Ktesias’tan dinler. İskender’in seferleri sırasında tanışılan bilgelerin hikmetiyle elçiler gönderilir. Bu elçiler tarafından Orta Çağ’a kadar masallarla, masal gibi anlatılan Hint dünyası, Hristiyanlığın kurumsallaşmasıyla cazibesini kaybeder; ancak Ümit Burnu’nun keşfiyle Asya Batı’ya tekrar tanıtılır. 18.yy’a gelindiğinde ise Zentçe ve Sanskritçe’nin çözülmesiyle, batıya özgü olduğu düşünülen hümanizm düşüncesinin evrensel olduğu görülür. Yazar, klasisizmin temellerini sarsarak romantizm için esin kaynağı olan Hint kültürünün Avrupa’da tanınmasına sebep olan araştırmacıları ve aldığı ilhamdan beslenen edebiyat çevresini de tarihin bu akışında takdim eder.

Batı’nın Hint kültürünü keşfinden sonra inançları, düşüncesi ve edebiyatı ikinci kitapta şekillenir. Milattan öncesi dini edebiyat, sonrası savaşlar ve ortaya çıkan kahramanların etkisiyle destanlar dönemi olarak vasıflandırılır. Ardından rakip dinlerin inançlarını yaymak için anlattığı yeni masallar, zengin bir hikâye edebiyatı doğurur. Sömürgecilerle gelen Tevrat ve İncil tercümesi ile modern Hint nesri doğar. 1835’ten sonra Britanya’nın politikalarıyla zorunlu hale gelen İngilizce eğitim ile edebiyat farklı bir yere evrilir, anlatılar Batı etkisinde daha gerçekçi ve siyasi bir hale gelir. Bağımsızlık akabinde ise milliyetçi denebilecek duygular Hint yazınında baş gösterir.

İkinci kitabın birinci bölümünde; Hint dilinin en eski hali olan Sanskrit edebiyatı ve orta Hint dilleri hakkında bilgi verilir. Kutsal kitapları (Vedalar, Brahmanalar, Upanişadlar, Sutralar, Puranalar ve Tantralar) da içeren kadim geçmişin yarattığı bir dini edebiyattır anlatılan. Bu metinler gündelik hayata ve törenlere dair emareler taşır. Hint tiyatrosunun kaynağı da, nesrin ilk örnekleri de, aforizma denilebilecek gnomik izlekler de bu metinlerde yer alır. Büyük destanlar (Mahabbarata ve Ramayana) da bu dönemin eseridir. Ayrıca bilgiye ve hünere dayanan din dışı kitapların yer aldığı, Kalidasa’nın dönüm noktası olarak kabul edildiği klasik edebiyat bu bölümün konusudur. İkinci bölümde dünyanın hiçbir dil ailesinde konumlandırılmayan Dravit edebiyatını da içeren, sayısız dilin konuşulduğu Hint diyarındaki diğer dillerin yazınına değinilir. Dini edebiyatın dili olarak görebileceğimiz Sanskritçe seçkin kesimin hayatında yaşarken, bu bölümde bahsedilen diller daha çok avamla ilgilidir. Üçüncü bölüm ise kitap boyunca anlatılan edebiyat alanlarındaki eserlerden seçmelerle devam eder.

Başlangıçta İran edebiyatı üzerine çalışmayı planlayan yazar; düşünce ve inanç özgürlüğünü, hakikatin türlü biçimlerini ve hoşgörüyü anlattığını söylediği, insandan umudu kesmeyenlerin sığınağı olarak tanımladığı Hint edebiyatında, tüm eleştirilere ve az okunma ihtimaline rağmen karar kılıyor. Oldukça lirik ve yer yer epik denilebilecek, ifade zenginliğiyle dolu şairane üslubuyla “Doğu Rönesansı”nın kilit noktaları için çıktığı bu serüvende, her keşfini coşkuyla paylaşıyor. Nihayetinde ise yeni ufuklar açan, gözümüzü doğuya çevirmemizi salık veren, yalnızca Batı menşeli bir literatür kullanarak da olsa engin bir birikimi gözler önüne seren bu başvuru kitabını okumak dahi, büyük bir emek istiyor.

Editör: Ceren GÖL

Bir Dünyanın Eşiğinde Yorumları