Yurdunu Kaybeden Adam

Cengiz Dağcı Yurdunu Kaybeden Adam
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yerli Romanlar
Yayınevi:Ötüken Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1957
Sayfa Sayısı:256
ISBN:9754370614
Kitap Puanı:
5.4 / 10 | Oy: 40 | Yorum: 1
Editör Puanı:6
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
KitapYurdu:12,35 TL
Pandora:13,11 TL
Sözcü Kitabevi:13,30 TL
D&R:14,82 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

5.4
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Sıkıcı

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Arka Kapak Bilgisi

Yurdunu Kaybeden Adam Özeti

Cengiz Dağcı Yurdunu Kaybeden Adam


“Subaylar, Türkistan’ın ilerde Asya’nın büyük ve kuvvetli bir devleti olacağını söylüyorlardı. Doğuda Türk-Tatar dünyası Japonlarla dost ve müttefik olduktan sonra, batıda Almanya’ya, doğuda da Japonya’ya ve bize, hemen hemen dünyayı idare etmek hakkını tanıyorlardı. Şimdi bunarı yazarken gülmek geliyor içimden (sf. 39).”

“Biz zaten ölmek için bu üniformaları giymiştik. Ölesiye savaşmak için silahlanmıştık. Ama yalnız Türkistan’ın istiklâli uğrunda öleceğimize inanıyorduk. Yanıldığımızı anladık (sf. 219).”

Yurdunu Kaybeden Adam; vatansızlığın, esaretin ve çaresizliğin romanıdır. Romanın kahramanı Sadık Turan - esir, er, subay yahut hür bir sivil - hayattaki rolü ne olursa olsun zayıflığın ve umarsızlığın ağır sonuçlarını yaşamış bir kişiliktir. Esirken sorun çıkarmamış, er iken emirlere mutlak itaat göstermiş, subayken kendinden düşük rütbeli Alman askerlerinin talimatını yerine getirmiş, nihayet özgürlüğüne kavuşmuşken olmayan vatan topraklarından ve artık yabancısı olduğu öz kültüründen uzakta, bir yere ait olamadığı hissiyle yaşamaya devam etmiştir. Sadık Turan’ın zorlu savaş serüveninin ona verdiği tek ödül de budur: hayatta kalmak. Ancak bu ödül, Sadık Turan için cezadan farksızdır.

İkinci Dünya Savaşı esnasında Almanlar, Rusya’yla savaşırken ele geçirdikleri Kırım ve Tatar uyruklu esirlerden, Lejyonova denilen bir bölgede bir ordu oluşturur. Rus ordusunda savaşırken esir düşen bu askerler, vatanlarını yeniden kurtarmak için Alman ordusunda Ruslara karşı savaşacaklardır. Almanların amacı Ruslarla savaşırken esirlerin vatanı kurtarma motivasyonlarından faydalanmaktır. Plana göre Rusya zayıflayacak ve böylece Kırım kurtulacak, büyük Türkistan kurulacaktır, bundan Almanlar da esirler de kazançlı çıkacaktır.

Sadık Turan, bu ordunun üst rütbeli subaylarından biridir. Cepheye gitmeden önce iki haftalık izinle memleketi Kırım’a gider. Sadık Turan’ın Kırım ziyaretindeki hisleri ve yaşadıklarına kitapta önemli yer verilmiştir. Ailesi ve çevresinin öldüğünü sandığı Sadık Turan birden karşılarına çıkmıştır. Sadık Turan’ın kardeşi Bekir ise yine vatanını savunmak için Almanlara karşı Rus çetelerine karışmıştır. Nihayet ayrılık vakti gelir ve Sadık Turan bir daha dönmemek üzere Lejyonova’ya geçer.

Sadık Turan’ın emrindeki takım ve bölükler, Almanlardan gelen her emri layıkıyla yerine getirir. Askerler arasındaki bağ da oldukça kuvvetlidir. Fakat Rus cephesinden gelen haberler giderek kötüleşmektedir. Bu nedenle Türkistan bölüklerine Alman takım komutanlarının kumanda etmesi kararlaştırılır ve bu durum huzursuzluğa neden olur.

Bu esnada, Sadık Turan’a ele geçirilen yaklaşık iki bin esirin batıdaki Alman kampına sevkiyatı görevi verilir. Ancak, yola çıktığı günden beri Türkistan’a ulaşmak isteyen Muhan adındaki asker bu durumdan hoşnut olmaz ve esirlerin sevkiyatı sırasında ordudan kaçar. Muhan daha sonra yakalanarak Alman kampına getirilir. Kampın kumandanı ise Muhan’ın kurşuna dizilmesine karar verir. Cezayı infaz edecek askerler ise, yeniden esir olma tehdidiyle Sadık Turan’ın komutasındaki askerlerden seçilir. Sadık Turan’ın Muhan’ın kendi arkaşları tarafından kurşuna dizilmesi gibi korkunç bir emre karşılık, hiç olmazda askeri mahkemede yargılanması gerektiği konusundaki itirazına Alman komutanın tepkisi çaresizliği göz önüne sermektedir:

“Biz sizi esir kamplarından aldık, giydirdik, esirlikten kurtardık!.. Muhakeme olmadanmış!.. Alman üniforması giymekle benden böyle sual sormaya hak mı kazandın sanıyorsun!.. Dediğimi yap! Yapmazsan, ölecek yalnız o hain olmayacak!.. Hayatta kalanlarsa esir kamplarına!.. Haydi marş!(s.176)”

Bundan sonra Sadık Turan komutasındaki bölük verilen görevleri yapmaya devam eder; ancak, Alman ordusuna bağlılık iyiden iyiye azalmıştır. Öyle ki, bir anlaşmazlık sonucu iki alman askerini öldürüp bunu çetecilerin yaptığını raporlarlar.

Bulundukları bölgede savaş iyice kızışmış, Rusların etkisi artmıştır. Bölük de Rusların saldırısına uğrar. Sadık Turan ağır yaralanmıştır. Askerlerden yardıma gelen yoktur. Ortalığın sakinleştiği bir anda Polonya’daki kampta karşılaştığı ve âşık olduğu Marya onu kurtarır ve arkadaşlarıyla yarasını sardıktan sonra birlikte kaçma konusunda Sadık Turan’ı ikna eder.

Kaçma esnasında yaralı Sadık Turan Marya’yı koruyamaz ve Marya çileli bir yolculuğun ardından yavaş yavaş, acılar içinde yaşama gözlerini yumar.

Sadık Turan ise bütün bu hengâme arasında yine bir askeri araçta kendini bulurken fırsatını bulduğu anda sivillerin arasına karışır.

Değerlendirmeler

Yurdunu Kaybeden Adam, yaşamı boyunca Türkiye’ye gelmemiş olan Cengiz Dağcı’nın diğer eserleri gibi akıcı ve anlaşılır bir Türkiye Türkçesi ile kaleme alınmıştır.

Kitabın başlarında ve çok büyük bölümünde Sadık Turan’ın hatıralarının dayanılmaz acılar barındırdığı, sağ kolu Ahmet Akın’ın sonunun hazin olduğu ifade edilir. Bu trajediler ise ancak kitabın sonlarına doğru anlatılmaktadır. Ahmet Akın’ın sonu ise çok hızlı bir şekilde adeta geçiştirilir.

Romanda Gamalı Haç ile Kızılhaç arasında kalan Kırım-Tatar-Özbek-Kazak Türklerinin yaşadığı dram, Türk’ün Türk’e kırdırılması politikaları etkili bir şekilde ele alınmaktadır.

Yurdunu Kaybeden Adam, İkinci Dünya Savaşının Avrasya ve Orta Asya Türkleri gözünden anlaşılması açısından önemli bir yapıttır.

Yazar: Gökhan İPKİN

Yurdunu Kaybeden Adam Yorumları

Yurdunu Kaybeden Adam Yorum okurken sıkıldığım kitaplardan bir tanesi

04-10-2017 00:20 !!

Yorum Yaz

:: Cengiz Dağcı ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.