Pınar - Bir Gülümseme - 6. Bölüm

"Bugünlük çamur banyosu yeter bu kadar!" dedi. Kendinden emin ve fazlaca hüzne bulanmış yarım bir gülümseme ile...

Dede gözlerini açmaya çalışıyor ama yarıya kadar ancak açabiliyordu. Ardından da kurtların birinin arka bacağından kurşunun sıyırdığını, sendeleyerek gittiğini gördü. Diğer kurtlarda silah sesinden korkup kaçarak gecenin karanlığında yok oldular. Çamurun içerisinde siyah deri botlarla bir avcıyı andıran bir kişi ona elini uzattı. Dirseklerinden kavrayıp atının arkasında hazırladığı sedyeye bir çırpıda atıverdi. Pınar bebeği kucağına alıp atına hoyratça karanlığı delen bir sesle seslendi:

"Deh! Deh!"

Dede bir yandan bilincini kaybetmemek için çabalıyordu. Öbür yandan kendisini sırtlayan bu adam için tereddütlerin içerisine düşüyordu. Köylülerden birisi olabilir miydi? Daha önce hiç bu civarda görmemişti. Güçlü, silahlı ve ne yaptığını biliyor gibi görüyordu. İstese cehennemi ona yaşatabilirdi. Gözlerini ve kendisini ağır ağır kaybetmeye başladı. Uykusuzluk ve yorgunluk bütün vücudunu sarıyordu.

Sedyenin üzerinde yarı bir yaşam haline bürünmüştü. Anıları canlanıyor gittikçe gençleşiyordu. Yaşadığı sedyenin üzerinde hayali bir cenneti, bilinci arıyordu.

Torosların arasında makilerin yanından kıvrılarak yüksek tepeleri un ufak eden bir su birikintisindeydi. Yılları deviren günler bir bir anılarından kayıyor, o güne kadar tatmadığı bir özlemi hissediyordu. Suyun içerisinde dizlerine kadar batarken, kaçamak buluştukları derenin içerisinde fakir bir Arnavut göçmeni olduğunu unutmuş hayatın güzel günlerini tadıyordu.

Ellerini sıkıca tutuyor. Göz bebeklerinde kendisini kaybediyordu. Uzun sarı saçları ve görenlerin unutamayacağı ışıl ışıl gözleriyle yaşamın en güzel günlerini birlikte paylaşmak için iple çekiyordu. Kimi zaman Güneş’in bütün toprakları kavurduğu günlerde aşk yeminleri ederek suyun içerisine dalıyorlardı. Yaşamın ve yaşadıkları günlerin hiç bitmemesi tek arzuları haline dönüşüyordu.

Birden elini ve sevgilisini elinden çekmeye başladılar. Su bataklığa dönüşüyordu. Çabalıyor ama tutamıyordu. Çığlık atmak istiyor ama sesi çıkmıyordu. Küçük su birikintisi bir bataklıktan farksızlaşıyordu. Çevresindeki bütün sular kararıp çamura dönüşüyor ve onu yutmaya çalışıyordu. Bir sesle irkilmeye başladı. Çevresinde birileri konuşuyordu:

"Uyandı mı?"
"Ölüden pek farklı değil. Yarını zor çıkarır, çok yaşlı!"
"Buranın insanı sağlamdır. Kolay kolay yıkılmaz. Umudunu kesme! Bebeye süt yetmeyebilir! Bir keçi avlamalısın hemencik!"

Yazar: Şeyhzade Bilgin

Oy Ver

7.8
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel

Yorum Yaz


benzer yazılar






Pınar - Bir Gülümseme - 6. Bölüm Yorumları

Yorum Yaz



reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.