Vurun Kahpeye

Halide Edib Adıvar Vurun Kahpeye
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yerli Romanlar
Yayınevi:Can Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1926
Sayfa Sayısı:214
ISBN:9750721670
Kitap Puanı:
6.1 / 10 | Oy: 382 | Yorum: 4
Editör Puanı:7
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
Sözcü Kitabevi:9,80 TL
KitapYurdu:12,02 TL
HepsiBurada:14,42 TL
D&R:14,43 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6.1
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yerli Romanlar, Tarihi

Arka Kapak Bilgisi

Vurun Kahpeye Özeti

Halide Edib Adıvar Vurun Kahpeye


1884 yılında İstanbul’da doğan Halide Edib Adıvar, Vurun Kahpeye adlı ederini 1926 yılında yazmıştır. Milli mücadele yıllarına denk gelen bu tarih, kitapta da benzer konuları yansıtmaktadır.

Babası şehit, annesi hasta olan bir Aliye vardır. Öğretmen okulundan mezun olup mesleğini yapmak için yaşadığı yer olan İstanbul’dan Anadolu’nun bir kasabasındaki okula gider. O zamanlarda mesleğini İstanbul’da yapmak için, varını yoğunu ortaya koyan insanlara nefretle bakmaktadır. Bir gün, tek bavulla İstanbul’dan yola çıkıp milli mücadelenin hissedildiği fakir bir kasabaya gider. Kendisine ve öğrencilerinin ailesine verdiği tek bir sözü vardır: “Toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!”.

Kasabaya ulaştığında kalacağı yeri ve gerekli şeyleri öğrenmek için görev yapacağı okula gider fakat okulda kimse yoktur. Bir müddet bekledikten sonra iki adamın merdivenlerden konuşarak çıktığını duyar. Bunlardan biri okul müdürü diğeri ise Ömer Efendidir. Okul müdürü kadınlara karşı zaaf besleyen bir adamdır ve hemen Aliye’ye kendi evinde kalabileceğini söylemekten çekinmez. Müdürün aklından geçenleri anlayan Ömer Efendi ise kendi evlerinde kalabileceği teklifinde bulunur. Müdürdeki kötü havayı hemen sezen Aliye, Ömer Efendi’nin evinde kalmayı kabul eder. Ömer Efendi’nin bir de karısı vardır: Gülsüm Hala. Ömer Efendi ve Gülsüm Hala’nın kızları Emine öldüğü için Aliye’yi onun yerine koyup bağırlarına basarlar. Aliye’de onları çok sevmiştir.

Aliye sınıfta ders vermeye başladığında sınıftaki ayrımcılığı fark eder; zenginin çocuğu fakirin çocuğunu her zaman ezmektedir. Bir gün böyle bir kavgaya denk gelen Aliye öğretmen, olaydaki haksız öğrenciyi sınıftan atar. Sınıftan attığı öğrenci ise zengin bir adam olan Hüseyin Efendi’nin oğludur. Bu olaydan sonra sınıfta Aliye’ye karşı olan saygı daha da artmıştır. Durumu öğrenen Hüseyin Efendi her ne kadar Aliye ile kavgaya geldiyse de ağzının payını alarak okuldan ayrılmak durumunda kalmıştır.

Halkın alışkın olmadığı türden otoriter bir öğretmen olan Aliye, herkes tarafından Aliye hakkında gerek aleyhinde gerekse lehinde dedikodular yapmaktadır. Bunun yanında Aliye’nin güzelliğine hayran kalan birçok erkek de onunla evlenmek istediğini sık sık dile getirir.

Tam bir vatan aşığı olan Aliye, öğrencileri de öyle yetiştirmek ister ve elinden geleni yapar. Sık sık öğrencileri de yanına alarak bayraklarla kasabanın meydanına gelir ve bu da Kuvayi Milliye taraftarı olduğunu açıkça belli eder. Yine böyle bir Cuma günü meydana geldiklerinde Fettah Efendi’nin konuşma yaptığı bir kalabalıkla karşılaşırlar. Bu kalabalık Kuvayi Milliye’ye karşı olan bir kalabalıktır. Ne yapacağını bilemeyen Aliye’nin kanı donar ama yine de oradan uzaklaşıp gitmeye gönlü razı değildir. Tam o sırada bir grup kuvayi milliye askeri meydana gelirler ve Aliye’nin orada oluşu halk tarafından unutulur gider. Kuvayi Milliye ordusunun komutanı Tosun Bey, birkaç gün sonra kasaba ahalisini toplar ve ordu için herkesten para ister. Halk içten içe para vermek istemese de bunu kimse dile getiremez, Fettah Efendi haricinde… Tosun Bey, bu durumu terbiyesizlik olarak nitelendirir ve Fettah’a ağır bir ceza vereceğini söyler. Bu durumu duyan kasaba halkının kadınları, başta Fattah Efendi’nin karısı olmak üzere bir sürü kadın Aliye öğretmenin kapısına dayanır ve Tosun Beyi vazgeçirmesini ister. Bu kadınlar karşısında dayanamayan Aliye elinden geleceğini yapacağına dair söz verir ve Tosun Bey ile konuşur. Tosun Bey de birçok erkek gibi Aliye’den çok etkilenir ve kararını geri alır. Aralarında bir gönül ilişkisi başlar. Fakat Tosun Bey’in gitmesi gerekiyordur. Tekrar geri gelmek üzere Aliye’yi Ömer Efendi’ye emanet eder. Aliye’de gönlü olan Fettah Bey ile Hüseyin Efendi Tosun’un kasabaya dönmesini istemezler ve kasabadaki düşman birliğinin komutanı Domyanos’a gidip durumu anlatırlar. Damyanos, tüm kasabayı kendine hayran bırakan bu kızı çok merak eder ve Tosun’un ona ulaşamaması için Aliye’nin evinin etrafına askerlerini dizer. Bu durumdan haberi olan halk, Aliye’nin düşmanla bir iş birliği içinde olduğunu düşünerek onu taşlarlar ve hep bir ağızdan “VURUN KAHPEYE! VURUN KAHPEYE!” diye bağırırlar. Aliye bu işkenceye daha fazla dayanamaz ve ölür.

Yazar: Handenur DURALI

Vurun Kahpeye Yorumları

Vurun Kahpeye Yorum halide adıvar savaş dönemini çok güzel yazıyor ama çok fazla detay olduğu için insan sıkılıyor romanları akıcı değil

11-12-2015 20:48 !!

Vurun Kahpeye Yorum vurun kahpeye kitap özeti için teşekkür ederim kitabı okudum birşey anlamadım özet çok yardımcı oldu diyebilirim

22-01-2016 01:05 !!

Vurun Kahpeye Yorum su anda kitap özeti çok isime yaradi hocaya kitapi okumadan anlatacak çok teşekkürler

25-03-2016 09:38 !!

Vurun Kahpeye Yorum arkadaslar aliyenin en yakin arkadaşları kimdir

27-12-2016 10:11 !!

Yorum Yaz

:: Halide Edib Adıvar ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.