"Birazdan söyleyeceklerim hoşunuza gitmeyecek ancak işitecekleriniz, birçoğunuzun kulak tıkadığı gerçeklerdir. Yüzleşirken ter dökecek, yumuşak koltuklarınızda rahatsız olacaksınız belki de. Ancak birinin çıkıp sizi rahatsız etmesinin vakti gelmişti. Birinin size zincirlerle yaşadığınızı hatırlatması gerekiyordu artık. Bu modern kölelik sistemi o denli yedirildi ki bize, bileklerimizde sallanan zincirleri göremeyecek kadar kör, sesini işitemeyecek kadar sağır olduk. Yerlerde tekmelenip dövülürken el kaldıramaz olduk, ağzımız kapatılırken sesimizi çıkaramaz olduk, küfürler yağdırılırken sineye çeker olduk, üstümüze toprak atılırken uslu uslu yatar olduk. Ah benim hakkını savunamayan kardeşlerim! Mağdur ve mağrur halkım; uykunuzu bölüyorum lakin artık atın üstünüzdeki ağır toprağı. Mezarlarınızdan kalkın ve hakikatle yüzleşerek hafifleyin! Size kalkan elleri kırmak istiyorsanız sokağa dökülün. Aynı toprak üzerinde huzur içinde yaşarken, bölücü fikirlerle kırbaçlanıp birbirine düşman edilen kardeşlerim. Kırbaçlara boyun eğmeyin, şeytanların sözlerine kanmayın kolayca. Dostça bakan gözlerindeki düşmanlığı görün artık! Elindeki yetkileri size karşı kullanan sayılı düşmanlarınızı görün ve esas gücünüzün farkına varın. Sizi bölüp daha küçük parçalara ayırmalarına göz yummayın. Unutmayın, bütün olarak daha güçlüsünüz. Saklandığınız gölgelerden çıkın ve kanınızı emen yarasalara karşı ışıkta savaşın!"