Kızım Olmadan Asla

Betty Mahmudi Kızım Olmadan Asla
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yabancı Romanlar
Yayınevi:Yakamoz Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1991
Sayfa Sayısı:408
ISBN:6053845010
Kitap Puanı:
6.1 / 10 | Oy: 81 | Yorum: 2
Editör Puanı:10
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
KitapYurdu:6,32 TL
D&R:12,00 TL
HepsiBurada:12,19 TL
Sözcü Kitabevi:13,60 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6.1
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yabancı Romanlar, Gerilim
Orjinal Adı:Not Without My Daughter
Çeviren:Çiğdem Samsunlu

Arka Kapak Bilgisi

Kızım Olmadan Asla Özeti

Betty Mahmudi Kızım Olmadan Asla


Betty Mahmudî'nin Kızım Olmadan Asla kitabında kendi hayatının zorlu bir dönemini kaleme almıştır.

Betty İngiliz hava yollarına ait uçağın içinde kızı ve kocasıyla İran’a gitmektedir. Mehtap ise yolda yorulmuş ve uykuya dalmıştır. Mudi Amerikan pasaportlarının İran el koyabilir diye saklanması gerektiğini, Betty'nin Amerikalı olduğunu ve ilk ona bakacaklarını söyleyerek kendine alır. Betty dünyada Amerikalılardan en çok nefret eden bu ülkeye kızı için gelmiştir. Kızı babasının ülkesini bir kez görsün ki, bir daha gelmek istemesin diye düşünmektedir. Mudi'nin İran’a ayak basar basmaz Betty'i ve Mehtap'ı sonsuza kadar orada tutacağını söyleyen arkadaşlarına; Mudi'nin bir Amerikalı gibi yaşadığını söylemiştir. Fakat çok erken konuşur.

Mehtap doğalı dört yıl olmuş; oldukça neşeli, konuşkan, girişken bir çocuktur. Anne ve babasıyla olan ilişkisi ise sevgiye dayalıdır. Mehtap Farsça bir kelime olup ' ay ışığı ' anlamına gelmektedir. Gelme sebebi kesinlikle kızıdır. Uçak inmeden önce Betty kalın çoraplarını giyer ve kafasını kapatır. Uçaktan inip terminale götürecek otobüse giderken Tahran'ın kavurucu sıcağını buram buram hissederler.

İran’da ki kadınların kollarını, bacaklarını ve alınlarını örtmek zorunda olduğunu duymuştur. Lakin havaalanında personellerin bile ağzı, burnu kapatacak kıyafet giymek zorunda olduklarını yeni fark eder. Havaalanında onları sayısız yeğenden biri Ziya Hakim karşılar. Gümrük memurları, kıyafetlerini ve Mehtap'ın onunla her yere giden tavşanını almalarına müsaade eder. Kalan eşyalar ise gümrük vergisi uygulandıktan sonra alınacaktır. Havaalanından çıkınca Mudi etrafı karalara bürünmüş bir kalabalık tarafından çevrilir. Daha ne olduğunu anlayamadan bazıları da Betty ve Mehtap'a sarılır, öper.

Mudi Amerika'da anestezi uzmanı olsa da İran’da Emine Bozorg'un küçük kardeşinden başka bir şey değildir. Tanışma merasiminden sonra arabalara binilip, Emine Bozorg'un evine yola çıkılır. Eve giderken araba da Emine Bozorg Betty'e bir paket verir. İçinden kafaya takılan bir rusari ile manto çıkar. Mudi ona bunlarsız gezemeyeceğini söyler. Betty'e Amerika da böyle söylenmemiştir. Emine Bozorg'un evi betonarmeden oluşan ama yine de bahçesinde havuzu bulunan, bahçeli bir evdir. Evde bir sürü misafir vardır. Mehtap'ı tuvalete götürür ve oranın ne felaket bir yer olduğunu görür. Bunun üzerine banyodaki Amerikan tarzı tuvalete girer. Çıktıklarında Mudi onlara başı boynundan ayrılmış bir koyun göstererek, onlar için kesildiğini ve üstünden atlayıp eve öyle girmeleri gerektiğini söyler. Başta itiraz etse de Mudi; bunun bir gelenek olduğunu ve yapması gerektiğini kesin bir dille ifade eder. Yemek kısmına geçtiklerinde Betty ve Mehtap gördükleri karşısında ve yemeklere oldukça yağ koyulmasından dolayı pek bir şey yiyemezler. Yere bağdaş kurarak oturan herkes ya kaşıkları dökerek ya da ekmekle yemektedir. Dua ederken ağızlarından çıkan salyalar yemeklere düşmektedir. Zaten bütün ilgi Mudi'dedir. Onların farkında olan kimse yoktur. Ertesi gün olduğunda Betty, Mudi'nin telaffuzunda değişme olduğunu ve sanki zorla İngilizce konuştuğunu fark eder. Mudi çocukluk hayatına dönünce Amerika'da ki yaşantısını unutmaktadır. Bir kaç gün geçtikten sonra Mudi onun evde de çador yani, İranlı kadınların kullandığı çarşaftan kullanması gerektiğini söyler. Hacı baba ona alınıyordur. Ev onun olduğu icin Betty karşı çıkamaz. Sadece günlerin çabuk geçmesini istemektedir. Emine Bozorg'a göre her gün duş almak iyi değildir. Derideki gözenekleri açarak mide üşütmesine yol açacağını savunur. Kendi de zaten ayda bir zor hamama gitmektedir. Mudi ilk defa ablasını bu konu da onaylamaz. Mudi artık tüm İranlılar gibi boş bakmaya başlamıştır.

Gitme gününden bir gün önce dışarı da gezerken Mudi, dışarıda yapmaması gerektiği halde Betty'nin elini tutar ve işten çıkarıldığını söyler. Gitme günü ise eve dönmeyeceklerini, ailesini ve oğullarını bir daha göremeyeceğini söyler. Betty ne yapacağını bilemez, umutsuzluğa kapılır. Emine Bozorg'un evinde hapis hayatı yaşamaya başlarlar. Bir gün telefonun oradayken telefon çalar; arayan annesidir. Ona elçiliğin numarasını verir. Cesaretini toplayıp arasa da sesini duyuramaz. Evdeki Fereşte onun telefonla konuştuğunu Mudi'ye söyler. Mudi ise bir daha telefonla konuşmasını yasaklar. Bir ay sonra evdeki herkes uyurken evden çıkar ve İsviçre Elçiliğine gider. Ailesi ile konuşması dışında ellerinden bir şey gelmez. Eve döndüğünde ise Mudi eve gelmiştir. İşler hiçte iyi gitmez.

Betty için kötü geçen günler sonunda aslında o evden çıkmaları gerekmektedir. Plan yapabilmesi için yalnız kalabilmelidir. Mudi'ye iyi davranmaya başlar. Rıza'ların evlerine davet etmesi üzerine orada kalalım der. Mudi onun bir taraf yani nezaket olduğunu söylese de zorla oraya giderler. Rıza'ya gittikten bir süre sonra Mamal, onları yarın yemeğe çıkaracağını söyler. Ama ertesi gün bunun bir taraf olduğu anlaşılır. Betty ve Mehtap hazırlanmıştır. Çıkmak isteseler de Mudi 'hayır' der. Çünkü onlar ev sahibidir. Betty bu durumda onları yalancılıkla suçlayınca işler bir kez daha kızışır. Mudi Betty'i oldukça kötü bir şekilde döver ve Iran yasası olarak kocaya kimse karışamaz. Mudi her geçen gün biraz daha kötüleşir. Işleri de halledilmediği için bir hali, bir halini tutmaz. Bir sabah Mehtap'ın okula başlayacağını söyler. Mehtap'ı bırakıp her geldiklerinde çocuk ağlamaktadır. Sonunda Betty de ders saatlerinde okulda olmak şartıyla onunla gider. Biraz daha duvarlar kalkmıştır. Mudi'nin tutarsız hallerini gördükçe kaçmanın yollarını aramaya devam eder. Bir gece bomba sesleri ile uyanırlar. Savaş oraya da gelmiştir ve uçaklar bomba atıyordur. Betty daha da kararını kesinleştirir.

Mehtap'ın okulunda ki bir öğretmenin ona yardım etmek istemesiyle, umutları artar. Alev Hanım onu Iran'dan kaçıracaktır. Betty bu kez güvenmek ister.

Mudi bir süre sonra Mehtap'ın okula tek gitmesi gerektiğini söyler. Bunun üstüne Mehtap ağlar. Mudi ona tokat atınca Betty daha fazla dayanamaz: Mudi'ye saldırır. Boğuşma Betty'nin dayak yemesi ve Mudi'nin Mehtap'ı alarak gitmesi ile sonuçlanır. Artık onu öldüreceğinden korkmaktadır. O akşam Mehtap'ı geri getirmez. Betty Mehtap bir daha gelmek istemesin diye getirdiği bu yerde, kızını kaybetmiştir. İki gün sonra Nesrin'in üzerine Esey de taşınır. Pencerenin kenarında duruyorken, Alev Hanım gelir ve ona ulaşamadığını, her şeyin hazır olduğunu söyler. Alev Hanım Mehtap'ı bulacağını söyleyerek gider.

Betty namaza ve Kuran kursuna başlayarak iki amacı vardır. Hem Mudi'yi memnun etmek hem de ondan önemlisi Allah'ı memnun etmek. Ona göre eğer; Tanrı ve Allah aynı kişiyse dualarının kabul olmasını diler. Bir hava saldırısı sonucu Mudi, Mehtap'ı getirir. Bu savaştan dolayı kenetlenmeleri gerektiğini söyler. O günden sonra ki gün kapıyı kitlemeden gitse de Betty evden çıkmaz. Mudi ise, eve neşeli gelir.

Bir gün Mudi ile Emine Bozorg'un evine giderler. Mudi gidince ablası Betty'e ailesi ile konuşabileceğini söyler. Karşı çıkar, oyun yaptığını düşünerek ama ciddi olduğunu görünce ailesine telefon eder. Babası hastadır. Bir an önce onu görebilmek ister. Telefondan sonra Betty ve Emine Bozorg; Zühre ve Fereşte'nin yardımı ile konuşurlar. Emine Bozorg Mudi'ye kızmaktadır. Mehtap'ı annesine götürmesini de o söylemiştir. Akşam eve gidince Hacı Baba evlerine ziyarete gelerek o evin başkasına ait olduğunu çıkmaları gerektiğini söyler. Kendilerine güzel bir ev bularak çıkarlar. Evin içinde Mudi, muayene yeri açacaktır. Üç gün hastanede iki gün ise evde olur. Betty bu durumla birlikte oldukça özgürleşir. Her işi artık o yapmaktadır. Alev Hanım'dan ses çıkmaması üzerine yıkılan umutları, eline bir kağıt verilmesi ile biraz daha yeşerir. Adrese gidince ona Amahl dediği adam; gündüz Humeyni yanlısı, gece ise türlü entrikalar çeviren bir adamdır. Betty bu adama güvenir. Uzun bir zaman sürecek olsa da onları oradan çıkaracaktır. Aslında Betty bir bakıma Amerika'da ki hayatına burada sahip olmuştur. Fakat Mudi'den hem nefret ediyor hem de korkuyordur. Mudi'nin komşuları Şemsey ve Zühre'nin gelmesi ile Betty kendine arkadaş edinmiş bile olur.

Mehtap artık birinci sınıfa başlaması gerekir. Betty de daha fazla dışarı çıkabilmek adına sesini çıkarmaz. Kızını duraktan almadan önce yemek kitabı baktığı yerde Alice isminde bir bayanla tanışır ve oldukça sever. Mudi'ye bahsedince bir gün evlerine çağırırlar. Şemsey ve Zühre'de, Alice sever. Bir süre sonra Amahl onu çağırır. Ona Şükran Günü evde olabileceklerini söyler. Bunun üzerine Helen'den yeni pasaportlarını ve gerekli belgelerini alır. Şükran günü yaklaştıkça gidemeyeceğini düşünmeye başlar. Gün geldiğinde ise gidemeyeceğini öğrenir. O Şükran Günü keyfi hiç yoktur. Üstelik ailesine geleceğini söyleyip gidemediği için de çok üzgündür. Hasta babası yatağında onu bekliyordur.

Ocak ayının ortalarında Amahl'ın sabırlı olun demelerinin arasında Betty; babasının ameliyat olacağını öğrendiği bir telefonda, Mudi babasını görmeye gidebileceğini söyler. Üstelik bunu ailesine de söylemesini ister. Kesinlikle bir şeyler çevirmektedir. Ertesi gün Mamal her şeyi hazırlamaktadır. Yalnızca bir detay vardır: Betty tek başına gidecektir. Mudi Mehtap'sız gidip, evi satacağını ve parayı göndermeden, dönmesine izin vermeyeceğini söyler. Betty için yolun sonu gelmiştir. Kızı için her şeye katlandıktan sonra onu bırakıp gideceğine Mudi nasıl inanırdı?

Amahl'a söylediğinde ise gitmemesini, giderse bir daha kızını göremeyeceğini söyler. Mudi tüm pasaport işlerinden sonra 31 Ocak gününe bilet alır. Amahl görmeye gittiği bir gün Mudi eve geç gelince söylediği yalana inanmaz ve gidene kadar onu eve kapatır. Betty'nin tüm umutları sönmektedir. Üstelik kızı ise onu bırakıp gideceğini düşünmeye başlar.

Yine bir gün komşularına gideceklerdir. Fereşte ile çiçek almaya diye çıkarak, onunla yollarını ayırır. Fereşte ona iyi bir dost olmuştur. Amahl'ı arayarak bu onun son şansı olduğunu söyler. Bir süre Amahl'ın dediği bir evde saklanıp, Mudi'yi, görüşelim diye oyalar. Tam da görüşme günü her şey hazır bir şekilde Türkiye üzerinden kaçmak için yola çıkarlar. Bir ailenin yanında Tahran'dan çıkmak üzere yerlerini alırlar. Kimseyle konuşmamaları gerekmektedir. Tebriz'e vardıktan sonra başka bir arabaya geçerek yollarına devam ederler. Bir süre böyle yol aldıktan sonra başka bir kamyonete geçerler. Adının Mosehn olduğu biri onları bir eve sokar ve kıyafetlerini değiştirirler. Sınırdan geçecekleri için ziynet, para ve pasaport onda kalır. Betty huzursuz olsa da yapacak bir şey yoktur. Bir süre daha gittikten sonra bir cipin bagaj kısmına geçerek yola çıkarlar. Bir askerin, kontrol için durdurmasından sonra yollarına devam ederler. Bir evde tekrar üst değiştirdikten sonra at üstünde dağları geçmeye başlarlar. Türkiye sınırını at üstünde geçmek zorundadırlar. Sonunda Betty'nin refakatçisi ' Türkiye! Türkiye! ' dediğinde mutluluk için de şükreder. Betty dağdan geçerken oldukça zor geçmiştir. Dağdan sonra bir evde daha ısındıktan sonra ancak uyuşan vücudu kendine gelir. Dar dağ patikalarından sonra bir köye gelirler, oradan da araba ile devam ederek Van'a son yere varırlar. Burdan sonrası Betty'nin işidir. Mosehn ona eşyalarını geri vermiştir. Onları getiren şoför Ankara'ya giden otobüse bindirdikten sonra gider. Kışın ortasında zorlu yoldan dolayı yolu daha uzun süre de bitirerek Ankara'ya varırlar. Vizesiz kalabilecekleri bir otel bulduktan sonra sabahı beklemek kalır; Amerika elçiliğine gitmek için. Onlar için yeni bir sayfa açılır.

Betty Mahmudî'nin hayatı beni oldukça derinden etkilemiş ve ağlayarak Kızım Olmadan Asla kitabını bitirmeme sebep oldu. Acaba burada ne olacak? kaçacak mı? diye bir merakla bir solukta okudum. Herkesin okuyarak bir Annenin kızı için verdiği bu çetin savaşa şahit olması gerektiğini düşünmekteyim.

Yazar: Nilay Alakuş

Kızım Olmadan Asla Yorumları

Kızım Olmadan Asla Yorum filmini izlemiştim çok etkilenmiştim filmi ile aynı mı acaba?

16-07-2017 23:22 !!

Kızım Olmadan Asla Yorum filmini izlemedim ama kitabı okudum. kitabı da çok etkileyici

17-07-2017 03:38 !!

Yorum Yaz

:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.