Adınla Çağır Beni

Adınla Çağır Beni
Kitabın Yazarı:Andre Aciman Kitap Türü:Yabancı Romanlar Yayınevi:Sel Yayıncılık Yayınlandığı Yıl:2009 Sayfa Sayısı:246 ISBN:9789755704036 Kitap Puanı:9 / 10 | Yorum: 1

Fiyat Listesi / Satın Al

YazarOkur:bedava al KitapYurdu:20,70 TL e-kitap,pdf,epub: *

9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika
Giriş Yap Üye Ol

Adınla Çağır Beni - Andre Aciman

Kitap Türü:Yabancı Romanlar Orjinal Adı:Call Me by Your NameÇeviren:Süha Sertabiboğlu

Puan Tablosu

Arka Kapak Bilgisi

Adınla Çağır Beni Özeti

Sıcak bir yaz başlangıcında burjuvazinin izleriyle donatılmış İtalyan kasabasında başlıyor hikayemiz. Elio, henüz 17 yaşlarında lisede okuyan ve müzikle uğraşan yaşıtlarından kısmen uzak duran bir genç. Babası ise akademik çalışmalar sürdürmekte olup her yaz evlerine çalışmalarına yardımcı olacak üniversiteden bir genci davet etmektedirler. Elio bu konuklardan pek hoşnut olmasa da bu yaz gelecek olan konuğun hayatından asla çıkarmak istemeyeceği biri olduğunun henüz farkında değildir. Oliver, 24 yaşlarında ve felsefe alanında çalışmaktadır. Aklı başında, bilgili ve donanımlıdır. Elio ile Oliver arasında tutkulu bir aşk yaşanacaktır. İlişkinin en başında Elio, Oliver’dan nefret ettiğini düşünür. Oliver’ın kasabada oluşan popülaritesi ona ulaşmayı daha da zorlaştırır. Elio, her akşam onun yemek masasına gelip gelmeyeceği konusunda işkenceler içerisinde kıvranırken Oliver kasabadaki kızların partilerinde, briç davetlerinde, sahilde gezmektedir. Öyle ki Elio, Oliver’ın ölmesi gerektiğini bile düşünür böylece ona ulaşamamanın acısını mantıklı sebeplerle biraz olsun hafifletebilecektir.

Elio hissettiği şeyleri netleştirmekten oldukça korkmaktadır ki kalbi Oliver’ın yanından bir saniye bile ayrılmak istemezken beyni Oliver’ın buradan gitmesi gerektiğini hatta hiç tanışmamaları gerektiklerini düşünür. Elio, kendini bu azaptan kurtarmak için bir kız arkadaş edinir. Marzia; hoş, tatlı ve zeki bir kızdır. Elio onunla sevişirken bile Oliver’ı düşlemeden edemez. Bir gece eve geldiğinde Oliver’ın kapısını çalma gereksinimi duyar ve odaya girdiğinde nasıl davranacağını bir türlü bilemez. Oliver ona, yatağa oturmasını söyler. Bir süre sohbet ettikten sonra sevişmeye başlarlar. Oliver Elio’yu özenle soyar. İşte o gece Elio, çıplak tenine Oliver’ın mayosunu giydiğinde ‘asla bundan daha yakın olamayacağız’ cümlesini kurarak ne kadar yanıldığını anlar. Ertesi gün Elio, kendini kötü hissetmektedir. Oliver’dan değil yaptıkları şeyden tiksinmektedir. Oliver, ona oldukça sıcak ve rahatlatıcı bir biçimde yaklaşır.

Yaz tüm sıcaklığıyla akıp giderken Elio ve Oliver asla sonu gelmeyecekmiş gibi bir rüyanın içerisine dalarlar. Oysa bu rüya gibi yazın da bir sonu olduğunu ikisi de çok iyi bilmektedir. Onlar bir rüya içerisinde yaşayıp giderken bu rüyaya tanık olan biri vardır: Elio’nun babası. Baba, tüm modernliği, eğitimliliği ve asilliğiyle Elio’yu anlayabilmekte ve ona destek olmaya çalışmaktadır.

Veda vakti gelip çattığında Elio, Oliver’ın odasındaki manzara karşısında çok üzülür. Dolu bir bavul, belki son kez denize girer diye bırakılan o mayo dışında boş bir dolap. Her şey bitti diye düşünür Elio, “Birazdan solunum cihazına bağlı hasta nefessiz kalıp ölecek.”

Oliver, Roma’ya gidip birkaç gün orada araştırmalarına devam edip dönecektir evine. Babası son bir kıyak yaparak Elio’yu da okul gezisi adı altında Roma’ya gönderir. Bu jest çılgın aşıklara bağışlanan 2 gündür. Roma sokakları aşkla yankılanıyor, Oliver ve Elio bazen bir yemek mamasında bazen bir otel odasında 2 günlük rüyanın kahramanları oluveriyor. Son kez veda vakti geldiğinde isimleriyle sesleniyorlar birbirlerine; Elio ve Oliver.

9 yıl sonra bir telefon geliyor Elio’ya annesinden, arkada cıvıl cıvıl çocuk sesleri, mutlu kadın kahkahaları. “Bak kim var burada.” Evet, bu ses onun Oliver’ın tam 9 yıl sonra yankılanıyor kulaklarında “Elio, benim tanıdın mı?” Elio, aşkına sesleniyor: “Elio, Elio benim.” Unutmuş diye düşünüyor, Elio. Bana adıyla seslenmeyi.

Bu konuşmanın üstünden 5 yıl sonra Oliver’ın kariyerini sürdürdüğü üniversiteye uğruyor Elio. Oliver, başta onu tanımaya zorlansa da sonra çıkarıyor Elio’yu. Oliver, Elio’yu evine götürüp çocuklarıyla karısıyla tanıştırmak istese de Elio onun mutlu hayatını görmeyi kaldıramayacağını düşünüyor. Buna hazır olmadığını söyleyerek geri çeviriyor Oliver’ı.

Yıllar sonra İtalya’daki kasabada tekrar bir aradalar. Bu kısa ziyaret eski anıları gündeme getiriyor. Artık aşk kırıntılarıyla dolu daha dostça bir sohbet onlarınki. Oliver, taksiye biniyor ve gitme vakti gelip çatıyor. Elio: “Herkese hoşça kal demişken, yaşamda söylenecek hiçbir şey kalmamışken o zaman, sadece bu kez, bana doğru dön, sadece bir jest ya da sonradan aklına gelmiş bir şey olsa da, seninle beraberken benim için her şeyden değerli olan, o zamanlar yaptığın gibi, yüzüme bak, göz göze gel ve adınla çağır beni.” diyerek veda ediyor büyük aşkına.

DEĞERLENDİRME

Aşk, işte bu kadar güzel anlatılabilirdi 17 yaşındaki Elio’nun ağzından. Kalbinizi yumuşacık edecek, tüm tabularınızı yakıp yıkacak yüce bir aşk öyküsü. Aşk nedir? Aşk Elio’nun: “Oliver, benim vatanım yani vatana dönüşüm müydü? Sen benim vatana dönüşümsün? Dünyada tek bir gerçek varsa o da seninle birlikteliğimdir ve bir gün sana kendi gerçeğimi söyleme cesaretini bulursam, şükretmek için Roma’daki tüm sunaklara birer mum yakmamı hatırlat bana?” cümlesidir.

Aşk bütünleşmektir tüm vücudunla, tüm varlığınla ona karışmaktır, o olmaktır, onun adına sahip olmaktır.

Andre Aciman, tabularımıza oynuyor, o güzelim duyguları indirgeyip bir norm bir değer seviyesine getirip içimize hapsetmemize, boğazımıza düğümlememize değiniyor. Ne varsa hissedilen yaşanmalı dünya üzerinde diyor Elio ve Oliver, İtalya’da geçen 2 aylık bir yaz da olsa, Roma’da geçen 2 günlük bir gezi de olsa. Sanki sonsuzmuş gibi zaman duracakmış gibi yaşanmalı.

Adınla Çağır Beni, dili oldukça akıcı ve çevirisi oldukça nefis bir kitap. Okurken duygularınız sel olup akacak siz de Elio ile siz de yaşayacaksınız bu aşkı. Hatta betimlemenize yardımcı olması size kitabın aynı isimle sinemaya uyarlanan filmini de önerebilirim. İzlemesi oldukça keyifli bir film, pek değişiklik mevcut değil sadece filmde Roma tatilinden sonra biten hikayenin kitapta yıllar sonrası da var. Ben önce filmi izleyip sonra kitabı okudum. Böylece Elio ve Oliver benim için çok tanıdık, yaşadıkları gezdikleri aşkı var ettikleri tüm ortamlar da oldukça netti.

Editör: Ceren Kozalıoğlu

Adınla Çağır Beni Yorumları

mükemmel bir kitaptır okuyabileceğiniz en güzel kitaplardan bir tanesi tavsiye ederim çok güzel bir konusu ve hikayesi var

28-11-2019 21:57