Kanadı Kırık Kuşlar

Ayşe Kulin Kanadı Kırık Kuşlar
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yerli Romanlar
Yayınevi:Everest Yayınları
Yayınlandığı Yıl:2016 (03-11-2016)
Sayfa Sayısı:392
ISBN:6051850788
Kitap Puanı:
6 / 10 | Oy: 140 | Yorum: 13
Editör Puanı:5
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
HepsiBurada:15,60 TL
D&R:16,80 TL
Sözcü Kitabevi:17,52 TL
KitapYurdu:18,00 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yerli Romanlar, Gerilim, Tarihi

Arka Kapak Bilgisi

Kanadı Kırık Kuşlar Özeti

Ayşe Kulin Kanadı Kırık Kuşlar


Doğduğun yer değil, yaşadığın yerdir senin vatanın. Ekmek teknenin menzilini dolduran yerdir.

1933 yılında muazzam hayatları olan Gerhard ve ailesi oldukça mutlu ve refah içindedir. Hatta Gerhard bir hafta sonrasında bulunduğu bölümün yani Patoloji Bölümünün başkanlığını yapacaktı. Lakin hayat her zaman mucizelere gebedir. Biz yarınlarımızın planlarını kurarken bir dakika sonramızın bile ne olunacağı bilinmez. Tıpkı Gerhard ve ailesinin gibi.

Frankfurt da Yahudiler Nazilerden çok baskı görüyordu. Lakin alttan alttan… Bir gece yarısı ansızın evlere baskın yapılıp olmayacak sebeplerden aileleri tutuklayıp görevlerinden men ediyorlardı. Gerhard korku içersindeydi. Bu olasılığı düşünmemeye çalışıyordu ama bir yere kadar. Bir gün bölüm arkadaşı gelip Gerhard hakkında öğrendikleri şeyleri anlatana kadar. Gerhard hemen Frankfurt’u terk etmeliydi ailesi ile birlikte. Yoksa herhangi bir gelecekleri olmayabilirdi.

Karısı Lisa’ya hademe ile bir mektup yollayıp evdeki tüm mücevher ve çocukları alıp Zürih’e gitmelerini söylüyordu. Şanslıysa aynı tren vakitlerine düşerlerdi ki düşmemişlerdi. Zürih’e kayınpederi ve kayınvalidesinin yanına varan Gerhard, ailesi ile beraber gelmedikleri için kendine kızıyordu. Frakfurt’dan ayrıldığından itibaren birkaç saate çok şey değişmişti çünkü.

Endişeli geçen saatler ardından sonunda Lisa ve çocuklarına kavuşmuştu Gerhard. Lakin artık görmezden gelmeyeceği bir sorun daha vardı. Gerhard işsizdi ve öylece kayınpederinin evine sığıntı gibi sığınamazdı. Günlerce hatta aylarca iş aradı ama nafile. Herkes zaten işsizdi. Kendisi ne kadar önemli bir bilim adamı olsa da alanında bir türlü iş bulamıyordu.

Bir gün kayınpederi ona bir büro açmak istediğinden bahsetti. Yahudi bilim adamlarına iş bulmak için açılan bir büro. Gerhard ümitsizdi. Daha kendisi için bir iş bulanmamıştı. Başkalarına nasıl yardım edebilirdi ki?

Ama umut fakirin ekmeğidir işte. Büro açılalı uzun zaman oldu olalı da sadece üş kişiye iş bulabilmişlerdi. Lakin Gerhard’ın kayınpederi eski dostundan iyi haberler alır. Prof. Malche adında ki eski dostu kendisi için üç bilim adamını önermesini ve bunu yeni temelleri atılmış Türkiye Cumhuriyeti için ister.

Gerhard’ın kayınpederi, Gerhard’ın gitmesinin gerektiği söyler. Altından kalkabileceğine güvenir ve onu büro temsilcisi olarak İstanbul’a yollar.

Gerhard İstanbul’a hayran kalmıştı. Pek gezmeye vakti olmasa da, karşıya geçerken vapurdan izlediği o güneşin doğuşu esir almıştı onu.

Daha sonra Ankara’ya geçiş yapan Gerhard orada Prof. Malche ile buluşup o mühim toplantıya katılırlar. Yalnıza üç bilim insanına iş bulmak için giden Gerhard tam otuz bilim adamına iş bulur. Bir hayli kendisi içinde…

“İyi miyim? İyi miyim? Ben! Kendi vatanımda Yahudi olduğum için aşağılık ırktan sayılan ben, hor görülen, kürsümden kovulan, işimi, evimi, vatanımı terk edip kaçmak zorunda kalan mülteci ben, dünyanın öteki ucunda ki bu ülkede, billurların, mermerlerin, paha biçilemez sedef kakmaların ışıltısıyla parlayan, nice değerli mobilyalarla, tablolar ve halılarla süslü bu muhteşem Saray’da, Türkiye’nin en seçkin bin kişisinden biri, saygıdeğer bir profesör olarak bulunuyorum. Evet efendim, iyiyim. Çok iyiyim. Yeniden doğmuş gibiyim.”

Bu paragrafla özetleniyordu her bilim adamının duyguları. Her biri borçluydu Türk Milletine, Gazi’ye (Atatürk). Herkes sevinçliydi. Artık Türk milleti de çağdaş bir toplum olabilecekti. Lakin araya giren fesatlıklar her şeyi karıştırıyordu. Alman profesörlerinin Türkiye’ye gelmesiyle beraber değişen zihniyet, Türk bilimcilerin sinirlerini bozuyorlardı. Herkes artık ilme yönelmişti. Çağdaş bir devrim başlıyordu. Türk bilimciler buna inanmıyordu ve bu yüzden Alman profesörlerin önünü kapatmak için her şeyi yapıyorlardı.

Ve piyango von Hipple’ye çıkmıştı. Zavallı dürüst, işini ehliyle yapan sadakat sahibi biriydi o. Onun Atatürk ile beraber beyaz ata binip gezi yapma hayalleri vardı. Atatürk’e, Türklere hayrandı o adam. Lakin onu çekemeyenler hain bellediler. Ve onla imzaladıkları anlaşmayı fes ederek kendisine yol verdiler.

Gel zaman git zaman ülkede yavaş yavaş değişimler oluyordu. Ama kimse bunun iyi mi yoksa kötü mü sonuçlanacağını bilmiyordu. Gerhard Türkiye’nin sonunu da Almanya gibi olmasını istemiyordu.

Üstelik birde Atatürk vefat etmişti. Ne olunacak bilinmiyordu. Ama herkes Atatürk’e hayrandı. Gerhard’ın kızı Susanne bile “Ben Türk’üm.” , “Ben Atatürk’ün kızıyım.” Diyordu.

Kanadı Kırık Kuşlar kitabı iki bölümden oluşuyordu. İlk bölümde yaşanan sıkıntılar sona eriyor, lakin ilerleyen zamanlarda aynı sorun farklı şekilde tekrar meydana geliyordu. Geçmişte hissedebilmiştim kendimi. Zamana yolculuk gibi… O zorlu, imkânsız dönemleri ben yaşıyormuşum gibi. Ama güzel öğütlerle donatılan bir kitaptı.

Yazar: Selin Gürcüoğlu

Kanadı Kırık Kuşlar Konusu

Yazdığı romanlar ile adından her zaman söz ettirmeyi başaran Ayşe Kulin Kanadı Kırık Kuşlar romanı ile okurları yine tarihte bir yolculuğa çıkartıyor.

Kanadı Kırık Kuşlar kitabının konusu 1930lu yılların Almanya’sında başlıyor. Yahudi olan Gerhard ve ailesinin huzurlu hayatı Nazilerin baskısı nedeni ile cehenneme dönüşmeye başlamıştır. Her gün kendilerine karşı gelen yeni katı kurallar nedeni ile kaçış yolu aramaya başlayan aile yüzlerine kapanan kapılar nedeni ile gün geçtikçe çaresizliğe kapılmaktadır. O zaman Avrupa’da bir ülke tüm Yahudilere kapı açar ve o ülke de Türkiye’dir. Hiç tanımadıkları Müslüman bir ülkeye göç etmek onlar için zordur fakat Nazilerden kurtulmanın tek yolu budur.

Kanadı Kırık Kuşlar romanı 1930 Almanya’sında başlıyor ve 2000li yılların Türkiye’sine uzanıyor. Schlimann ailesinin yıllar süren acılı hikayesi okurları derinden etkiliyor ve savaşın gerçek yüzünü bir kez daha gün yüzüne çıkartıyor.

Kanadı Kırık Kuşlar Yorumları

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum ayşe kulinin son bir kaç kitabı bende hayal kırıklığı yaratmıştı ama bu kitabının konusu ilgimi çekti önceki güzel kitaplarına benziyor gibi o yüzden alıp okumayı düşünüyorum

05-11-2016 19:26 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum ayşe kulin hayranıyım ancak en son handan bende öyle hayal kırıklığı yarattı ki ..şimdi tereddütle yaklaşıyorum ama konu güzel .nefes nefes e kitabını anımsattı

05-11-2016 21:02 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum diyorsun özeti özeti çikmiyorr

08-11-2016 16:33 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum emınım güzel bır romandır fakat konusu cok demode olmus kılasık. bır konu, yahudılerı alman fazızmınden cektıgını bılmeyen yok. keske bızım ülkemızdekı yasanan fasızimden zarar gören azinliklari ve sürgün olan halki da yazsaniz yani hali hazirda su an yasanan fahseti kaleme alsaniz daha iyi olur diye düsünüyorum saygilar

12-11-2016 00:42 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum konudan daha çok duygu sömürüsüne odaklanmış bilindik hikayeler ile hüzün yaratmış hepsi bu

15-11-2016 23:26 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum ayşe kulin beğendiğim bir kalem olmasına karşın bu kitap da dahil son üç kitabı bende hayal kırıklığı yaşattı. güzel başlayan hikayenin memleket meseleleri ile noktalanması hikayeyi kanımca basite indirgemiş.

25-11-2016 10:29 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum ayşe kulinin emekli olma zamanı gelmiş gibi

26-11-2016 00:43 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum kitaba ilk baslafigim zaman heyecan vericiydi ama sonralari heyecanini yitirdi kac gündur okumak istemiyorum tam bir fiyasko

30-11-2016 21:12 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum anlamadığım şu nedense herkeste bi yahudi hayranlığı birazda türklerin başka memelekette çektikleri sıkıntılara değinin bence demode bence

22-12-2016 14:42 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum kitabın başlangıcı her ne kadar keyifliyse son 100 sayfasida bir o kadar kötüydü kitabı bitirmek için eziyet çektim resmen hayal kırıklığımi anlatamam

22-12-2016 23:11 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum en az on kirabını okuduğum yazarın bence en zayıf kitabı halbuki başta iyi gidiyordu.fakat büyükbaba, baba , çocuk, torun, torun çocuğu sıktı

01-01-2017 15:14 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum 282. sayfaya kadar okuyun geriye kalan tam bir fiyasko zaten sıkılıp bırakırsınız ama

15-01-2017 15:53 !!

Kanadı Kırık Kuşlar Yorum bu kitap ile ilgili 20 soru ve cevap yapabilecek yardım pls ....

01-02-2017 00:19 !!

Yorum Yaz

:: Ayşe Kulin ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: Yazarlar ::
:: Kategoriler ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap