Çağlayanlar

Ahmet Hikmet Müftüoğlu Çağlayanlar
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Öykü/Hikaye
Yayınevi:Bilge Kültür Sanat
Yayınlandığı Yıl:1922
Sayfa Sayısı:144
ISBN:6055261177
Kitap Puanı:
5.9 / 10 | Oy: 134 | Yorum: 4
Editör Puanı:7
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
Sözcü Kitabevi:4,90 TL
KitapYurdu:4,90 TL
D&R:5,32 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

5.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Öykü/Hikaye

Arka Kapak Bilgisi

Çağlayanlar Özeti

Ahmet Hikmet Müftüoğlu Çağlayanlar


Servet-i Fünun döneminde yer alan Ahmet Hikmet Müftüoğlu kalemiyle döneminin aksine milli ve tarihi değerlere önem vermiştir. Bu yöneliş Tanzimat’tan bugüne okurların beğenisini kazanarak küçük bir akıntının bir sele dönüşmesini sağlamıştır. Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun bu edebi geçişi Türk Zeybeklerin’den başlayarak Yakarış’la sonlanan bir öykü demetiyle okurlara sunulmuştur. Kitapta yer alan öyküler: Alparslan Masalı, Yarayı Kanatan, Padişahım Alınız Menekşelerimi Veriniz Güllerimi, Altın Ordu, Üzümcü, Sümbül Kokusu, Turhan Nasıl Çıldırdı, Ayşe Kız’la Vato, Yatağan, Rahat Döşeği, Maviş, Bahar, Bayram, Gözyaşı Çeşmesi, Matemin Kuvveti ve İnci’dir.

Öykülerin pek çok yerinde tasvirlerle Ahmet Hikmet Müftüoğlu vatan konusunda unutulmuş ve ihmal edilmiş olarak anlatır. Adeta Karagöz Hacivat tartışmasını andıracak şekilde batılılaşma ve yozlaşmayı yerden yere vurur.

Yarayı Kanatan adlı öyküsünün içerisinde bir Macar masalı anlatılır. Kimin öldürdüğü belli olmayan cesetleri kişilerin önlerinden geçirilir. Eğer katil o kişiyse yaralar açılır kanamaya başlar. Yine böyle bir gün bir ceset kalbine hançer saplanarak batırılmış olarak bulunur. Bütün düşmanlarına gezdirilir. Ama yara açılmaz. Hançeri saplayan çok sevdiği çok yakınından biridir.

Ahmet Hikmet Müftüoğlu mısralarında kadın ve anne sevgisinin yanında hatta üzerinde vatan sevgisini tutar. Bu hikâyesini şöyle sonlandırır:

‘’Evet, bu zavallı vatanın yarasını kanatan sizsiniz, sizin gibi beğenmeyenler, ona güvenmeyenler, daima onun kusurunu gören onun sevgilileridir.’’(Sy.42)

Milli bilinç ve tarih zenginliği içerisinde yönünü batıya çevirmiş karakterlerini fark etmedikleri, unuttukları kültürlerini hatırlatarak defalarca altını çizer. Şiir, dans, kılık kıyafet ve güzellik konusunda manevi ve kültürel değerlere saygı göstererek yazılmamış noktaları ölümsüzleştirdiğini söyleyebiliriz.

Türk İli Zeybeklerine adlı bölümde bu kitabı kaleme alışını anlatır. Maziden insanca ve destansı yaşayışımızdan bahseder. Unutmamız gerektiğini vurgular. Medeniyet dediğimiz şeyin makineleşmenin ve sanayi gücünün(Buhar gücü döneminde kastedilmiştir.) alınması gerektiğini söylemiştir. Emek ve daha fazlasının bizim insanımızın kendi özünde olduğunu Çağlayanlar adlı eserinde vurgular.

Bu destansı hikayelerin bizim kendi öz değerlerimiz olduğunu vurgular. Daha da fazlasının tarihimizde yaşanmış olduğunu anlatır. Memleketin üzerinde diğer dış güçlerin odun taşıdığını anlatır. Bilim ve kültürün ışığında mücadele etmeyi kendini bilmen için yazdığını anlatır. Bu memleketin sahipsiz bırakılmaması gerektiğini yangın yerine çevirmek isteyenlerle bilimi ve sanayiyi geliştirerek mücadele etmesini ister. Üslubu heyecanını buradan alarak daha da güçlenir. Vatan sevgisini bir satırında şöyle anlatır.

‘’Senin kadar kimse kendi vatanına sahip olmaya hak kazanmamıştır.’’(Sy.13)

İnci adlı öyküsünde bir Yıldız Hanım’ı anlatır. Gecenin içerisinde karanlığı aydınlatan bir güzelliği vardır. Endamı ve çehresi ile geceyi aydınlatmaktadır. Yanaklarından iki elmas dökülür. Bakmaya bile kıyılamayan Yıldız Hanım’ı kim neden üzmüş olabilir? Güzelliği karşısında insanların kendini küçük hissederken ağlamasına kimse dayanamaz. Yürekleri ve geceyi kalbinin tam orta yerinden hançeriyle bıçaklayan acaba kimdir? Mateme ve gözyaşına boğulmuş bir kadından daha da acınasız olan Ahmet Hikmet Müftüoğlu’na göre kimdir? İnci adlı öyküsünde adeta okuru nakavt eden bir sonla karşılaşıyoruz.

Öykülerin genelinde başarılı hayal gücü ve karanlık bir portre olsa da yazarın gerçeklikte hissettiği ve gördüğünün ne kadarıdır bilemiyoruz. Tanzimat yaklaşımını yansıtan yazarın yanı başında konuşuyormuş gibi hikayenin içinde okura karışmasını Çağlayanlar’da da görmekteyiz. Bazen Alpaslan ile birlikteyken bazen de Yıldız Hanım’ın yanı başındayken yazarın çıkıp gelişi önemsediği konuları okura işlemede başarılı kılıyor.

Çağlayanlar kitabı bir öykü kitabından çok geçmişinden ve değerlerinden beslenen bir eylem kitabıdır. Yazmak istediği gerçeklikse geleceğin kendisidir. Bunu yazacak olanların ise gerçek gücünün kendi değerlerinde olduğunu hiç durmadan vurgulamaktadır.

Yazar: Şeyhzade Bilgin

Çağlayanlar Yorumları

Çağlayanlar Yorum beni çocukluğuma götüren kısımlar vardı türk kültürü pek değişmemiş onu gördüm

20-02-2016 01:50 !!

Çağlayanlar Yorum kısa olması güzel çok sıradan bir hikaye

25-02-2016 23:31 !!

Çağlayanlar Yorum çok güzel bir hikayeeee

03-12-2016 11:15 !!

Çağlayanlar Yorum çağlayayanlar kitabındaki hikayeler, gönül ilşikisi ile memleket sevdasının birleşebileceğim, birinin diğerine engel teşkil etmediğini gösteriyor. ihsan yaşa

12-02-2017 11:34 !!

Yorum Yaz

:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.