Çocukluğun Soğuk Geceleri

Tezer Özlü Çocukluğun Soğuk Geceleri
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Öykü/Hikaye
Yayınevi:Yapı Kredi Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1980
Sayfa Sayısı:65
ISBN:9753632607
Kitap Puanı:
7.1 / 10 | Oy: 17 | Yorum: 1
Editör Puanı:8
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
KitapYurdu:4,55 TL
Sözcü Kitabevi:4,90 TL
D&R:4,90 TL
Pandora:5,18 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

7.1
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel

Yorum Yaz

Kitap Türü:Öykü/Hikaye

Arka Kapak Bilgisi

Çocukluğun Soğuk Geceleri Özeti

Tezer Özlü Çocukluğun Soğuk Geceleri


Çocukluğun Soğuk Geceleri, Türk edebiyatının "nostaljik prensesi" olarak anılan yazar Tezer Özlü'nün 1980 yılında ilk basımı yapılan ve günümüzde Yapı Kredi Yayınları'nda otuz ikinci baskısına ulaşan eseridir. Kitap, aynı zamanda Tezer Özlü'nün ilk romanı niteliğine de sahip. Toplam altmış beş sayfa olan kısacık eser, bünyesinde okuyucunun tek seferde kaldıramayacağı duygular barındırıyor. Tezer Özlü'nün her şeyiyle soğuk geçen çocukluğunda kendi çocukluk çağımızdan izler, görüntüler bulmak işten değil. Ayrıca nostaljik prensesimizin klinikte geçen yıllarından, evliliklerinden ve yaşamının birçok döneminden bölük pörçük anılar okumak da mümkün.

Kitabı okurken yazarın kaleminden etkilenmemek mümkün değil. Kendi yaşamından o kadar büyük bir içtenlikle ve çarpıcı bir gerçeklikle bahsediyor ki, okuyucunun kendi çocukluğunun gerçeklerinin yüzüne çarpması imkansız hale geliyor. Özetle Çocukluğun Soğuk Geceleri, Özlü severlerin mutlaka okuması gereken; daha önce yazarla tanışmamış olanların ise kuşkusuz bu kitapla birlikte tanışabileceği bir eser.

Tezer Özlü, memur bir ailenin yalnız çocuğudur. Yabancı bir okulda eğitim görür, her zaman diğer çocukların inceden bir kıskançlık ve hor görmeyle baktığı öğrencilerdendir. Kuvvetli aile bağları olmasa da babası orta halli bir ailede gereken eğitimi alması için çaba gösterir. Bir zamanlar beden eğitimi öğretmenliği yapmış olan babası, pek de gerekli olmayan ve çocuklarıyla arasındaki mesafeyi artıran bir disiplinle büyütür onları. Annesi ile babası hiçbir zaman gerçekten sevmemiştir birbirlerini ve bu çocukluğunda çok fazla etkilemiştir onu. Bu duygularını "Her sabah ve her gece o kadar sevgisiz ki." diyerek dile getirir. Dünyası İstanbul'la, Süm diye çağırdığı ablası, babaannesi Bunni, okuldan tek arkadaşı Günk, okuduğu sayısız kitap ve Günk'le birlikte gittiği ağabeylerinin toplantılarıyla çok geniştir. Lakin neşeli, heyecanlı ya da üzgün olduğu her an hissettiği soğukluk onu yaşamı boyunca terk etmez.

Manik depresif olduğundan defalarca çeşitli kliniklere yatırılır. Şok "tedavi"si görür, korkunç şeyler yaşar. Klinikte geçirdiği yıllar hayatının en zor ve en dayanılmaz zamanlarıdır. Kendi deyişiyle, gerçekten iyileşmek için değil; tekrar kliniğe girmekten ölesiye korktuğu için iyileşir.

Tezer Özlü, yaşamı boyunca kendini çeşitli erkeklerin kollarında, onlarla sevişmekte arar. Lakin hiçbir zaman aradığı şeyi bulamaz. Birçok evlilik yapar, hiçbiri onu tatmin veya memnun etmez. Her şeyi unutmak ve kafasını boşaltmak için tek çaresi uyumaktır fakat uykuyu bir türlü yakalayamamaktadır. Zamanla tek istediği derin, kalkmamacasına bir uyku haline gelir ama elde edemez işte. Yaşamı uykuyu kovalamakla ve yollarda geçer. Daimi bir yolculuktur onunki, hiç tükenmeyen.

Yazımı altını kazımak istediğim birkaç cümleyle bitiriyor ve gamlı prensesimizin bu ilk romanını gözü kapalı öneriyorum:

"Bazı kitaplar, gerçek yaşamdan daha duyarlı, daha büyük boyutlara götürüyor beni."

"Anlatamayacağım. Bu insanlar Guguk Kuşu filmini de, Napolyon'un yaşam öyküsü filmini de, limana yanaşan beyaz bir yolcu gemisini de, vitrinlerdeki yeni sonbahar giysilerini de aynı gözlerle seyredebiliyorsa, elimden ne gelir?"

"Öfke içinde büyüyoruz. Oturduğumuz semte, sokağa, odalara, eşyalara, kış aylarında güçlükle ısıttığımız, eskimiş, ortası çukur pamuk yataklara öfke duyarak büyüyoruz. Yaşam yalnızca sokaklarda. Bir canlılık var sokaklarda. Güzel olan, gerçek olan, kentin insanları, kalabalık, dış dünya."

"Onların dünyasında iniş çıkışlar bu denli büyük değil. Onların dünyasında coşku delilik derecesine varmıyor. Onların dünyasında bunalım ölüm korkusuna, belki de ölüm isteğine dönüşmüyor. Onlar yemek yemeyi her zaman seviyor. Düzenli yemek yiyiyorlar. Duygusal coşkular yemek gibi beslemiyor onları. Onlar işlerine inanmış. Onlar “başkaldırmayı” savunurken, belli bir düzenin akışındaki yerlerini korumaya çalışıyorlar. Onlar, dolmuşa biner gibi evlenip, iner gibi boşanmıyor."

"...Mutluluğun, insanın kendi kendisiyle hoşnut olmasıyla başlayacağını da bilmiyordum."

Yazar: Miraç Elif Kanbay

Çocukluğun Soğuk Geceleri Yorumları

Çocukluğun Soğuk Geceleri Yorum çok güzel yazılmış bir kitap teşekkürler tezer özlü

07-11-2017 17:36 !!

Yorum Yaz

:: Tezer Özlü ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.