Dünya Okulu

Dünya Okulu
Kitabın Yazarı:Salman Khan Kitap Türü:Kişisel Gelişim Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları Yayınlandığı Yıl:2016 Sayfa Sayısı:220 ISBN:9789750830808 Kitap Puanı:8.8 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:17,36 TL D&R:18,20 TL e-kitap,pdf,epub: *

8.8
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Dünya Okulu - Salman Khan

Kitap Türü:Kişisel Gelişim Çeviren:Cem Akaş

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Dünya Okulu Özet

Salman Khan, annesi ve babası Hint kökenli olan kendisi olduktan bir süre sonra Amerika'ya yerleşmiş bir aileye sahiptir. Kendisi de mühendistir. Bir gün bir akrabalarımın düğününde kuzeni Nadia'nın çok başarılı bir öğrenci olmasına rağmen matematikten aldığı kötü bir not yüzünden derecesinin düşüreceği ve kendisinin seviyesinden daha düşük bir sınıfa verileceğini öğrenir, bunun üzerine kuzenine online bir matematik dersi vermeye söz vermesi ve kısa süre sonra bu eğitime başlamasıyla Khan akademi kurulmaya başlar. İlk başta Nadia'nın nerelerde takıldığını ve neden düşük aldığını sorgular ve bunu bulur ardından takıldığı yeri Nadia’nın anlayacağı şekilde ve anlayacağı hızda anlatmaya başlar ardından başka akrabalarının çocukları ve kendi arkadaşlarının çocukları da ondan ders almak ister çünkü çocukların seviyesine göre iyi bir eğitim vermektedir.

Zamanla hem mühendislik hem bu işi sürdürmek kendisine zor geldiği için bir arkadaşının da tavsiyesi ile YouTube'a video atmaya başlar. Bir süre sonra da mühendisliği bırakarak yalnızca Khan akademiye yönelir. Sadece ellerinin göründüğü ve çocukların dikkatini dağıtmayacak şekilde videolar çekmeye başlar. Zamanla YouTube'da olan izlenmeleri artmaya, Amerika'da ün sahibi olmaya başlamıştır.

2004 yılında Nadia'ya ders anlatması ile başlayan serüveni 2006 yılında Bill Gates' in bir konuşmasında kendisinden bahsetmesi ve bu işi daha detaylı iyi yapabilmesi için sponsor olmasıyla büyümeye devam eder. Bu iki yıl içerisinde birçok video çekmiş bir, iki okulda kabul görmüş ve kendi bahsettiği eğitim sistemini bu okullarda vermeye başlamıştır. Okullarda geleneksel eğitim sistemlerine oranla kendisinin yapmaya çalıştığı eğitim sistemi daha başarılı olduğu not ortalamalarının artışıyla gözlenmiştir. Matematikte sıfır olan çocuklar bu sistem ile sıfırdan başlayıp 6. Sınıf seviyesine geldiği görülmüştür.

Geleneksel eğitim sistemi bir öğretmenin tüm çocukları aynı varsayarak aynı hızda ve aynı şekilde ders anlattığı, çocukların en son nerede kaldığını ve hangi konularda eksiğinin kaldığını bulamadığı müfredata göre konuyu ilerletmek zorunda olduğu ve ünite değerlendirme testleri ile çocukları sınayıp bu testlerden alınan notlara göre sınıflandırması, geleneksel eğitim sistemini oluşturur. Ve bir de çocukların sosyal olmalarını engelleyen, bir şey öğrenmelerini sağlamayan ev ödevleri geleneksel eğitim sisteminin bir parçasıdır. Salman Khan'ın bahsettiği eğitim sisteminde ise çocuklar kendi öğrenebildikleri hızda ve istedikleri seviyeden başlayarak dersleri istedikleri yerde ve öğrenmelerinin en verimli olduğu saatlerde bu dersleri online olarak dinlerler ve öğretmen ise onların takıldığı yerleri yapamadıkları soruları başlarında durarak hemen çözerek, öğreterek çocukların daha kolay ve kendilerine göre öğrenmelerini sağlar. Bu sistem yapılan deneyler ve araştırmalara göre geleneksel eğitim sisteminden çok daha fazla etkili olmuştur.

İlk başta yalnızca Amerika'da var olan Khan akademi zamanla tüm dünya dillerine çevrilmiş ve ücretsiz olarak internetten erişime açılmıştır. Khan Akademi’nin amacı dünyadaki tüm çocuklara eşit şekilde ücretsiz eğitim vermektir. Ve bunu da başarmıştır diyebiliriz.

Değerlendirme:

Kitabı okurken aslında eğitim hayatım boyunca yaşadığım ve şu an öğrencilerin yaşadığı şeyleri okudum diyebilirim. Hiçbir şey öğrenmeden, bitsin diye yapılan ev ödevleri, nerede eksik olduğumu bilmediğim için sevmediğim ve yapamadığım bir matematik, belki de bu geleneksel eğitim sistemi yüzünden dünya genelinde kaç öğrenci heba oldu. Tabii artık bunu bilmek için çok geç olabilir ama bundan sonrasını kurtarmak için hala bir şansımız var diye düşünüyorum. Bir öğretmen adayı olarak okuduğum bu kitaptan öğrendiğim, uygulamak istediğim, çocuklara vermek istediğim çok şey oldu, gördüm, birçok yanlışın farkına vardım. Tüm öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının okuması gereken bir kitap olduğuna inanıyorum. Eğitim sistemindeki eksiklikleri ve yanlışları göz önüne seriyor ancak bunun çözümünün ne olduğunu da veriyor. Umarım bir gün geleneksel eğitim sisteminden sıyrılır ve daha iyi bir eğitim sistemine geçeriz.

Editör: Senanur KARAKUZULU

Dünya Okulu Konusu

Herhangi bir öğretmenlik eğitimi almayan ve yalnızca kişisel deneyimlerinden yola çıkarak yeni bir eğitim modeli sunan Salman Khan; bu kitabında, edilgen olan mevcut eğitim sisteminin ihtiyaçlarımızı karşılamadığını ve etkin bir hale dönüşmek zorunda olduğunu vurguluyor. Sunduğu tam öğrenme modelindeki fikirleri; internet temelli öğrenme, sürekli erişim olanağı ve mobilite üzerine kuruluyor. Geleneksel modelde öğrenme zamanı sabit ama kavrayış değişken durumdayken, tam öğrenme modelinde kişisel ritme bağlı olarak istenen zaman diliminde tam kavrayış amaçlanıyor.

Öğretmeyi Öğrenmek adındaki birinci bölümde, Khan Academy’nin ortaya çıkış hikayesi anlatılıyor. Yazarın edindiği tecrübelere göre, sınıflarda bir araya gelmeden önce ders bireysel olarak işlenmiş olmalı, bir araya gelindiğinde ise konu tartışılmalı. Öğretmenler böylece öğrencilerle bire bir ilgilenme ve rehberlik yapma fırsatı yaratabilirler. Etkileşimin artmasıyla da sorumluluk duygusu aşılanır.

Parçalanmış Model adlı ikinci bölümde, öğrenme fiilinin kökenine iniliyor. Tarih öncesi dönemlerde ebeveyn taklidi şeklindeki öğrenme eylemi, dil ile birlikte çıraklığa evrilir; böylece eğitim aileden uzaklaşır ve yaparak öğrenme biçimine dönüşür. Yazı ile birlikte kitaplara ulaşımın zorluğundan dolayı sınıf ayrımı belirginleşir, güç, okuyup yazabilenlerin hegemonyasına girer. Antik Yunan’da saf bilgi yüceltilirken, zanaat küçümsenir. 15. yüzyılda matbaa devrim yaratır, kitaplara erişimin kolaylaşmasıyla öğretmen figürü tek otorite olmaktan çıkar ve eğitimde standartlaşma başlar. Bir kısım zengin ve ayrıcalıklı insan için kurulan ilk üniversiteler, çıraklık sistemine benzer biçimde işleyen entelektüel bir inziva yeri olarak görülür. Herkesin üniversiteye gitmesi gerektiği düşüncesi ise çok yakın bir döneme tekabül eder. Prusya sistemi olarak bilinen geleneksel eğitim modeli, belirli bir dönemin ve koşulların ürünü olarak disiplinli bir işçi sınıfı yaratmayı öngörüyordu. Amaç evrensel, zorunlu ve herkesin eşit bir şekilde erişebildiği eğitim sistemiydi. Vasıfsız işçi / prestijli meslek ayrımı yapılarak sekizinci sınıftan sonra kimin okumaya devam edeceğine karar veriliyordu. 18. yüzyılda endüstrileşmekte olan toplumda devrimci bir fikir olarak ortaya çıktığında milyonlarca insan aldığı bu eğitimle orta sınıfa geçti. Ancak sonuç, bağımsız düşünen birey yerine otoriteye boyun eğen vatandaş yetiştirmek oldu. Bölünmüş konularla ders verilmesi, bu ezbere sistemin mantığıydı. Ders saati kavramı ise düzenin meraka üstün gelmesi çabasıydı. Bu sistemin 19. yüzyılda ABD’ye gelmesiyle birlikte, bugün ülkemizde de uygulanan modelin temelleri atıldı.

Gerçek Dünyada adındaki üçüncü bölümde, yazar, bir yaz kampı deneyiminden başlayarak Bill Gates ile tanışmaya uzanan pratiklerini anlatıyor. Aldığı bağışlarla gerçek okullarda pilot uygulamalar yapma imkanına erişen akademi, internet üzerinden sunduğu videolar ve sınavlar aracılığıyla her öğrenciye özel bilgi haritası çıkarıp geri bildirim veriyor. Bu geri bildirimler ise bazı soruların cevabını üretiyor. Öğrenci ne olduğunda artık bir sonraki aşamaya ilerleyebilir? Çözüme mantıksal yaklaşımla mı benzerlikleri fark ederek mi ulaşıyor? Hatalar dikkatsizlikten mi bağlantı kuramamaktan mı kaynaklanıyor? Sorular için ne kadar süre harcıyor? Öğrenme yineleyerek mi bir anda mı oluyor? Kısacası öğrencinin ne öğrendiğinden ziyade, nasıl öğrendiğine odaklanıyor. Öğrencinin farklı sürelerde olsa dahi, konuyu öğrenmiş olarak tamamlayacağı öngörülerek takıldığı noktalar üzerinden kişisel yönlendirmeler yapılıyor.

Dünya Okulu adlı dördüncü bölümde, geleceğin dünyasındaki eğitim modeli sunuluyor. Bu dünyada, farklı yaş gruplarının ve birçok öğretmenin kaynaştığı tek derslikli bir sistem var. Bu derslikte küçükler büyükleri rol model seçebilecek, daha hızlı öğrenenler ise yavaş öğrenenlere yardımcı olabilecek. Yani herkesin aynı anda hem öğrenci hem de öğretmen olduğu bir model planlanıyor. Bu modelde ayrıca yaz tatili olmayacak, not sistemi kaldırılacak, yalnızca nicel değil nitel veriler de ölçülecek, entelektüel olanla yararlı olan ayrılmadan staja ağırlık verilecek.

Fatih (Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) Projesi ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA) kapsamında Millî Eğitim Bakanlığı ile çalışmalar yapan yazarın kitap boyunca anlattığı temel felsefesi, öncelikle teknoloji kullanımına dayanıyor. Öğretmenin yönetici değil rehber olduğu, öğrencinin de kendi kendini yönlendirdiği bir okul hayal ediyor. Öğrencinin belirli bir andaki durumunu rastlantısal ve yaklaşık olarak ölçen testlerin; farklı olanın yaratıcılığını ezmeden, etiketlerle potansiyelini sınırlamadan ve zekâsı daha dolaylı olanların cesaretini kırmadan tek kıstas olmaktan çıkarılması gerektiğini ileri sürüyor. İnsanın biricikliğini dikkate alarak özel ve kişiselleştirilmiş çözümler ile eğitimin daha hesaplı ve eşitlikçi olacağını iddia ediyor.

Aslında Fatih Projesi kapsamında okullara dağıtılan tabletler, sınavlarımızda denenmiş olan açık uçlu sorular, gerçek hayattan yola çıkılarak hazırlanan problemler; bu kitapta yerini almış çözümlere karşılık geliyormuş gibi görünüyor. Ancak eğitimi teknolojiyle harmanlamak için başlatılan projelerde yalnızca tablet dağıtımıyla yetinen, öğretim politikalarını revize etmeden yalnızca soru tarzını değiştiren ülkemizde; bizler bu kitap vesilesiyle olana değil olması gerekene tanıklık ediyoruz.

Ceren Göl

Dünya Okulu Yorumları

bu adamı seviyorum çok güzel işler yapıyor bunu da kitabında çok güzel anlatmış bence herkesin okuması gereken bir kitap

22-10-2021 19:35