Pınar - Sessizliğin Sesi - 2. Bölüm

Dağın üzerine çıktıkça insanların nefret dolu sesleri azalıyor, karanlığın merhameti etrafını sarıyordu. Kısrağın dizleri ağır ağır sendelemeye başlarken dedenin arkasında koyu bir karanlık, dipsiz bir kuyu gibi gözüküyordu. Dağın eteklerine araçlar park edilmiş ve yolun olmadığı yerlere atlar ile köpeklerin, uzak olmasına rağmen kapana kıstırdığı avı yemek için hazırlanan aslan gibi uğultulu ve hırlamalı bağrışları duyuluyordu.

Kısrağın dizleri artık hareket edemiyordu. Koşmaktan yorulmuş biricik yoldaşı ayaklarının üzerine yıkılıverdi. Sesler gittikçe azalıyordu. Attan inen Dede’nin adımları birbirini takip ediyor. Soluk soluğa kaldığı yerde sesler dört bir tarafından gelmeye başlıyordu. Yaşlı adamın başı dönüyor. Bir yandan da arkasından gelecek salyaları akan köpeklerden korunmak için arkasına bakıyordu. Delirmeye başlıyordu, ya da çoktan delirmişti. Sesler azaldıkça daha hızlı nefes alıyor. Soluk soluğa kalarak kafasında çınlayan seslerden daha da fazla korkuyordu.

Her adım atışında arkasına bakıyor. Kucakladığı torununu dağın zirvesine doğru kaçırıyordu. Sesler kafasının etrafında bir duyulup bir kayboluyordu. Köpeklerin korkunç görüntüsü kendisinden çok yavrucağa ulaştıklarında yapacakları onu tedirgin ediyordu. Ayakları birbirine dolaşıyordu. Keskin bir sessizliğin ardından yaşlı kısrağının kişnemesi duyuldu. Kulakları sağır eden bir haykırışla kulaklarından kendisini deli edebilecek unutamayacağı sesi yankılanıyordu. Ayakları birbirine takılmaya başladı. Dünden kalan yağmurlu yolda çamurun içine yuvarlanmaya başladı. Çocuğunu kaybetmenin acısıyla gözyaşlarını tutamadı. Torununu da kaybetmek istemiyordu. Çamurun içerisinde sıkı sıkıya tutuyordu. Dirseklerinden güç alarak doğrulmaya başladı.

Çamurun ağzına giren kısmını tükürdü. Gözlerini elinin tersiyle sildi. Belini bebeğiyle birlikte doğrultmaya çalışırken etrafını saran hırlama seslerini daha rahat duyuyordu. Etrafında tam altı tane göz ona bakıyordu. Yorgun ve yaşlı bedeni artık dayanamıyordu. Sessizliğin ortasında hiçbir şeyi hissetmiyor. Yenilgiyi kabul ederek olduğu yere yığılıyordu. Sessizliğin sesinden başka zorlanarak açtığı gözlerini de çamurun içerisine yığılarak ağır ağır kapatmaya başlıyordu. Torosların kurt ve köpek seslerine karışan yüksek dağlarının eteklerini saran insanlar toprakları döverken, karanlık ve gece bütün ihtişamıyla makilerin üzerinde Dolunay’ın o büyüleyici ışığını yükseltiyordu.

Yazar: Şeyhzade Bilgin

Oy Ver

7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel

Yorum Yaz


benzer yazılar






Pınar - Sessizliğin Sesi - 2. Bölüm Yorumları

Pınar - Sessizliğin Sesi - 2. Bölüm Yorum büyük bir merakla devamını bekliyoruz...

21-05-2017 13:40 !!

Yorum Yaz



reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.