İşte İnsan

İşte İnsan
Kitabın Yazarı:Michael Moorcock Kitap Türü:Bilim Kurgu Yayınevi:İthaki Yayınları Yayınlandığı Yıl:2018 Sayfa Sayısı:176 ISBN:9786053758211 Kitap Puanı:7 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al D&R:12,10 TL KitapYurdu:15,13 TL e-kitap,pdf,epub: *

7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte
Giriş Yap Üye Ol

İşte İnsan - Michael Moorcock

Kitap Türü:Bilim Kurgu, Fantastik Orjinal Adı:Behold The ManÇeviren:Barış Tanyeri

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

İşte İnsan Özet

Karl Glouger, kitabın ana kahramanıdır. Karl, kendini agnostik olarak tanımlasa da din üzerine oldukça kafa yormakta ve araştırmalar yapmaktadır. Üzerinde en çok kafa yorduğu konular ise İsa’nın kökeni, yaşanılan süreç ve tüm bunların gerçek olup olmadığıdır. Ünlü psikiyatr Jung ’un teleolojik fikirlerinden etkilenerek araştırmalarını sürdürmüş, okumalar yapmış ve Jung ‘un fikirleri üzerine oluşturulan bir tartışma grubuna katılmıştır. İşte her şey bu noktada başlamıştır. Karl, bu toplantılar sırasında bilim insanı James ile tanıştı. James, Karl’a beklemediği yakınlığı göstererek onu evine, büyük çalışmasını görmeye davet etti. Karl, James’in evine gittiğinde gözlerine inanamadı çünkü ortada gerçekten de bir zaman makinesi vardı. Bu zaman makinesi şimdilik yalnızca geçmişe gidebiliyordu.

James, deneylerini şimdilik yalnızca hayvanla sürdürmektedir. İhtiyacı olan insan bir denektir. Karl’a denek olmayı isteyip istemediğini sorar. Karl, ilk başta düşüneceğini söylese de James’in oldukça yakın tavırlarından rahatsız olur ve telefonla kabul etmediğini bildirir.

Karl’ın hayatında Monica isimli bir genç kız vardır. Monica oldukça zeki bir terapisttir. Karl’ın aksine din fikrine iğreti ile yaklaşır ve bu konuda ağır cümleler sarf eder. Karl ile bu konularda derin ve ateşli tartışmalara tutulurlar. Monica, bir gece geldiğinde bir kadınla beraber olduğunu ve Karl ile ilişkisinden tatmin olmadığını söyler. Karl için her şey daha farklıdır. James’i arayıp teklifi tek bir şartla kabul edebileceğini söyler: Gideceği yeri ve zamanı kendisi seçecektir.

Karl Glouger, gözünü açtığında kendini neredeyse paramparça olmuş makinenin içinde buldu. Her yeri ağrıyordu. Bunu neden yaptım? Diye kendisine sormadan edemiyordu. Biraz kendine geldiğinde taşındığını hissetti. Sonrası yine yok. Gözünü tekrar açtığında kendini M.S. 29’da buldu. Gerçekten de kutsal topraklardaydı. Onu bulanlar Esseniler adında bir kabilenin mensuplarıydı. Kabileden kişiler onun kim olduğunu sorguladığında Karl adının bu çağ için uygun olmadığını düşünerek adının Emmenuel olduğunu söyledi. Anlaşmaları ilk başta epey güç oldu çünkü Karl, Aramice dilini birkaç kelime dışında bilmiyordu. Kabilenin başı Yahya adında bir adamdı. Yahya, bu yabancının gelişiyle umuda kapıldı. Beklediği işaretin geldiğini düşündü. Karl, ona bir peygamber, büyücü, kahin olmadığını anlatmaya çalışsa da inancını kırmak oldukça zordu. Karl’ın aklında tek bir şey vardı: Nasıra’ya yolculuk edip Yusuf ve Meryem’in oğlu İsa’yı bulmak. Karl kaçmayı başararak Nasıra’ya ulaştı fakat işler hiç beklediği gibi gitmiyordu. İsa hiç de bilindik birisi değildi, Yusuf da öyle. Neyse ki sonunda Yusuf ve Meryem adında bir çift olduğunu öğrendi ve yola koyuldu. Eski püskü bir evde sıradan bir adam ve kadınla karşılaştı. Karl, İsa’yı aradığını söylediğinde karşısına çıkan bir ulusun Mesih’i olacak kişi nitelikleri şöyle dursun kendine bakmaktan aciz bir çocuktu. Ailesi tarafından sevilmeyen dışlanan fakat bunların pek de farkında olmayan bu çocuğu görünce Karl adeta yıkıldı.

Karl, bir köşkte misafir edilirken Essenilerden haber geldi. Yahya öldürülmek üzereydi ve son bir kez yardım istiyordu. Hayatını kurtaran adamı bir kere yüz üstü bırakmıştı Karl, şimdi onu kurtarabilirdi fakat bu tarihi değiştirmek olurdu. Karl, tarih değişmesin diye tarihin gidişatı hakkında vaazlar verirken halk onu peygamber belledi. Karl’ın ünü yayıldı da yayıldı. Karl, M.S. 29’da kendi sonunu hazırlamıştı. Romalı muhafızlar tarafından çarmıha gerildi. Elleri ve ayakları çivilerle sabitlendi. Dün ona biat edenler bugün neredeyse alkış tutacaktı. “Tüm bunlar gerçek olamaz” diye düşündü Karl. Monica’nın sesini duydu: “Zayıflık ve korku, Karl, seni buna iten buydu. Şehitlik bir kendini beğenmişliktir.”

Yazar, sanki bir film izlermişiz gibi tasarlamış kitabı. Karl’ın problemli çocukluğu, sorunlu aile ilişkileri, ergenlik yılları, Monica’yla ilişkisi ve M.S. 29’da kutsal topraklarda paragraf başı değişen sekanslar sunuyor yazar. Tam bir bilimkurgu mu, zamanda yolculuk dışında çok bir öge yok bunu kanıtlayan, okuyanlar hayal kırıklığına uğramasın. Biraz dağınık bir anlatımı mevcuttu. Din ile ilgili de çok fazla eleştiri ve tariz söz konusu, hassasiyeti olanları uyarmak istedim. Tüm bunlar dışında okuması kolay ve akıcı bir kitaptı. Micheal Moorcock, bize şunu düşündürtmek istiyor: “Fikir mi gerçekliği sebebi yoksa gerçeklik mi fikrin?” Karl’ın tüm bu başına gelenlerin sebebi inandığı gerçeklerin yaratım gücü müydü yoksa gerçeğin ta kendisi mi?

Editör: Ceren Kozalıoğlu

İşte İnsan Yorumları

çok farklı bir konusu var bana çok yaratıcı ve ilginç geldi tavsiye ederim

14-02-2021 12:21