Güneş Ülkesi

Tommasso Campanella Güneş Ülkesi
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Tarihi
Yayınevi:Alfa Yayıncılık
Yayınlandığı Yıl:1602
Sayfa Sayısı:150
ISBN:6051069180
Kitap Puanı:
6.5 / 10 | Oy: 32 | Yorum: 2
Editör Puanı:7
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
D&R:7,00 TL
Sözcü Kitabevi:7,50 TL
KitapYurdu:7,80 TL
HepsiBurada:10,68 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6.5
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Tarihi, Politika
Orjinal Adı:Civitas Solis / La città del sole
Çeviren:Çiğdem Dürüşken

Arka Kapak Bilgisi

Güneş Ülkesi Özeti

Tommasso Campanella Güneş Ülkesi


Güneş Ülkesi aslında yazarımızın hapis yıllarında yaşamış olduğu süreçte tasarladığı bir devlet düzeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Kitapta var olan genel hava yaşanılan tüm sıkıntıların insanların bencilliklerinden asla vazgeçemediklerinin sonucu olarak gelişen haksızlıkların ve kötülüğün beslendiğini öne sürmektedir. Kitapta uygulanan sosyal norm ile ilgili kurallar bizim kendi çıkarlarımızı değil de biz olarak düşünmeye başladığımız an kötülüğü yenilebileceği inanışına geçmektedir. Kişinin yaptığı tüm bencil davranışlar sosyal norm dediğimiz kuralları kapsayarak bu kuralları sadece toplumu düşünerek değiştirip uygulandığında dünyada hiçbir sorun kalmadığı görüşünde olduğu söylenebilmektedir. Güneş Ülkesinde var olan her türlü kurallar toplumun geneline yarar sağlamayı hizmet edinmektedir. Kitapta ki sosyalizm kavramı fazlasıyla sezilmektedir. Sosyalizm anlayışı ile dünyayı daha mutlu hale getirilebileceği düşünülmektedir. Güneş Ülkesinde tek bir genel kural ve o genel kuralı uygulamak için her alana uygun kurallar ile ilgili bütünlük sağlayarak topluma yararlı olma arzusunu doyurmaya çalışmıştır. Kişiye özel mal mülk kavramı bulunmadığı içinde kişilerde kıskançlık duygusu olmayıp kişilerin Güneş Ülkesinde ki değerleri özümsemelerine yardımcı olmuştur. Güneş Ülkesi içinde çalışan kişiler tamamıyla zevk için bir çalışma yapmaktadır. Çalıştıkları süre zarfından asla şikâyet etmeden topluma faydalı birer birey olarak çalışmaktadırlar.

Güneş ülkesinde mal mülk ortaklığı söz konusudur. Kin, kıskançlık duygularını köreltmek amacı ile de kadınlar ortak olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadınların ortak olmasının temel sebebi ise üremeyi sağlamaktır. Kan bağının yoğun faaliyet gösterdiği bu ülkede kişilerin kötü davranıştan uzak kaldığı da düşünülmektedir. Kadın ortaktır lakin belli kuralları vardır. Örneğin şişman bir kadın zayıf bir erkek ile çiftleşir, zayıf erkek ise kilolu bir kadın ile çiftleşerek fiziki dengeyi sağlama amacı güdülmüş üremenin sağlıklı yapılmasına çaba göstermişlerdir. Zevk için bir çiftleşme söz konusu değildir. Kadın ortaklığı Güneş Ülkesinde belli bir zaman dilimine kadar yapılacağı düşünülmüştür. Kadınlarda 19, erkeklerde ise 21 yaşına gelene kadar cinsel ilişkiye girme yasağı vardır. Lakin kısır kadınlar 21 yaşına gelmeyen erkekler cinsel ilişkide bulunabilmektedir. Üreme 21 yaşından itibaren başlar. Çiftleşmek için seçilen adaylar 3 gün çiftleşir hayırlı evlat için dualar ederler. Eşcinsellik yasak olmakla birlikte bir kere yapıldığında toplum içinde cezalı olduğunu göstermek amacı ile ayakkabıları başlarına bağlanır. O şekilde gezerler. İkinci kere bu hareket tekrarlanırsa cezası ölümdür.

Güneş Ülkesinde boş oturmak yaşlılar dışında yasaktır. Günde dört saat çalışırlar. Savaş zamanı ise zorbalık yerine uzlaşmayı denerler. Savaş için verilen eğitim kadın, erkek ve çocuk fark etmeksizin herkese eğitim verilmektedir lakin ilk olarak uzlaşma yolu seçilmektedir. Güneş Ülkesi’nin vatandaşı olmak isteyenler deneme sürecine alınır ve başarılı bir biçimde bu deneme sürecinden geçen kişiler tören ardından yemin ile vatandaşı sayılabilmektedir.

Oldukça verimli yaşam süren Güneş Ülkesi halkında hastalık pek görülmez. Görüldüğü zamanlarda ise Tanrıya dualar ve etrafında ki bitkiler ile yapılan merhemler ile iyileşmeye çalışırlar. Oldukça uzun ömür yaşayan halk güne soğuk su ile duş, sonrasında spor yaparak devam ederler. Güneş Ülkesinde ölüm cezaları vardır lakin bu ölüm cezalarını gerçekleştirecek tek kişi seçilmez tüm halk toplanır ve her olayda birlik oldukları gibi taşlama ve yakma ile gerçekleştirilen ölüm cezasını hep birlikte yaparlar. İlk olarak konuşarak uzlaşmaya çalışırlar ve çok büyük günahlar sonucunda ölüm cezası verilmektedir. Dünyada ki nesnelerin bazıları Tanrının simgesi olarak düşünülür.

Başrahipleri vardır. Hem ahiret hem de dünya için tüm kararları verir, mutlaktır ve değiştirilemez. Dünyada var olan dilleri öğrenmeye çalışır ve eğitimlerine çok önem veren bir ülkeden söz edilebilir.

Güneş Ülkesi dünyanın bu kurallar çerçevesi içinde cennet olabileceğini savunmakta. Huzur ve mutluluğu arayan bir kitap olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yazar: Eda Yılmaz

Güneş Ülkesi Konusu

Thomas More ve Francis Bacon'un yazdığı tarzda ütopik bir devlet ve toplum anlayışı kaleme alan Campenalla, Hıristiyanlığı aşırılıklarından ayrıştırıp bir din teorisi oluştururken yönetim ve devlet anlayışıyla da sosyalizmin temellerini atmaktadır.

Güneş Ülkesi kitabına hakim olan düşüncelerinde felsefi eğilimleri tartışırken astroloji bilimini de kendisinin inandığı şekilde yorumlamıştır.

Hospitalarius ve Cenovalı Denizci arasında geçen bir diyalog şeklinde anlatılan hikayede, Cenovalı Denizci, arkadaşının isteği üzerine Güneş Ülkesi ile ilgili deneyimlerini anlatır. Öncelikle fiziksel özelliklerini tanımlar. Kale duvarlarıyla çevrili olan kent yedi çemberden oluşmaktadır ve içe doğru her çemberi geçiş daha da zorlaşmaktadır. Şehrin ortasında bir tapınak bulunmaktadır.

Site, Metafizikçi olan, Güneş adında bir Rahip-hükümdar tarafından yönetilmektedir. Metafizikçi hem din hem de dünya işlerinin yöneticisidir. Kendisinin üç yardımcı prensi bulunur. Bunlar savaş, barış ve asker işlerinden sorumlu olan Güç, her tür bilimden sorumlu olan Bilgelik ve cinsellik ile soyun devamındaki kaliteyi artırmakla sorumlu olan Aşk'tır. Her konuda son kararı veren Metafizikçidir ve onun onayı olmadan hiçbir şey yapılamaz.

Buranın halkı Hindistan'dan gelmiştir ve içinde pek çok bilge barındıran, filozofça ve topluluk halinde yaşamak isteyen bireylerden oluşmaktadır. Kadınlar da oluşturdukları sistemin bir parçasıdır. Kendilerine özgü ilkeler oluşturmuşturlar. Bunlar da şöyledir: her şey herkese ait olmakla birlikte bir yetkili tarafından dağıtım yapılacaktır. Bu yalnız yiyecek İçecek değil, eğitimden kültür sanat ve eğlenceye dek her alanda mevcuttur. Bunlardan hiçbiri bireylere mal edilemez. İnsanların aynı evde doğmalarından doğan mülkiyet anlayışı bencillik yaratmaktadır. Bencillik ortadan kaldırılınca sevgi ve anlayış doğacaktır. Burada muhatabı ona iki eleştiri getirir. Bahsedilen durumda kimse çalışmak istemeyip ötekinin çalışmasını bekleyecektir. Üstelik birbirlerine karşı sorumluluklarının olmayışı aralarında dostluk ve arkadaşlık oluşmasına engel olacaktır. Ancak güneş ülkesinde bu tip durumlar yoktur. Kardeşlik ve bağlılık oldukça gelişmiştir. Herkes ihtiyaç duyduğu şeye sahiptir. Denetimler de aksinin oluşmasına imkan vermez. Burada 15 yaş altında olanlar oğul, 15 yaş üstündekiler baba diye anılır. Gençler de birbirine kardeş diye hitap eder. Bizdeki erdemlerin isimleriyle anılan görevliler mevcuttur. Güneş ülkesinde hırsızlık, zina, cinayet gibi suçlar görülmez. Tek olumsuzluk nankörlük ve kötü kalplilik olabilir, bunlar da yargıç tarafından uygun görülen süre boyunca kadınsız bırakılma, toplu yemeklere katılmama ve saygınlıklardan yoksun bırakılma şeklinde cezalar verilir. Kadın erkek herkes, 3 yaşında dil öğrenmeleriyle birlikte tüm Bilimleri içeren bir eğitime alınırlar.

Meslekte gösterdikleri başarılara göre metafizikçi ve 3 yardımcısı tarafından uygun görevlere atanırlar. Metafizikçi olmak içinse 35 yaş üstü olunmalı ve dini ve bilimsel her konuya hakim olmalıdır. Mevcut Metafizikçiden üstün olan biri çıkana dek görev devam eder. Bir kimsenin tüm bilimleri öğrenmesi imkanına getirilen eleştiri ise şöyle yanıtlanır. Bizdeki sistem ezberci sistemdir ve 15 yılda ancak öğrenilebilir bilgilerle doludur. Güneş ülkesinde ise eğitim pratiğe dayalıdır ve tüm bilgilerin öğrenilmesi 1 yılda gerçekleşebilir. Yatak ve tuvaletler ortak kullanılır. Oturarak yapılan işler genelde kadınlara verilirken ağır ve zahmetli işler erkeklere verilir. Herkese çalıştığı işin zorluğuna göre yemek verilir. Yöneticiler daha iyi yemekler yer. Halk, beyaz keten gömlek ve topuklarına dek inen beyaz bir elbise giyerler. Giysiler yılda 4 kez değiştirilir. Her ay giysiler sabunla yıkanır. Bunun dışında halk da sık sık yıkanır. Çocukların elbiseleri ise renklidir.

Kızlar 19, erkekler 21 yaşına geldiğinde cinsel birliktelikleri olabilir. Bu kurallar bazı durumda esnetilebilirken kurallara uymayanlar da cezalandırılır. Uygun adaylar 3 gün boyunca birlikte olur. Kadın ilk denemede hamile kalamazsa başka adaylarla da deneme yaptırılır. Kısırlık saygınlığı azaltan bir durumdur. Doğum yapan kadınlar bebekleri 2 yıl veya daha uzun süre emzirdikten sonra öğretmenlere teslim ederler. Çocukların isimleri metafizikçi tarafından konulur. Kadın erkek arasında aşka karşı bağışıklık vardır, aralarında sadece dostluk ilişkisi görülür.

Herkes günde 4 saat çalışır. Ancak boş oturmak yaşlılık dışında kabul görmez.

Savaş, ülkelerinin işgali, zorbalığa uğramaları durumunda gerçekleşir. Ancak öncesinde uzlaşma yoluna gidilir. Savaş sırasında erkeklere yardımcı olmaları için kadınlar da götürülürken, öğrenmeleri açısından çocuklardan oluşan bir birlik de komutanların yanında yer alır. Savaşla ilgili eğitim de herkese verilmektedir.

Yabancılar güneş ülkeli olmak isterlerse yaklaşık 2 ay deneme süresinden geçirilip sonrasında sonrasında tören ve yeminle yurttaşlığa kabul edilirler.

Bürgün et, ertesi gün balık, sonraki gün sebze yerler ve bu sırada devam ederler. Yaşlılar günde 3 kez, çocuklar 4 kez, halkın kalanı ise 2 kez yemek yerler.

Halk en çok 170, en az 100 yıl yaşarlar. Az sayıda daha uzun süre yasayanlar da vardır. 19 yaşına gelmeden evvel şarap içilmez. Sabah kalkınca herkes soğuk suyla yıkanır. Çok fazla hastalanmazlar. İyi beslenme ve spor sayesinde dinç kalırlar. Hastalıklardan Tanrıya dua ederek ve bazı bitkilerden yaralanarak kurtulurlar.

Sorunların Konuşulup çözüme kavuşturulduğu meclisleri ve kurultayları vardır. Ülkede cellat yoktur. Tüm halkın katıldığı taşlama ve yakma ile ölüm cezası uygulanır. Çok az sayıda yasa vardır. Güneş (metafizikçi) en büyük rahiptir ve günah Çıkarma işlemini de o yapar.

Aristoteles'e düşmandırlar. Güneş, ay ve yıldızlara tapmamakla birlikte onları Tanrı'nın simgesi olarak görürler. "Dünya büyük bir hayvan, insanlar da onun üstündeki kurtçuk gibidir." Ruh ölümsüzdür. Tanrı tümüyle olumludur. Kötülük ve günah insanın eseridir.

Ülkede tüm eylemlerde astroloji bilimin yönlendirilmesiyle gerçekleştirilir.

Hamide Eken

Güneş Ülkesi Yorumları

Güneş Ülkesi Yorum politik bir kitapmış hayal kırıklığına uğradım

15-07-2017 19:16 !!

Güneş Ülkesi Yorum felsefeyi seviyorsanız 10 numara kitap adam çok güzel noktalara değinmiş bakış açınızı değiştiriyor

04-08-2017 17:33 !!

Yorum Yaz

:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.