Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Victor Hugo Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yabancı Romanlar
Yayınevi:Can Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1829
Sayfa Sayısı:132
ISBN:9755104097
Kitap Puanı:
5.5 / 10 | Oy: 301 | Yorum: 5
Editör Puanı:
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
Sözcü Kitabevi:3,54 TL
KitapYurdu:9,80 TL
HepsiBurada:11,04 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

5.5
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Sıkıcı

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yabancı Romanlar
Orjinal Adı:Le Dernier jour d'un condamné
Çeviren:Erhan Büyükakıncı

Arka Kapak Bilgisi

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Özeti

Victor Hugo Bir İdam Mahkumunun Son Günü


Ateşli bir Cumhuriyet ve demokrasi yanlısı yazar Victor Hugo, 1802 yılında Fransa’da doğmuştur. Önceleri kral yanlısı olsa da sonraları Cumhuriyet’in büyük destekçilerinden olan ünlü yazar romantik akıma mensuptur. İlk olarak şiirleri ile meşhur olsa da, şuan özellikle Sefiller ve Notre Dame’in Kamburu romanları ile tanınır. Fransa’nın edebiyat tarihinde en büyük en ve önemli yazarları arasındadır.

Victor Hugo, politik ve toplumsal sorunlarla çok yakından ilgilenen bir yazardır. O yüzden daha 26 yaşında iken Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı kısa romanını yayınlamıştır. Toplumda insana bahşedilen en önemli hakkın yaşam hakkı olduğunu savunan yazar, idam cezasının kalkması için bu yapıtı yazmış ve kamu vicdanını etkilemeye çalışmıştır. Şuan birçok dünya ülkesinde daha yeni yeni ölüm cezası kalkmış olsa da yaklaşık 200 yıl önce bir yazarın bu konuya değinmesi azımsanmayacak bir başarı kabul edilmelidir.

Çevirmenin önsözüne göre, Bir İdam Mahkumunun Son Günü yazarın en az tanınan eserlerindendir. 1829 yılında henüz 26 yaşındayken yazdığı bu kitabı, kendi adını açıklamadan yayınlamıştır. Nitekim bu davranışının gerekçesini, sonradan açıklamıştır. Kitabın yayınlanması belirli çevrelerde olumlu karşılanmıştır. Ancak Fransız Devrimi’nin üzerinden kırk yıl geçmiş olmasına karşın hala devrim coşkusunu yaşayan çevrelerden gelen olumsuz tepkiler dikkat çekicidir. Kitabın metni kadar 1829 yılında yazarın kendi adını vermeden kaleme aldığı önsöz de oldukça düşündürücü ve kitabın amacını açıklamaktadır:

“Bu kitabın ortaya çıkış nedenini anlayabilmemiz için önümüzde iki seçenek var: Ya gerçekten sefil bir adamın son düşüncelerini yazmış olduğu sararmış; düzensiz bir kağıt tomarı söz konusudur ya da bu adam; bir insana, sanatın yararına doğayı inceleyen bir hayalpereste, bir filozofa, bir şaire rastlamıştır, kim bilir? Belki de kendisine egemen olan ya da daha doğrusu kendisini teslim ettiği ve ancak bu kitaba aktararak kurtulabildiği bir düşlemdi onun bu düşüncesi. Okur, bu iki açıklamadan istediğini seçebilir, istediği gibi yorumlayabilir.” Victor Hugo

““İdam Mahkumu” Beş haftadan beri bu düşünceyle baş başayım, onunla yaşıyorum; ürkütüyor varlığı beni, ağırlığı altında eziliyorum.” diye başlıyor roman. Adam öldürmek suçundan hüküm giymiş ve idam cezasına mahkum olmuş bir adamın ağzından başlıyor roman. Kahramanımızın adını hiçbir zaman öğrenemiyoruz. Yazara göre aslında onun makus talihi bu: Ölüm... Hiçbir şekilde kurtulma şansı yok. Başlarda karakterin kurtulma umudu olsa da, ya da bir mucize bekliyor olsa da gardiyanların onu almaya ve o malum günün geldiğini anladığı an bütün ümidi yok olup gider. İşte o zaman geride bıraktığı üç kadını düşünür. Biri annesi, karısı ve en çok üzüldüğü üç yaşındaki minik kızıdır. En çok onun için üzülür. Çünkü kızını son kez görmesi için getirdiklerinde, küçük kız babasını tanımaz. Babası nerede diye sorulduğunda ise, “Bilmiyor musunuz bayım? Babam öldü.” der. İşte idam mahkumunu ölüm korkusundan daha çok bu durum üzer. Son olarak giyotine çıkarılan mahkum şu sözlerle romanı bitirir: “Ah! Sırtlan çığlıkları atan halk. Ondan kaçamayacağımı, kurtulmayacağımı, bağışlanmayacağımı kim biliyor? Beni bağışlamamaları olanaksız! Ah! Sefiller! Merdiveni çıkıyorlar galiba...”

Romanda anlatıcı mahkumdur. Beş hafta önce idam cezasına çarptırıldığını öğrenir ve bu beş hafta içinde ölümü kabullenmeyi, bununla başa çıkmaya uğraşır. Aslında okuyucu kitabı okudukça kendini mahkumun yerine koyar ve yaşadığı her duyguyu kendi yaşıyormuşçasına hisseder. Bu da Victor Hugo’nun kaleminin gücüdür. Kitapta, Hugo’nun eleştirdiği ki mahkumun da sonunda “Ah! Sırtlan çığlıkları atan halk!” diyerek belirttiği şey, o zamanki insanların bu idam olaylarını bir panayır olayına çevirmeleri ve bundan zevk almalarıdır. Ki zaten yazar da romanda bahsi geçen Grene Meydanı’nda böyle bir olaya tanık olduktan sonra bu eseri yazmaya karar vermiştir.

Victor Hugo, idam gerçeğini daha yirmi altı yaşındayken kavramıştır. Giyotini ise, devrimlerin yok edemediği kaide olarak nitelendirmiştir. 1981 yılında Sosyalist Parti iktidarında ancak idamın kaldırıldığını göze alırsak 152 yıl öncesinden bir yazarın bu soruna kafa yorduğu gerçeği, Hugo’nun edebiyat dünyasında sağlam bir yerinin olduğunun göstergesidir.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Yorumları

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Yorum okurken tüylerim diken diken oldu çok gerçekçi bir anlatımı var

28-09-2015 19:15 !!

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Yorum guzzel bir kitap

18-11-2015 14:46 !!

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Yorum victor hugonun kolaylıkla okunabilecek bir kitabı hayat felsefesi çok farklı bakış açısını genişletiyor hayata olan bakışınız değişiyor

30-12-2015 23:14 !!

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Yorum daha iyi anlatılamazdı.. insanı alıp götüren bi kitap..

04-01-2017 21:39 !!

Bir İdam Mahkumunun Son Günü Yorum çooooookkkkkk güzel bir kitap

28-03-2017 14:04 !!

Yorum Yaz

:: Victor Hugo ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.