Yürüyen Şato

Yürüyen Şato
Kitabın Yazarı:Diana Wynne Jones Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:İthaki Yayınları Yayınlandığı Yıl:1986 Sayfa Sayısı:293 ISBN:9786053750901 Kitap Puanı:8.6 / 10 | Yorum: 2

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:20,40 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.6
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Yürüyen Şato - Diana Wynne Jones

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Orjinal Adı:Howl’s Moving CastleÇeviren:Bülent O. Doğan

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Yürüyen Şato Özeti

Bütün olağanüstü varlıkların gerçekten var olabildiği Ingary ülkesinde Hatter soyadında bir aile yaşamaktadır. Hatter ailesi zengin muhit olarak bilinen Pazar Kasabası’ nda bir şapkacı dükkanına sahiptir. Bay Hatter eşinin genç yaşta vefatı üzerine, geriye kalan küçük kızlarına bakmak için elinden gelen herşeyi yapmıştır. Kızlardan Sophie iki, Lettie ise bir yaşında iken annesiz kalmışlardır. Onların bir anne sıcaklığına kavuşmasını isteyen babaları, dükkanlarında çalışan Fanny isimli genç bir kızla evlenmiştir. Bu evlilikten Martha adında bir kız daha dünyaya gelmiş ve Hatter ailesine katılmıştır.

Bay Hatter, kızların hepsine her zaman özel zaman ayırarak ilgilenmiş, Fanny’ de hiçbir kızı arasında ayrım yapmadan onları iyi bir şekilde büyütmüştür. Kızların hepsi iyi okullara giderek eğitim almıştır. Sophie içlerinde en çalışkanlarıdır. En büyük kız olmanın gerekliliklerini küçük yaştan itibaren üstlenerek kardeşlerinin bakımını bizzat yapıyordu. Çünkü Fanny ve babası dükkanları ile ilgilenmek zorundaydı. Sophie her zaman kavga eden Lettie ve Martha arasında bir otorite olarak rol oynuyordu. Onların kıskançlık kavgalarını ayırır ve bu arada yırtılan giysilerini her zaman dikmek büyük abla olarak ona kalırdı.

O dönem kasabada hiç istenmeyen olaylar baş göstermeye başladı. Çöl Cadısı isimli kötü bir büyücü tekrar ortaya çıkmış hatta kralı kızını öldürmek ile tehdit etmişti. Bunun üzerine kral, özel büyücüsü Suliman’ ı cadının peşinden göndermişti. Fakat cadıyı öldürmesi beklenen Suliman’ dan uzun zaman geçmesine rağmen haber alınamamıştı. Herkes Suliman’ ın öldüğü düşünmeye başlamıştı.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de kasabanın üst tarafında garip şekilli bir şato belirmişti. Başta herkes bunun Çöl Cadısına ait olduğunu düşünse de çok geçmeden Büyücü Howl adında birine ait olduğu öğrenildi. Sahibi kadar şatoda ilgi çekiciydi. Uzun kulelerinden her zaman siyah dumanlar tüten şato, yerinde sabit kalmıyordu. Sanki birer ayağa sahip gibi her daim hareket halinde istediği yöne gidebiliyordu. Şatonun sahibi Büyücü Howl kötü biri olarak çoktan nam salmıştı. Kötü kalpli, karanlık, korkunç büyücünün; topladığı genç kızların ruhlarını emerek eğlendiği kulaktan kulağa yayılıyordu. Tüm kasaba korku içinde evlerinden ayrılmıyordu.

Hatter kızlarının da dışarıya çıkışları yasaklanmıştı. Fakat çok geçmeden büyücü ve cadı olayı Hatter ailesi için geri planda kalmıştı çünkü Bay Hatter aniden ölmüştü. Ölümü ile ailenin maddi durumu da ortaya çıkmıştı. Kızların iyi eğitim alması için epey borçlanıldığını öğrenen Fanny bunun üstesinden gelemeyeceklerini kızlara anlatır. Hepsinin okulu bırakmak zorunda olduğunu, geçinebilmek için de her birini başka dükkanlarda çırak olarak vermek zorunda kaldığını anlatır.

En küçükleri Martha, annesinin arkadaşı olan cadı Fairfax’ ın Kıvrımlı Vadi’ deki evine gidecek ve yanında çıraklık yapacaktı. Ortanca kız Lettie ise Pazar Meydanı’ ndaki Cesari Pastanesin’ nde çıraklık yapacaktı. Büyük kız olarak Sophie’ nin görevi ise şapka dükkanında kalarak Fanny’ e işlerinde yardım etmek ve zamanı gelincede dükkanı devralmaktı. Kızların bu çıraklık işlerine gönülleri olmasa da, ertesi sabah hepsi yeni işlerine başlamak için evden ayrılır.

Aradan bir süre geçtikten sonra Sophie kardeşlerini görmek için dükkandan ayrılır. İşler bu hale geldiğinden beri Fanny sürekli dükkan dışında vakit geçirmektedir. Tüm iş yükü Sophie’ nin üzerindedir. Artık şapka yapmaktan sıkılıp onları süsleme işine verir kendisini. Yaptığı her bir şapka ile konuşur, onları kimlerin giyeceğini hayal eder, şapkaların nasıl insanlara gideceğini tek tek hesaplar. İşte tüm bunları anlatmak için Lettie’ nin yanına pastaneye gider. Kardeşinin işinden fırsat bulup kendisiyle konuştuğunda ise onun, Lettie değil en küçükleri Martha olduğunu öğrenir. Bir çeşit değişim büyüsü ile iki kız yer değiştirmiştir.

Sophie eve geri dönerken, kendisi dışında herkesin istediği hayatı yaşadığını düşünür ve buna öfkelenir. Artık Fanny’ nin kendisini sömürmesine izin vermeyecek ve hayatını yaşamak için dükkandan da, evden de ayrılacaktır. Yaptığı şapkaların çok satması da umurunda değildir. Dükkana geldiğinde kendinden başka kimsenin olmadığını görür ve tam zamanı olduğuna karar verir. Tam ayrılacakken kapıdan içeriye bir kadın ve yanında yardımcısı girer. Kısa bir konuşmanın ardından kadının zalim Çöl Cadısı olduğunu öğrenir. Belki de dünyanın en berbat büyüsü ile lanetlenir. Kadın kapıdan çıktıktan sonra ne olduğunu anlamaya başlayan Sophie neredeyse aklının kaçırır. Çünkü Sophie artık buruşuklar içinde, yaşlı bir kadına dönüşmüştür.

Olanlara bir anlam veremeden, şansına lanetler ederek dükkandan da, kasabadan da uzaklaşır. Yorgun bacakları ile çıktığı tepelerden birinde herkesin korktuğu yürüyen şatoyu görür. Artık yaşlı bir kadın olduğuna göre korkması için bir nedeni kalmamıştır. Belki de Büyücü Howl kendisine yardımcı olabilir, büyüyü bozabilirdi. Yolda bulup arkadaş olduğu bastonu ile kapıyı hızla çalar ve kendisini zorla içeriye atar.

Pis bir odaya girince şöminenin içinde kendisine meraklı gözlerle bakan Calcifer adındaki ateş cini ile tanışır. Onun ardından Howl’ un yardımcısı Michael ile tanışır. Her ikisi de ona hemen gitmesini yoksa Howl’ un onu kötü bir şekilde cezalandıracağını söyler. Sophie kapıdan çıkmak bir yana şatoya adeta yerleşir. Hatta ateş cini Calcifer’ in Howl ile yaptığı anlaşmayı bozmasına yardım etmeye bile söz verir.

İşte esas olaylar bu şekilde başlar. Howl söylene söylene, yaşlı kadın Sophie’ ye temizlik işlerini yapması için izin verir. Sophie şatoda kaldıkça Howl, cadı, büyü, hayat, aşk ve ateş cini hakkında pek çok şey öğrenir.

Yürüyen Şato için, okuduğum en iyi kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. Mizah, duygular ve fantastik bir dünyanın güzel bir şekilde harmanlanışı. Sayfalar arasında kafanızın rahatladığını hissedebiliyorsunuz. Çok güzel detaylara sahip olması ve karakterlerin en iyi anlatımla can bulması yazarın ustalığını belli ediyor. Anlatımı o kadar akıcı ki, kısa sürede bitebilecek bir kitap. Herkese okumasını tavsiye ederim, hatta sonrasında anime olarak yayınlanan filmini de izleyebilirsiniz.

Yazan: Betül PALACI

Yürüyen Şato Yorumları

tam bir klask mutlaka okunması gereken eserlerden

30-04-2018 18:34

ben filmini izledim çok hoşuma gitti buna benzer başka kitapları var mı acaba

14-11-2018 17:06