akat süvari alayının gelmesiyle B. kasabasında her şey değişti: sokaklar renklendi, bodur evlerin yüzü gülmeye başladı. Önlerinden sık sık, sorguçlu miğferli yakışıklı subaylar geçtikçe evlerin perdeleri usulca açılıyor, camlar aralanıyordu. Subaylar, çevrede oturan arkadaşlarına giderlerdi; terfi işinden, tütün cinslerinden söz ederlerdi. Arada bir oyun kızıştırdıkları olurdu. O zaman parası bitenler atını, faytonunu ortaya koyardı. *** süvari alayında böyle elden ele gezen bir fayton vardı, sahibinin kim olduğu belli bile değildi... Bir gün binbaşı biner, ertesi gün oyunda şansı dönünce alayın en genç teğmeninin eline geçerdi. Bir hafta sonra gene binbaşının emir eri avluda temizleyip yağlardı arabayı…



Dünya edebiyatının gelmiş geçmiş en yetenekli yazarlarından olan Gogol’ün, öyküleri, hem Rus toplumunun hem de tüm insanlığın mizacını ve çelişkisini dile getiriyor. Gogol, mizah anlayışı, gerçekçiliği veya aksine gerçeküstücülüğü ile Rus edebiyatının öncüsü olurken pek çok yazara da ilham kaynağı oldu.



Bu eserde Gogol’ün üç ayrı hikâyesini bir arada sunuyoruz: “Fayton”, “Portre”, “İvan İvanoviç Şponka ile Teyzesi”