Yürekdede İle Padişah

Cahit Zarifoğlu Yürekdede İle Padişah
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Öykü/Hikaye
Yayınevi:Beyan Yayıncılık
Yayınlandığı Yıl:1987
Sayfa Sayısı:87
ISBN:9754731279
Kitap Puanı:
6.2 / 10 | Oy: 234 | Yorum: 3
Editör Puanı:7
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
Pandora:5,60 TL
KitapYurdu:5,72 TL
D&R:6,24 TL
Sözcü Kitabevi:6,40 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6.2
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Arka Kapak Bilgisi

Yürekdede İle Padişah Özeti

Cahit Zarifoğlu Yürekdede İle Padişah


Yürekdede ile Padişah kitabı, içinde kötülerin ve kötülüğün olmadığı, iyiliğin mutlak galip geldiği hoş bir masal. Hanımı Ayşe Nine ile kendi halinde, ibadet ve tefekkür içinde yaşayan Yürekdede’nin Padişah ile arasında geçen bu masalda Padişahın Yürekdede’den öğreneceği çok şey vardır.

İnsanın gerçekte neye ihtiyaç duyduğu ve bu ihtiyacı kimden istemesi gerektiği öğretilirken, samimi bir duanın, menfaat gözetilmeden yapılan iyiliğin karşılığını nasıl bulduğu da Yürekdede ile Padişah arasında yaşanan hikayede cevabını buluyor.

Güzel geçen kış mevsimine karşın aşırı ve bunaltıcı sıcaktan ötürü yazları yaylalara çıkılan bir köy varmış. Burada Yürek Hasan ismiyle bilinen bir delikanlı yaşarmış. Bu isim ona neden verilmiş bilinmez ama Yürek Hasan oldukça merhametli bir insanmış. Kendisi gibi hanımı Ayşe de doğma büyüme bu köylülermiş. Kışları köyde, yazları yaylada zaman böyle akıp geçmiş. Ayşe Nine ile Yürekdede 80li yaşlarına basmışlar. Köylüler kafileler halinde yaylaya göç ederken Yürekdede ile Ayşe Nine hastalıklarından dolayı bir türlü yola çıkamamışlar. Sonunda bir gün yola çıkmaya derman bulup hazırlıklarını tamamlamış ve küçük develerine eşyalarını yükleyip bir odadan oluşan evlerini de Allah’a emanet edip yola çıkmışlar.

Şehrin ışıklarının pırıl pırıl göründüğü bir yerde mola vermişler, çadırlarını kurmuşlar. Tefekkür içinde geceyi burada geçirmişler. Sabah güneş doğmadan bir saat evvel kalkmayı adet haline getiren Yürekdede yine sabahleyin kalkmış, eşiyle namazlarını kılıp sıcak çorbalarını içmişler. Birbirleriyle 65 yıllık evlilikleri boyunca olduğu gibi muhabbetle sohbet etmişler. Bu sırada oradan geçmekte olan atlıları görünce sevinmişler ve kendilerine misafir gönderen Allah’a şükrederek onları ağırlamak üzere çadırlarına buyur etmişler. Yolculuktan ötürü haylı acıkmış ve susamış olan misafirlerine önce su getirmişler, sonra da yemek vermek için hazırlığa koyulmuşlar. Misafirlerine layık bir yemekleri de olmadığından biraz düşünüp yüklerini taşıdıkları deveyi kesip ikram etmeye karar vermişler. Deveyi kesip etlerini özenle ayırıp misafirlerine sunmuşlar. Çok acıkan misafirler yemeklerini afiyetle yedikten sonra müsaade ve helallik istemişler. Bu misafirler aslında tebdil-i kıyafet ile halk arasında dolaşmaya çıkan padişah ile onun vezir arkadaşlarıymış. Bu gönlü geniş iki ihtiyarın kendileri için yük develerini kestiklerini de bildiği halde ses çıkarmamış, kendisini de tanıtmamış. Yalnızca Yürekdede’ye, ışıkları görünen şu şehirde padişahın yaşamakta olduğunu ve her Cuma Ulu Cami’de padişahın hutbe verip namaz kıldırdığını söylemiş. Onun yanına gitmesini ve ondan bir şeyler istemesini söylemiş. Yürekdede de bunu kabul edip gideceğini söylemiş. Cuma namazını padişahın söylediği gibi Ulu Cami’de kılmak üzere yola çıkmış. Ama maksadı sadece padişahı yakından görmekmiş. Belki bir de deve isteyebileceğini düşünmüş. Camiye vardığında kalabalık bir grup olduğunu görmüş ve bunların türlü isteklerle padişaha yaklaşma çabalarını görmüş. Bunca ihtiyacı bulunan insanı görünce padişahın yanına varmaktan çekinip onu uzaktan görmekle yetinmek istemiş. Ancak padişah onu görünce yanına gelmiş ve kendisini namazdan sonra ağırlamak istediğini söylemiş. Yürekdede Padişahı tanıyamamış, teklifi kabul etmiş. Namazdan sonra dua ettikleri sırada padişahın Allah’tan kendisine rızık vermesini istediğini duyunca oradan ayrılmaya karar vermiş. Padişahın da bir başka Padişah’tan istediğini, kendisinin de ancak Allah’tan istemesi gerektiğine karar vermiş. Padişah da Yürekdede’nin böyle aceleyle oradan ayrılmasındaki hikmeti sezerek pişmanlık içinde Allah’a yeniden yalvarmış.

Yürekdede, hanımı Ayşe Nine’nin yanına gelmiş, ertesi gün yeniden yola düşmeye karar vermişler. Ancak develeri bulunmayışından gitmek istedikleri yolun dörtte birini bile gidemeden yorulmuşlar ve bulundukları yerde konaklamaya karar vermişler. Çadırı kurmak için kazıkları çakmaya başlamışlar. Ancak son kazığı bir türlü çakamamışlar. Oradaki bir taşın çıkarılması gerekiyormuş. Yürekdede taşı çıkarmak için kazdığı sırada topraktan bir kazan çıkmış. İçinde de define bulunmaktaymış. Yürekdede Allah’tan istenilmesinin ne kadar doğru bir karar olduğunu bir kez daha anlayıp şükretmiş. Kazanın içindekileri fakirlerle paylaşmak için yeniden şehre inmiş. Gelirken yanına sadece bir deve almış. Binmeye kıyamayıp yanında getirmiş, hanımının ne kadar sevineceğini tahmin etmeye çalışarak.

Yazar: Hamide Eken

Yürekdede İle Padişah Yorumları

Yürekdede İle Padişah Yorum mükemmel bir hikaye çok beğendim

20-04-2017 20:40 !!

Yürekdede İle Padişah Yorum bir kerede okuyup bitirdiğim bir öykü kitabı oldu harika bir eser

24-05-2017 20:58 !!

Yürekdede İle Padişah Yorum güzel,teşekkür ederim

12-01-2018 21:44 !!

Yorum Yaz

:: Cahit Zarifoğlu ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2018 YazarOkur Kitap.