Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı

Mark Manson Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Kişisel Gelişim
Yayınevi:Butik Yayınları
Yayınlandığı Yıl:2018 (01-09-2017)
Sayfa Sayısı:200
ISBN:6059397254
Kitap Puanı:
7.3 / 10 | Oy: 26 | Yorum: 1
Editör Puanı:10
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
D&R:15,00 TL
KitapYurdu:15,00 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

7.3
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel

Yorum Yaz

Kitap Türü:Kişisel Gelişim
Orjinal Adı:The Subtle Art of Not Giving a F*ck

Arka Kapak Bilgisi

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı Özeti

Mark Manson Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı


Amerikalı ünlü bir blog yazarı olan Mark Manson, Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı adlı kişisel gelişim kitabında insanların daha mutlu olabilmeleri için sürekli olarak pozitif düşünmenin çok büyük önem arz etmediğini, hayatta zorluklarla ve engellerle karşılaşılabileceğini fakat karşımıza çıkan bu sorunlarla nasıl başa çıkılabileceğini anlatıyor.

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı; Çabalama, Mutluluk Bir Sorundur, Özel Değilsiniz, Istırap Çekmenin Değeri, Seçim Sizindir, Her Konuda Yanılırsınız (Ben de Yanılırım), Başarısızlık İlerlemektir, Hayır Demenin Önemi, Ve Ölürsünüz başlıklarıyla toplamda dokuz ana başlıktan oluşmaktadır.

ÇABALAMA

Bu bölümde; daha iyi bir yaşama sahip olmanın anahtarının daha fazlasına sahip olmaya çabalamak olmadığını, aslında daha aza önem vermek olduğunu vurgulamaktadır. Kafaya takmamayı hiçbir şeye aldırmamak olarak değil de tam tersine, amaçlarına ulaşmaya çalışırken karşısına çıkan tersliklere aldırmamak olduğunu söyler.

Kafaya takmamak ne anlama gelir? Bu meseleyi aydınlığa kavuşturmak için ustalık gerektiren üç başlıktan bahsetmiştir.

Birincisi, ustalık: kafaya takmamak kayıtsız olmak anlamına gelmez, kayıtsız olamamanın sizi rahatsız etmemesi anlamına gelir. İkincisi, ustalık: zıtlıkları kafaya takmamak için o zıtlıklardan daha önemli bir şeyi kafaya takmanız gereklidir. Üçüncüsü, ustalık: farkında olsanız da olmasanız da her zaman neyi kafanıza takacağınızı seçiyorsunuz.

Mark Manson; hayatta hep bir şeylere ulaşmak için çabalama zorunluluğumuz olduğunu ve bu süreç içinde ıstırap çekeceğimizi fakat bu ıstırabı aşmanın tek yolu olarak da önce ona katlanmak gerektiğine vurgu yapmıştır.

Bu bölümün sonunu ''Bu kitap size nasıl daha çok kazanacağınızı, nasıl daha başarılı olacağınızı öğretmeyecek, tersine ipin ucunu bırakmayı öğretecek. Hayatınızın envanterini çıkarmayı ve en önemli maddeler dışındakilerin üzerini çizmeyi öğretecek. Gözlerinizi yumup kendinizi geriye doğru bırakmanızı, yine de iyi olacağınızı öğretecek. Daha az kafaya takmayı öğretecek. Çabalamamayı öğretecek.'' sözleri ile sonlandırmıştır.

MUTLULUK BİR SORUNDUR

Bu bölümde; sorunsuz bir hayata sahip olunamayacağından bahsetmiştir. Sorunsuz bir hayatı umut etmemek gerektiğini bunun yerine daha az sorunlu bir hayat dilemek gerektiğinin üzerinde durmuştur.

Tıpkı fiziksel acı da olduğu gibi psikolojik acı da bir şeyin dengesinin kaçtığını, bir sınırın aşıldığını gösterdiğini, fiziksel acı da psikolojik acı da, her zaman kötü ya da istenmeyen bir şey olmadığını ve bazı durumlarda duygusal ve psikolojik ıstırabın sağlıklı ve gerekli olduğunu söylemiştir.

Duygulara aşırı değer biçilmemesi gerektiğinden ve hayatta ki kendi mücadelemizi seçmenin öneminden de bahsetmiştir.

ÖZEL DEĞİLSİNİZ

Bu bölümde; kişisel sorun diye bir şey olmadığını, eğer bir sorun varsa bu sorunu tek bir kişinin değil de herkesin yaşayabileceğini anlatarak bu gibi durumlarda kurban olmadığınızın meşru olmadığını belirmiştir. Bu gibi durumlar sadece kişinin özel olmadığının bir göstergesidir.

Her birimizin olağanüstü olma konusunda görüşüne katılmadığını bildirir. Aksine bu olgunun kendi içinde çelişkili olduğunu savunur. Manson'a göre herkes olağanüstüyse, hiç kimse olağanüstü değildir.

Bir konuda gerçekten istisna olan özel insanların bunu istisna oldukları için yapmadıklarını, tam tersine kendilerini geliştirmeye kafalarını takmış oldukları için mükemmel olduklarını savunur.

ISTIRAP ÇEKMENİN DEĞERİ

Bu bölümde; ıstırap çekmenin kaçınılmaz olduğunu çünkü hayattaki sorunlarımızın kaçınılmaz olduğu görüşü üzerinde durmuştur. Istırap kaçınılmazsa insanın kendine nasıl bu ıstırabı durdurabilirim? sorusunun yerine, neden ıstırap çekiyorum, hangi amaç uğruna ıstırap çekiyorum? sorusu olması gerektiğini düşünmektedir.

Sorunlarımızın doğasını öz değerlerimizin belirlediğini ve buna bağlı olarak sorunlarımızın doğasının da yaşam kalitemizi belirlediğini savunmaktadır. Sorunların nasıl görüldüğü değiştirilmek isteniyorsa bunun için öncelikle değer yargılarının değiştirilmesi gerekir.

Ortak olan değer yargılarının insanlara çoğu zaman çözümü pek mümkün olmayan berbat sorunlar yarattığı üzerinde de durmuştur. Bu ortak değer yargılarından bazılarından bahsedecek olursak: haz, maddi başarılar, her zaman haklı olmak, sürekli pozitif olmak gelir.

Sürekli pozitif olmanın hayatın sorunları için geçerli bir çözüm olmadığını hatta bunun bir inkâr biçimi olduğunu söylemiştir. İnsanın kendini sürekli pozitif olmaya zorlaması yaşamdaki sorunlarını inkar ettiğinin göstergesidir.

SEÇİM SİZİNDİR

Bu bölümde; gerçekte hiç kafaya takmamak diye bir şeyin olmadığını, hatta bu olayın imkansız olduğunu söylemektedir. Hepimizin bir şeyleri kafaya taktığını, hiçbir şeyi kafaya takmamanın da bir şeyi kafaya takmak olduğunu söylemektedir. Gerçek sorunun; neyi kafaya taktığımızı seçtiğimiz, eylemlerimizi hangi değerlere temellendirdiğimizi, hayatımızı ölçmek için hangi ölçütleri seçtiğimizi ve bunların iyi seçimler mi olduğudur.

HER KONUDA YANILIRSINIZ (BEN DE YANILIRIM)

Bu bölümde; sürekli doğru ve haklı olmayı aramak yerine nasıl sürekli yanlış olduğumuzu aramanın doğruluğundan, neye inandığımız konusunda dikkatli olunması gerektiği, son derece emin olmanın tehlikeleri ve kendimizden biraz daha az nasıl emin olabiliriz soruları üzerinde durulmuştur.

BAŞARISIZLIK İLERLEMEKTİR

Bu bölümde; bir konu üzerinde ilerlemenin binlerce küçük başarısızlık üzerine inşa edildiğini ve başarının cüssesi o konuda ne kadar başarısız olunduğuna bağlı olduğu görüşü üzerinde durulmuştur. Başarı ölçütünün önemi anlatılmıştır. Başarı ölçütü sadece bir şey yapmak olduğunda, başarısızlığın bile sizi ileri ittiği söylenmektedir.

HAYIR DEMENİN ÖNEMİ

Bu bölümde; geri çevrilmenin hayatınızı iyileştirdiğinden, insanın sınırlarından, güvenin nasıl inşa edileceğinden ve bağlanarak nasıl özgür kalınacağından bahsedilmektedir.

VE ÖLÜRSÜNÜZ

Bu bölümde; ölümün bizi korkuttuğunu ve bizi korkuttuğu için de onu düşünmekten, hakkında konuşmaktan ve varlığını kabul etmekten kaçındığımız vurgulanmıştır. Buna rağmen yine de hayatın tüm anlamının gölgesinin ölçüldüğü ışığın ölüm olduğu, ölüm olmasa her şeyin sonuçsuz ve değerlerin aniden sıfır olacağı anlatılmıştır.

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı adlı kitap alışılagelmiş diğer kişisel gelişim kitaplarından farklı özelliklere sahip bir kitap. Yazarın anlattığı olayları gerek kendi hayatından, gerekse başka insanların hayatından örneklendirerek anlatması da daha kolay anlaşılabilir bir anlatıma sahip olmasına katkı sağlamış. Bazı cümleler anlam bakımdan oldukça yoğun özelliğe sahip birkaç kez okunarak anlaşılabiliyor. Bu kitap sayesinde keyif alarak okuduğum kitaplar listesine bir kitap daha eklendi diyebilirim.

Yazar: Sebiha Akkaya

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı Yorumları

Yorum Yaz

:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2018 YazarOkur Kitap.