Cadı Avcısı

Virginia Boecker Cadı Avcısı
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yabancı Romanlar
Yayınevi:Yabancı Yayınları
Yayınlandığı Yıl:2016
Sayfa Sayısı:400
ISBN:6055016678
Kitap Puanı:
6 / 10 | Oy: 157 | Yorum: 2
Editör Puanı:9.5
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
D&R:16,25 TL
KitapYurdu:20,00 TL
HepsiBurada:21,25 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yabancı Romanlar
Çeviren:Onur Özkan

Arka Kapak Bilgisi

Cadı Avcısı Özeti

Virginia Boecker Cadı Avcısı


Geçmişindi senin bugünün.

Demir halkalar birbirine bağlıyken ne kadar güçlü ve karşı konulması zor gibi duruyor değil mi? Oysaki bir çekiç yeterliydi kopçaları ayırmak için. Ve Cadı Avcısı’nda ki kopçalar dostluk, dostlukları ayıran çekiç ise güç idi.

Elizabeth, hep tek tetik olmayı başarabilmişti. Caleb’le beraber. Caleb onun olmayan babası, annesi, abisi ve sevgilisi olmuştu. Ailesini büyücülerin güç uğruna başlattıkları veba hastalığı yüzünden kaybetmişti. Güçle kör olan mahlûkatların, mahkûmlarıydılar onlar.

Her külkedisinin bir kurtarıcı prensi olurdu. Elizabeth’in ki de Caleb’di. İkisi ayrılmaz kardeş olmuşlardı. En azından Caleb’in gözünde.

İlk başta saraya hizmetçi olarak giren Elizabeth, daha sonrasında Caleb ile birbirlerine ettikleri yemini yerine getirmek için Caleb’in peşinden gidip o da Cadı Avcısı olmuştur. Eğiticileri Blackwell’dir ki o da Kral’ın amcasıdır.

1558 yıllarında İngiltere’de büyü kullanmak veyahut büyü için kullanılan herhangi bir malzemeyi öylesine de olsa yanında taşımak bir suçtu. Cezası ise idam, yakılarak ölmekti.

Caleb’le beraber gittikleri son cadı yakalama olaylarında oldukça dikkati dağınıktı Elizabeth’in. Caleb her ne kadar Elizabeth’e neyinin olduğunu sorsa da Elizabeth’in ağzı bıçak açmıyordu. Dalgınlığı son işinde başına bela olup vurulana kadar... Neyse ki Cadı Avcısı olduğunun simgesi olan mührü onu kurtarmıştı. Ama nereye kadar böyle gidebilirdi ki?

Caleb, Elizabeth’in bu dalgınlığına sinir oluyordu ama elden gelen bir şey yoktu. Bir gün gittikleri bir meyhane çıkışı rastlaşan iki korsanlar beraber Kral’ın sarayına kadar beraber yürüdüler. Korsanlar aradıkları kızın Elizabeth olduklarını düşünüyorlardı. İngiltere’nin n güçlü cadı avcısını arıyorlardı çünkü. Ama kendini Saray’ın hizmetçisi gibi tanıtan Elizabeth, korsanların neyin peşinde olduğunu anlamamıştı.

Zaten biri korsandı. Diğeri Kral’ın yardımcılarındandı. Elizabeth onu hiç görmediğine emindi ama üstelememişti.

Ve kendisi yalnız değildi. Haftalarca huzursuz olmasının sebebi karnında ki bebekti. Ve buna son vermek için başvurduğu yollar, ülkesi için tutup idam edikleri kişilerin yöntemlerindendi. Cebinde ki büyü için kullanılan otlarla yakalanan Elizabeth’in ölüm fermanı imzalanmıştı. Eğitmeni olan Blackwell gözünü kırpmadan en iyi askerini harcayabiliyordu. Hayat işte. Hangi dönemde, nasıl, ne şekilde olursan ol, tek bir hataya bakar.

Hapishaneye düşen Elizabeth, sanki kısa bir süre önce ülke için en önemli insanlardan değilmiş gibi aşağılık bir varlık muamelesi görüyordu. Caleb onu oradan kurtaracağının sözünü vermişti. Lakin Elizabeth’in yakılmasına saatler kala bile gelmemişti. Yalnız, aç, hasta, kimsesiz ve bitik olan Elizabeth her şeyden ümidini kesmişti. Ta ki hapishanesinin içine kadar Nicholas Perevil gelene kadar.

Tüm ülkede aranan bir numaralı suçlu olan büyücü, Dünya’nın en kötü adamı sanılan ve On Üçüncü yazıtın düşmanı olarak bellenilen bu ihtiyar Elizabeth’i kurtarmaya gelmişti. Elizabeth ülkesinin baş haini kabul edilse de yine ülkesi için savaşmayı seçip bu ihtiyara karşı direndi. Oysaki Nicholas bu zamana kimsesin Elizabeth’e nazik olmadığı kadar nazik olup ona zarar vermeden durmasını bekledi. Bitap olan Elizabeth, pes ederek Nicholas’ın onu öldürmesini bekledi. Ama yaşlı ihtiyar, Elizabeth’i kollarına alarak tüm tehlike, kötülük ve yalanlardan uzaklaştırıp gerçek dünyaya taşıdı.

Elizabeth tüm büyücüleri başta Nicholas olmak üzere kötü bilirken, gerçek bildiği her şey yalan olmuştu. Nicholas’a güvenmek istemeyen ama kendini durduramayan Elizabeth, yalan diye bildiği gerçekleri öğreniyordu.

Tabi bu sırada herkesten kendisinin Cadı Avcısı olduğunu sakınıyordu. Kimse onun gerçek kimliğini bilmemeliydi. Hayatında ona bu kadar iyi davranan insanlar, Elizabeth’in ırklarını yakalayıp yaktığını öğrenseler bu kadar anlayışlı olmazlardı.

Hele John kesinlikle öğrenmemeliydi. Annesinin katili de bir cadı avcısıyken Elizabeth’in de öyle biri olduğunu bilmemeliydi. Ama illa sönecek olan bir mum nereye kadar dayanabilirdi ki?

Nicholas Elizabeth’i sadece ülkenin en iyi Cadı Avcısı olduğu için kurtarmamıştı. Kehanette geçen kişinin Elizabeth olduğu için kurtarmıştı. Elizabeth soyunu tükettiği bir topluluk için bu kadar önemliyken hangi tarafta olmayı seçecekti?

Caleb’i istiyordu. Eski ve az bilen Elizabeth’i de. Lakin hiçbir şey eskisi gibi değildi. En başta gerçek diye bildiği şeyler sonra da Caleb değişmişti. Kimsesiz olan Elizabeth fedakârlık yapacak mıydı? Şifası John’la beraber olabilir miydi? Her şeyden önemlisi mühründen vazgeçebilir miydi?

15. yüzyıldan bahsediyoruz ve o dönemlerde krallık artı krallığın yakalaması için eğittikleri cadı avcıları var. Veba ve diğer çeşitli hastalıklarda yaygın… Akıtılan kanlar ve sırları saymıyorum bile. Kitap genel kurgusu ile hoş bir fantastik türüne giriyordu. Lakin Elizabeth’in ayran gönlü biraz hayal kırıklığı yaşatıyordu. Eli kılıç tutan bir kadının bu kadar yumuşak ve duygularından emin olmaması kitap da ki tek rahatsız edici bir kısım diyebilirdim. Sonuçta yine özgünlüğünü ve kalplerde taht kurmuş bir fantastik kitaptan bahsediyoruz.

Yazar: Selin Gürcüoğlu

Cadı Avcısı Yorumları

Cadı Avcısı Yorum güzel bir romandı

15-01-2017 17:47 !!

Cadı Avcısı Yorum verdiğim paraya biraz acıdım bu paraya daha iyi bir kitap alabilirdim

06-02-2017 18:06 !!

Yorum Yaz

:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.