Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Kitabın Yazarı:Bruce D. Perry, Maia Szalavitz Kitap Türü:Psikoloji Yayınevi:Koridor Yayıncılık Yayınlandığı Yıl:2017 Sayfa Sayısı:456 ISBN:9786059702614 Kitap Puanı:8.4 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al Amazon:22,78 TL KitapYurdu:26,22 TL D&R:26,60 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.4
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel
Giriş Yap Üye Ol

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk - Bruce D. Perry Maia Szalavitz

Kitap Türü:Psikoloji Çeviren:Belgin Selen Haktanır

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk Özet

Bir çocuk psikiyatristi olan doktor Perry eserinde, meslek hayatında karşılaştığı bazı özel vakalardan ve ekibiyle birlikte geliştirdiği travma yaşamış çocuklarla çalışırken kullanılan nöroardışık yaklaşımdan bahsetmektedir. Nöroardışık yaklaşıma göre bir çocuk büyürken beynin birbirini izleyen her alanı sırayla önemli değişimlerden geçer ve büyür. Ama her alanın düzgünce gelişebilmesi için, uygun zamanlı, örüntülü ve tekrarlanan deneyimler gerekir. Travma geçirmiş çocuklara tardım eden nöroardışık yaklaşım ilk olarak hangi alanların ve işlevlerin az gelişmiş veya zayıf çalıştığını gözden geçirir. Sonra da beynin daha normal bir gelişime devam edebilmesi için eksik olan uyarımları sağlamaya çalışır. Tamamı gerçek vakalardan oluşan kitapta ilk ele alınan çocuk henüz yedi yaşında olan Tina isimli küçük kızdır. Tina, annesi Sara ve iki küçük kardeşiyle yaşamaktadır. Sara üç küçük çocuğun bakımını üstlenmenin ağırlığı altında ezilen ve elinden geldiğince çocuklarına faydalı olmaya çalışan bir kadındır. Sara, işe gitmek için Tina henüz altı yaşındayken komşusunu bakıcı olarak tutmuştur. Komşunun 16 yaşındaki oğlu tam iki yıl boyunca Tina’yı cinsel olarak istismar etmiştir. Tina, okulda ve arkadaşlarıyla vakit geçirirken sürekli olarak cinsellik içerikli oyunlar oynamakta ve kendini teşhir etmektedir. Perry ile ilk tanışmasında da Perry’nin cinsel organını ellemeye çalışmıştır çünkü erkekler hakkında bildiği tek şey cinsel avcılar olduklarıydı. Ne sevecen bir baba ne de büyükbaba figürü vardı. Tina ile seanslar resim çizmekle başladı çünkü Tina’nın güvende hissetmeye ihtiyacı vardı. Perry’e göre önemli olan semptomları değil çocuğu tanımak için ayrılan zamandı. Tina seanslar sırasında ihtiyaç duyduğu kesintisiz ilgiyi görüyor, oyunlar sırasında kaçırdığı derslerden bazıları öğretiliyordu.

Sandy henüz 3 yaşında olan küçük bir kızdı. Annesi erkek arkadaşı tarafından önce öldürülmüş sonra tecavüze uğramıştı. Sandy’nin ise boğazını kesmişti. Sandy, annesinin cesedi başında saatler geçirmiş ve bulunduğunda neredeyse ölmek üzereymiş. Sandy, çeşitli öfke nöbetleri ve belirli tetikleyiciler karşısında disosiyasyon tepkisi geliştiriyordu. Yani bilinen en ilkel tepkiyi. Olduğun yerde saatlerce dış dünyaya kapanma. Beyin bedeni yaralanmaya hazırlıyor ve kan uzuvlardan geri çekilip kalp atış hızı yavaşlıyordu. Muhtemelen Sandy’i boğazındaki kesiklerle hayatta tutan bu tepkiydi. Sandy, Perry’e karşı ilgisizdi ve olay anına dair şeyleri tekrarlayıp duruyordu. Sandy’nin güvenini kazanmak için günlerce hiç konuşmadan seanslar sürdü. Sandy, olayı sürekli canlandırıyordu çünkü beyni travmayı anlamlandırmak, tolerans geliştirmek ve çaresiz hissedilen o anlarla ilgili kontrolü yeniden ele almak için tekrarlar yapıyordu. Sandy, ağır ama etkili bir ilerleme kaydetti.

Teksas’taki Davidian çiftliğinde çocuklar büyük bir korku ve şiddet altında büyüyorlardı. Davidian çocukları o dehşet kampından kurtarılıp çocuk koruma merkezine yerleştirildiler. Çocuklar fiziksel olarak kurtarılsa da beyinleri hala o korku kampının alışkanlıklarını sürdürüyordu. Hala aynı korku ve baskı altında yaşıyorlardı. Bu çocuklar için önemli olan öngörülebilirliğe, rutine, kontrol hissine ve düzenli ilişkilere gereksinim duyduklarıydı. Bir arada olmaları hem bu ilişki ağını desteklerken hem de onlara kamp günlerini hatırlatıcı bir dezavantaja neden oluyordu. Çocuklar için farklı ilgi alanları oluşturulmaya etkinlikler yapılmaya özen gösterildi çünkü benlik gelişimi için seçimler yapılması ve seçimlerin sonuçlarından öğrenilmesi gerekir. Tıpkı bu kamptaki çocuklar gibi öğretilen tek şey itaat etmek olursa neleri sevdiğimizi ve istediğimizi anlamamız mümkün olmaz. Güçlükle çalışılan bu çocukların bir kısmı koruyucu ailelerin yanına yerleştirilirken bir kısmı ilerde iş sahibi olup kendi yaşamlarını kurdu. Bir kısmı ise tarikat üyeliğini sürdürmeye devam etti.

Ani bebek ölümleri araştırmalar sonucunda fiziksel temas kurulamadığında hayati önem taşıyan girdilerden mahrum kaldıklarında meydana geldiği düşünülmektedir. Tensel temas bir bebek için hayati önem taşır. Bebek ağladığında onu kucağına alıp sallayacak sakinleştirecek stres yanıt ve kormonlarını normal seviyeye getirecek birilerinin olması önemlidir. Beyin köküne giden erken duyusal girdilerden mahrum kalmış olmak Laura gibi yaşamsal kaloriyi alsa hatta üstünü alsa bile fiziksel gelişimin durmasına Leon gibi katil bir sosyopata dönüşmesine Connor gibi yaşının gerisinde özellikler sergilemesine Justin gibi insani sosyal nitelikler sergilemesinin engellenmesine neden olmaktadır. Bu saydığım çocuklardan kimisi için geriye dönüş çok zordu çünkü insan beyni ilk dört yılda bir yetişkinin beyninin %90’ını oranında gelişimini tamamlamış oluyordu. Travmanın zamanlaması bu sebeple hayati önem taşıyordu. Travma ne kadar erken başlarsa tedavi edilmesi bir o kadar zor, vereceği zarar bir o kadar fazla oluyordu.

Kitapta ele alınan yaklaşım bize bir insanın gelişiminde yaşamın ilk yıllarındaki sevginin, örüntünün, düzenin ve sağlıklı bir ilişki ağının önemini vurguluyor. Piramit gibi düşünülen beyin gelişiminin hangi basamakta eksik kaldığı tespit ediliyor ve gerekli müdahaleler yapılıyordu. Temas eksikliğinden kaynaklanan sorunlarda masaj terapileri uygulanıyor, iletişim eksikliğinin mevcut olduğu durumlarda ise müzikten ve ritimden yararlanılıyordu. Önemli olan eksik parçayı bulup oldukça erken müdahale etmekti. Nöroloji ve psikiyatri bir arada bu kadar güzel ele alınabilirdi diye düşünmeden edemiyorum. Perry hem uygulamalarıyla hem de eseriyle psikoloji alanında büyük bir ilerleme kaydetmiş gibi duruyor. Belki kendimize belki de yakın çevremize ışık olacağımız bu eseri ilgisi olan herkese öneriyorum. Tek eleştirim Perry’nin seanslardan kısmen daha az bahsetmesi üzerine olacaktır. Parça parça ele alınan seanslar yüzeysel geçilmiş ve ilerlemenin kaynağının anlaşılmasını güçleştirmiştir.

Editör: Ceren Kozalıoğlu

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk Yorumları