Huzur

Ahmet Hamdi Tanpınar Huzur
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yerli Romanlar
Yayınevi:Dergah Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1949
Sayfa Sayısı:419
ISBN:9759955748
Kitap Puanı:
5.9 / 10 | Oy: 97 | Yorum: 4
Editör Puanı:6
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
Sözcü Kitabevi:25,50 TL
D&R:25,50 TL
KitapYurdu:25,50 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

5.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yerli Romanlar, Tarihi

Arka Kapak Bilgisi

Huzur Özeti

Ahmet Hamdi Tanpınar Huzur


Bir sevgilinin gölgesinde midir huzur, yoksa ölümün heybesinde mi? Huzuru arayan bir dönemin huzursuz insanlarının öyküsü Tanpınar tarafından ustalıkla anlatılır. Çıkması beklenen bir dünya savaşının arifesinde İstanbul’da yeşeren Nuran ile Mümtaz’ın aşkı üzerinden dönemin İstanbul’u ayrıntılı tasvirlerle anlatılır.

Yoksulluk, değişim, şark ile garbın sunduğu fikir ayrılıkları, Türkiye’nin durumu gibi konular bu aşk hikayesi ve onun etrafında birleşen şahısların fikir hayatlarında tahlil edilir. Musiki ise hikaye boyunca en kuytu köşelerden dahi çıkan bir boyut olarak romanda yerini alır.

Mümtaz, küçük yaşlardayken önce babasının bir Rum tarafından şehit edilmesine tanıklık edip ardından annesiyle Akdeniz’e kaçmış, ancak babasının ölümünden birkaç hafta sonra da annesini kaybetmiştir. Öksüz ve yetim kalışının ardından kendisini İstanbul’a, kendisinden 24 yaş büyük olan İhsan Ağabeyinin yanına göndermişlerdir. Babasından adını her gün duyduğu, ailesi tarafından sevilen ve hatta babasının bir gün ona benzemesini beklediği İhsan Ağabeyi ve onun annesinin yanında İstanbul’da yaşamaya başlayan Mümtaz, geçmişinin anımsattığı felaketleri bir türlü unutamaz. Ancak İhsan ağabeyi, ona kendi düşünce ufkunun anahtarlarını sunar ve aynı zamanda tarih hocası da bulunan İhsan ağabeyi sayesinde çok okuyup düşünerek kendini zenginleştirir.

İhsan’ın Macide ile evlenmesinin ardından hayatı yeni bir anlam kazanır. Macide, Mümtaz’a bir anne şefkatiyle yaklaşmakta, yatılı okuduğu okuldan izin günlerinde bizzat kendisi almaktadır ve Mümtaz için İstanbul artık güzel bir yer haline gelmektedir.

Ancak İhsan ile Macide’nin ikinci çocuklarının doğumuna pek az kala büyük kızları Zeynep’in bir otomobil kazası sonucu ölümü ailenin saadetini gölgeler. Oğlu Ahmet’i dünyaya getiren Macide, Zeynep’in ölümünün ardından akli melekesinde bir takım anormallikler yaşamaya başlar. İhsan’ın pek sevdiği hanımının bu durumu tüm aileyi derinden etkiler. İhsan, bu durumdan kurtulmak için herkesin reddettiği bir fikri uygulamaya koyar. Ona göre Macide’nin yeniden doğum yapması hastalığı tedavi edecektir. Nitekim beklenen olur ve dünyaya gelen kız çocuğu tamamen olmasa da annesini eskiye yakın bir hale getirir.

Mümtaz, İhsan’ın hayat fikirlerinin yanı sıra kendi fikirleriyle de ateşli bir düşünce yaşamının içine atılmış olmanın yanında, hayatın garip bir şekilde üstüne sürüklediği felaketlerin açık bir hedefi gibidir.

Bir gün vapurda elinde bir kız çocuğu bulunan bir kadını fark etmesiyle yaşamı tamamen değişir. Nuran, mümtaz’ın hayatını değiştirecek isim olarak hikâyeye katılır. Her ikisinin de ortak ahbabı bulunan Adile Hanım önünde gerçekleşen bu tanışmada aşkın tohumları atılır. Nuran, kocası Fahri’nin Romanyalı bir kadının peşinde iki yıl dolaştıktan sonra kendisini terk etmesiyle birlikte kızı Fatma ile annesinin yanında yaşamaya başlamıştır.

Nuran için Mümtaz ile olan birlikteliği Nuran’ın kaderine gidişi gibidir. Aşkın ihtirasından soyutlanıp kaçmaya çalışırken Fahri ile evlenmiş ve sonu hüsranla biten bir evliliği olmuştur.

Mümtaz içinse Nuran, hayatın öz kaynağı, bütün gerçeklerin annesidir. Nuran ile Mümtaz’ın aşkları bir musiki bestesi gibi İstanbul çatısı altında çalınırken tüm güzellikler bu ikilinin etrafını sarmış gibidir. İstanbul’da birlikte dolaştıkları yerlere beste isimlerinden yeni adlar takarak hayallerindeki İstanbul ile musikiyi birleştirirler.

Ancak aşkları üzerinde dolaşan çok sayıda sis bulutu vardır. Nuran, kendisini seven erkeklerin kendisine muhtaç olmalarının ağırlığını duymakta, Mümtaz geçmişe bağlı ya da istikbalde Nuran’ı kaybedeceği düşünceleri altında tutsak bir haldedir. Adile Hanım da bu beraberliği istememektedir zira huyu gereği kendisini tanıyan iki kişinin Adile Hanım’ın bir araya getirip uygun görmesiyle oluşmamış birlikteliklere tahammülü yoktur. Nuran’ın kızı Fatma da annesini kıskanmakta ve babası dışında her erkeğe düşmanlık beslemektedir. Adile Hanım, Nuran’a sık sık Fatma’yı hatırlatarak Nuran’ı kızıyla vurmak istemektedir. Ayrıca Mümtaz’ın akrabası da bulunan Suat, Nuran’ı Fahri ile evliliğinden evvel sevmiş olan çapkın ve hovarda bir tiptir ve Mümtaz ile olan ilişkisini bilmesine karşın hastalığını bahane ederek Nuran’a aşk mektupları göndermektedir. Evli ve iki çocuğu bulunmasına karşın bunu yapmakta bir sakınca görmez. Metresi tarafından terk edilen eski koca Fahri de karısıyla birleşme arzusundadır.

Tüm bu engeller altında aşklarına devam etmeye uğraşan gençlere son darbeyi Suat vurur. Mümtaz ile Nuran, Mümtaz’ın evlerine geldikleri bir gün Suat’ın cesediyle karşılaşırlar, Suat intihar etmiştir. Nuran, artık Mümtaz ile saadetlerinin mümkün olamayacağını, aralarında bir ölünün bulunduğunu söyleyerek Mümtaz’ı terk eder.

Mümtaz, İhsan’ın zatürreye yakalanarak ağırlaşması üzerine kendisini onun sağlığına adayarak Nuran’ı düşünmemeye çalışır. Huzuru Nuran’da değil de kendi içinde araması gerektiğini bilmesine karşın Nuran’ı bir türlü unutamaz. Bir de Nuran’ın Fahri ile yeniden evleneceği haberini alır. Mümtaz tüm bu felaketlerin içinde Suat’ın hayaletiyle birlikte yaşamaya başlar. Düşüncesinden bir türlü çıkaramadığı Suat, İhsan’ın hastalığı, başlamak üzere bulunan savaş… Ve Mümtaz’ın aklındaki pek çok düşünce genç adamın yaşamını felç eder.

Yazar: Hamide Eken

Huzur Konusu

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur kitabı Cumhuriyet sonrası dönemde Türk toplumunu en iyi anlatan kitaplardan bir tanesi olarak kabul edilir.

1939 yılında İstanbul’da geçen konuda Mümtaz ile Nuran’ın hikayesi anlatılır. Mümtaz, Cumhuriyet sonrasında yeni kültürü kabullenmek ya da ret etmek arasında giden çoğu insan gibi ikilemler yaşamaktadır. Bir taraftan ikinci dünya savaşının başlaması kaçınılmaz gibi görünürken diğer tarafta toplumdaki kültür değişimine ayak uydurmaya çalışır.

Nuran ise bir çocuğu olan dul bir bayandır. Mümtaz’ı sever fakat dul bir kadın olduğu için millet ne der korkusu ile aşkını yaşayamaz. Cumhuriyet onun için bir umuttur ama toplumdaki ikilem onu da vurur ve toplum baskısına yenilerek Mümtaz ile olan aşkı son bulur.

Huzur romanı ana fikir olarak Cumhuriyet sonrası yaşanan toplumsal sorunları ele alsa da günümüzde hala geçerliliğini koruyan bir konuya sahip. Toplum baskısını ve farklılıkları hor görme sürecini mükemmel ele alan kitap bu yüzden okunurluğunu günümüze kadar korumuştur.

Huzur Yorumları

Huzur Yorum yıllar öncesinden adam bugünü yazmış sanki değişen hiç birşey yok onca yıl bir parça yol alamamışız

10-11-2016 20:09 !!

Huzur Yorum çok sıkıcı bir roman

22-11-2016 20:55 !!

Küçücük Yüreğimde Dünyalar Kadar Sen Yorum
arkadaş
ekle
sıkıcı gibi diycem de okumadım daha:/ama "huzur"kelimesi bana birini hatırlatıyor.o kendini biliyor zaten:))
#arey

Küçücük Yüreğimde Dünyalar Kadar Sen • 25-02-2017 14:30 !!

Huzur Yorum hikaye guzel ama nuran gelincee erenc oldu

19-03-2017 20:20 !!

Yorum Yaz

:: Ahmet Hamdi Tanpınar ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.