Midak Sokağı

Midak Sokağı
Kitabın Yazarı:Necib Mahfuz Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Kırmızı Kedi Yayınlandığı Yıl:1942 Sayfa Sayısı:304 ISBN:9789944756976 Kitap Puanı:7.7 / 10 | Yorum: 3

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:18,56 TL Pandora:23,04 TL e-kitap,pdf,epub: *

7.7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Midak Sokağı - Necib Mahfuz

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Orjinal Adı:Midaq AlleyÇeviren:Leyla Tonguç Basmacı

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Midak Sokağı Özet

Necib Mahfuz'un eserinde Midak Sokağı sakinlerinin iyi ve kötü arasında süregelen hayatları anlatılmıştır.

Midak Sokağı'ında hayat çevresindeki faaliyetlerden neredeyse yalıtılmış bir şekilde sürer. Midak Sokağı; bir berber, fırıncı, tatlıcı, kahveci ve iş yerinden oluşur. Dükkânlar kapanınca Kahveci Kirşa da otururlar. Şeyh Derviş önceden İngilizce öğretmenliği yapmış, kelimelerle arası iyidir. Hüseyni bey ise tüm çocuklarını kaybettikten sonra karamsarlaşmamış aksine iç huzuru bulmuş sakin biridir.

Sokak sakinlerinden bir diğeri Saniye Afife'dir. O ise yalnızlığından ve para işlerinden bıkmış evlenmek için kiracısı altmış yaşlarında üvey kızı ile yaşayan birçok kişiyi evlendiren Ümmü Hamide'den yardım ister. Ümmü Hamide yaşadığı sürece kira almaması karşılığında otuzlu yaşlarda birini bulacağını söyler.

Ümmü Hamide'nin üvey kızı Hamide annesini bebekken kaybetmiş bunun üzerine Ümmü Hamide evlatlık alıp; Kirşa'nın karısına emzirmesi için vermiştir. Böylelikle en uygun aday olan Ordu da çalışıp iyi para kazanan Hüseyin Kirşa onun süt kardeşi olmuştur. Hamide sokakta onu iki kişinin daha onu süzdüğünü bilir. Salim elvan evli ve çocukları olmasa iyi bir adaydır. Berber Abbas'a ise Hamide ne hissettiğini bilemese de o burada onunla yaşamak istememektedir. Midak Sokağı'nda hayat her zaman ki gibi ilerlemektedir. İzinli olan Hüseyin berbere gider. Orada Abbas'ın gözünü açar. Hamide için orduya girmesini Hamide'nin hırslı bir kız olduğunu ve onun için para kazanmasını söyler. Onu dinleyen Abbas akşam gezmesine çıkan Hamide ile konuşmak ister ama Hamide buna müsaade etmez. Her akşam Hamide'nin yanına giden Abbas ona onu sevdiğini, onun için orduya katılacağını söyler. Bunun üzerine Hamide kapılarını ona açar. Abbas Kamil Amcayı alarak Ümmü Hamide'ye gider ve Hamide'nin gönlü olmasıyla nişanları gerçekleşir. Abbas berber dükkanını kapatarak orduya gider. Bu sıra da Kahveci Kirşa'nın kötü zaafı vardır. Akşam bir dükkana giden Kirşa çorap satın almak ister. Genç bir oğlan ona yardım eder. Aslında Kirşa bu oğlan için üçüncü kez gelmiştir. Yanından ayrılırken onu kahveye davet eder. Camdan kahvede genç oğlana ilgisini gören Kirşa'nın karısı önce uyarır. Sonra Hüseyni beyden yardım alır. Dinlemediğini görünce bir gün kahveye gelen oğlanı döver. Kirşa yine de anlamaz yaptığında bir şey olmadığını söyler.

Bir gün Salim Elvan Hamide'yi akşam gezmesinde görmesiyle kafasına koyar. Ümmü Hamide'ye isteğini açar. Ümmü Hamide şaşkın olsa da onun Abbas ile nişanlı olduğunu söyler. Salim Elvan yine de istemektedir. Hamide ise Abbas'ı çoktan unutmuştur. Hamide'nin mutluluğu; ertesi gün Salim Elvan'ın kalp krizi geçirmesine kadar sürer. Ancak Hamide'nin güzelliği herkesin dikkati çekiyordur. Seçim için panayır da dansözü dikkatle izleyen Hamide'yi İbrahim Faraj fark eder. Hamide meydan okuyarak gülümseyen adamı görünce sinirlenip evine gider. Başına geleceklerden habersiz... Bir süre adam kahveye gelip gider. Hamide'nin bunu gördükçe gururu okşanır. Bir akşam gezmesinde karşısına çıkan adama karşı gittikçe büyük ilgi duyar. Ibrahim Faraj'ın büyüsüne kapılmıştır. Günler geçtikçe Hamide'ye Midak Sokağı'na ait olmadığını, onun elmaslara, güzel elbiselere layık olduğunu söyler. Hamide onu anladığı için mutluluk duyar. Bir gün İbrahim Faraj onu evine götürür. Hamide onu kötü yola sürüklediğini anlayıp evine dönse de ikisi de bilmektedir sonucu. Hamide ertesi gün Midak Sokağı'na dönmemek üzere gider. Bir gün sonra İbrahim Faraj asıl kimliğini anlatır. Hamide pişman olsa da yeni hayatını kabullenir. O artık Hamide değil Titi'dir.

Abbas izne gelince duyduklarından sonra yıkılır. Arkadaşı Hüseyin ordudan atılmış, evlenmiştir. Karısı ve kardeşini alıp bana evine gelmiştir. Babası başta karşı çıksa da erkek kardeşten ötürü sessiz kalmıştır. Saniye Afife otuzlu yaşlarda bir adamla evlenmiştir. İşe yaramayan insanları sakatlayarak ya da dilenci sanatını öğreterek dilenci yapan Zaita ve Dr. Buşi mezarlıktan diş çalarken yakalanmış ve hapse atılmışlardır. En çokta Hamide'nin kaçtığına yıkılmıştır. O orduya onun için gitmişti yoksa sokağında çok mutluydu. Hüseyin ile içip dertleştikten sonra evlerine dönerken faytonun üstünde değişen Hamide'yi görür. Peşinden gider. Hamide İbrahim Faraj'dan intikam almak için Abbas'ın duygularını kullanır. Abbas'a o kötü yola düşürmeseydi evleneceklerini söyler. Abbas artık olmayacağını düşünse de intikam almak ister ve Hamide ile olan yaparlar. Hüseyin'e durumu anlatıp Hamide'nin olduğu yere giden Abbas gördükleri ile şaşkına döner. O meyhane Abbas'ın mezarı olur.

Ertesi gün tüm mahalle Abbas'a üzülür. Ama herkes hayatına iyi kötü devam eder. Şeyh Derviş'e göre sonun İngilizcesi "end"dir. Şöyle yazılır: e-n-d.

Bu eserde iyi ve kötü arasında ki çizgiyi Midak Sokağı ile birlikte yaşadım. Abbas'a üzüldüm. Hamide'ye kızdım. Herkesin hayatında sorunlar olduğunu gözler önüne seren bir kitap. Bu ödüllü kitabın okunmasını tavsiye ediyorum. Sevmediğim yönü yazarken de zorlandığım kişiden kişiye atlamasıdır.

Yazan: Nilay Alakuş

Midak Sokağı Yorumları

okumadığım bir kitap ama bu güzel ve ilgi çekici özetten dolayı alıp okuyacağım...

05-02-2017 22:11

beğendiğim kitaplardan bir tanesi

27-02-2017 00:00

bir yerde bu kitap hakkında inceleme okumuştum oradan merak etmiştim detaylı bilgi ararken burayı buldum burada da özet yazılmış güzel olmuş ama editör düşük puan vermiş o yüzden şüpheye düştüm alıp almama konusunda kararsız kaldım

27-11-2019 21:44