Uyuyan Adam

Uyuyan Adam
Kitabın Yazarı:Georges Perec Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Metis Yayıncılık Yayınlandığı Yıl:1967 Sayfa Sayısı:112 ISBN:9789753422796 Kitap Puanı:5.9 / 10 | Yorum: 6

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al BKM:26,60 TL KitapYurdu:27,40 TL Idefix:27,40 TL D&R:27,75 TL e-kitap,pdf,epub: *

5.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte
Giriş Yap Üye Ol

Uyuyan Adam - Georges Perec

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Orjinal Adı:Un Homme Qui DortÇeviren:Sosi Dolanoğlu

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Uyuyan Adam Özet

Uyuyan Adam, Fransız yazar Georges Perec'in romanıdır. Eser ilk kez 1967 yılında yayımlanmış, Türkçe'ye ise ilk defa 1990 yılında uyarlanmıştır. Eser bir roman olarak nitelendirilse de, bana göre bir romanın özelliklerini taşımıyordu ve deneme türüne daha yakındı. Oldukça ağır ilerleyen, itiraf etmeliyim ki yer yer de sıkıcı bir kitaptı. Aslında betimlemeleri sıkıcı bulan bir insan olmamama rağmen Uyuyan Adam sırf betimlemelerden oluştuğu için açıkçası beni biraz yordu. Bu tür kitapları sevmeyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap olduğunu da düşünmüyorum.

Kitabı farklı kılan bir diğer özellik ise şimdiki zaman kipiyle yazılmış olması. Bu yüzden kitaba alışmak için biraz zaman ve çaba harcamam gerekti. Ama kitabın tüm bu özelliklerine rağmen, bir sürü altı çizilesi cümle de yer almakta. Georges Perec anlatım gücü çok yüksek bir yazar fakat ben alışkın olmadığım için biraz garipsedim belki de, yine de bence sevebileceğini düşünenler bu kitaba bir şans vermeli.

Söz etmeden geçemeyeceğim bir diğer konu ise, bu kitabın tertemiz bir zihinle okunması gerektiği. Zira ben okurken çevremdeki en ufak bir sesten rahatsız oldum. Ayrıca eğer odaklanamadıysanız kitabı bırakmalı, başka bir zaman tekrar adapte olmayı denemelisiniz.

Kitapta yalnızca bir karakter var, onun da ismi hiçbir yerde geçmiyor. Fakat ben anladığım kadarıyla kısaca özetleyeyim:

Kahramanımız, bir sabah aniden kendi kendine uyandığında, sınava yetişebilmek için akşamdan kurduğu çalar saatin vakit geçmiş olmasına rağmen çalmadığını fark eder. O an içinden hiçbir şey yapmak gelmez, hızlı hızlı giyinip, tıraş olup, dişlerini fırçalamak, sonra da koştura koştura sınava yetişmeye çalışmak istememektedir. Ki bunların hiçbirini yapmaz da. Yalnızca evindeki dar koltukta saatlerce yatıp, gözlerini kapattığında beliren ve sürekli iç içe geçip hareket eden halkaları izlemekle meşgul olur. İşte o sabah, kahramanımız için bir hiçliğin başlangıcı olur.

Arkadaşları sınava girerken sürekli onun boş olan yerini kontrol edip endişelenmiştir fakat o hiç gelmemiştir. Bundan sonra gelmeyecektir de, eğitimine devam etmekten vazgeçmiştir. Karar verdiği gibi, yaşamının bundan sonraki kısmında hiçbir şey yapmayacaktır. Arkadaşları onun için endişeleniyor, defalarca gelip kapıyı çalıyor, kapı açılmayınca da posta kutusuna onlarca not bırakıyorlardır. Kahramanımız ne kapıyı açar, ne de posta kutusunu bir kez olsun kontrol eder. Zaten zamanla tanıdıkları da onu aramaktan vazgeçmişlerdir. Kahramanımız ise gitgide büyüyen bir hiçliğin içinde yaşıyor, günler boyu yattığı yerden tavanı izliyordur. Tavanı izlemek, onun için bir resim sergisini gezmekten daha ilgi çekici hale gelmeye başlamıştır. Tavanı izlemek dışında yaptıkları bir gazetenin aynı sayısını defalarca ezberlercesine kelimesi kelimesine okumak, caddeler boyunca nereye gittiğini bilmeden dolaşmak ve odasındaki pembe leğende duran üç çift çorabı izlemekten ibarettir. Üstelik gittikçe artan bir hiçliğin içine çekiliyordur. Örneğin ilk zamanlarda dolaşırken tanıdıklarıyla karşılaşma olasılığı bulunan caddelerden geçmemeye özen gösteriyorken, artık nereye gittiğinin hiçbir önemi yoktur. Aslında onun hayatında hiçbir şeyin, tek bir ayrıntının bile önemi kalmamıştır. Ailesini ziyaret eder, küçük bir alanda yaşamayı dener, eskiden okuduğu polisiye romanları defalarca yeniden okur fakat sonunda tavanındaki en ince ayrıntılarını bildiği evine, kişisel hiçliğine geri döner. Aynı kitapları defalarca okur, gözlerini kapattığı anda beliren yuvarlakları saatlerce izler, aynı sokaklardan defalarca geçer. Artık onun için yaşamın anlamı hiçlikten ibarettir. Hatta yaşamın anlamı bile bir hiçtir.

Yazan: Miraç Elif Kanbay

Uyuyan Adam Soruları ve Cevapları

Uyuyan Adam kimin eseri?

Georges Perec

Uyuyan Adam türü nedir?

Yabancı Romanlar

Uyuyan Adam kaç sayfa?

112

Uyuyan Adam Yorumları

okuduğum en saçma romanlardan bir tanesi adam resmen saçmalamış

20-01-2016 02:44

kitap resmen okurken uyuttu o açıdan adını iyi seçmişler uyutan adam daha iyi olabilirdi

22-01-2016 00:03

kitabın konusu beni hiç sarmadı yarıda bıraktım

10-02-2016 21:56

çok güzel özetlenmiş. bu adam fransada en çok kullanılan sesli harf olan e harfini hiç kullanmadan 328 sayfalık roman yazacak kadar büyük bir yazar. o nedenle otobüste işe giderken okuduğum için ben anlamamışımdır diye düşünüyorum. yoksa sakin kafayla okunsa çok anlamlı ve derin bir deneme bencede

12-08-2016 02:27

perec uyuyan adam kitabı ile kalitesini göstermiş resmen çok fazla alıntı var genel olarak güzel kitap değil hayal kırıklığına uğradım

22-10-2019 16:14

siteniz çok güzel kitap alıntıları da paylaşsanız daha güzel olur sadece bir öneri

18-07-2022 22:58