Bir Yazın Tarihi

Halit Ziya Uşaklıgil Bir Yazın Tarihi
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Öykü/Hikaye
Yayınevi:Everest Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1945
Sayfa Sayısı:208
ISBN:6051851303
Kitap Puanı:
6.7 / 10 | Oy: 12 | Yorum: 1
Editör Puanı:5
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
D&R:10,20 TL
HepsiBurada:11,25 TL
KitapYurdu:11,70 TL
Sözcü Kitabevi:13,50 TL
Pandora:13,50 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

6.7
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Öykü/Hikaye

Arka Kapak Bilgisi

Bir Yazın Tarihi Özeti

Halit Ziya Uşaklıgil Bir Yazın Tarihi


Bir Yazın Tarihi, yaz tatilini geçirmek üzere amcasının evine gelen İhsan ve dört akraba kızı arasında geçen aşk macerasını konu alan kısa bir hikayeden oluşmakta. Bir Yazın Tarihi kitabının orijinal dili biraz ağır olmakla birlikte oldukça akıcı ve eğlenceli de. Hem gerilim hem de drama içeren bir kurguya sahip. Halid Ziya Uşaklıgil, Bir Yazın Tarihi kitabının sürpriz içeriği ile okuyucuyu şaşırtmasının yanı sıra sonu itibariyle biraz yavan kaldığı söylenebilir.

İhsan Bey, 22 yaşında, mühendislik eğitimini tamamlanmasının ardından yol inşaatlarında çalışmaya başlamıştır. İzin süresini geçirmek üzere 4 yıldır görmediği amcasının evine gelir. Amcası da o sıralarda evlerine henüz yerleşmektedir. Amcasının iki kızı Güzin ve Nevin'in yanı sıra, yine yaz tatilini geçirmek için gelen teyze kızları Aliye ve Samiye, taşınma telaşı içindeyken evlerine gelen bu konuğu şaşkınlıkla karşılarlar. Kısa süren bu şaşkınlık sonrası hepsi işini bırakarak İhsan için oda hazırlamaya koyulur. 2 saatlik çalışmanın ardından hazırlanan odada İhsan'ı odasında yalnız bırakırlar. İhsan sadece o gün deliksiz bir uykuya dalabilir. Kalacağı iki aylık süre içinde bir daha böyle bir uykuyu bulamaz.

Güzin 17 yaşında, sürekli kahkaha atan, 16 yaşındaki kardeşi Nevin gibi İngiliz bir mürebbiyenin elinde yetişmiş bir genç kızdır. Nevin, ablasının aksine oldukça ciddi, her zaman insanı haşlamak için bir bahane bulan huysuz bir kızdır. Ablasının yerli yersiz kahkahalarından da rahatsızlık duyar.

Teyze kızlarından Aliye 18 yaşında, Samiye ise 15 yaşındadır. Her biri birbirinden farklı özellik ve güzelliğe sahip bu dört genç kız ile İhsan ilk günden samimiyet kurar. Bu karakterlerin yanında bir de varlığı pek de hissedilmeyen öksüz bir akraba kızı olan Meliha vardır. Meliha, görüntü itibariyle insanda merhamet hissi uyandıran zavallı görüntüsünün yanı sıra çirkin sayılabilecek bir kızdır. Tüm kızların en büyüğüdür. Zaman zaman kızlar tarafından alaya alınır ve buna karşı koyamaz.

İhsan ilk günlerden itibaren tüm vaktini gündüzleri İstanbul’a inerek geceleri ise ders notları ile uğraşırken bir akşam kızların yanına iner ve onların eğlencelerine katılır. O günden sonra da hep onlarla vakit geçirmeye başlar. Bir süre sonra fark eder ki bir kalp ağrısı çekmektedir. Aşık olduğu doğrudur fakat önünde çözemediği büyük bir engel vardır ki o da bu dört kızdan hangisine aşık olduğunu bilmeyişidir. İşte geceleri onu uykusuz bırakan da budur. Her birine karşı ayrı bir zaaf duymaktadır. Karar vermek için çok uğraşır ve 2 aylık sürenin sonunda buradan boş dönmek de istememektedir.

Bu sıralarda fark eder ki Meliha günden güne solmakta, hatta sürekli onlardan kaçmak için bahane aramaktadır. Ancak onun bu durumu da kimse tarafından önemsenmemektedir.

Bir gün İhsan ile Nevin'in hiç yok yere araları açılır. Zaten hırçın bir yapıya sahip olan Nevin günlerce İhsan ile konuşmaz. İhsan sonunda dayanamaz ve Nevin'e rahatsızlık veriyorsa gideceğini söyler ve söylediğini yapmak üzere odasına gider. Nevin ağlamaklı olarak İhsan'ın odasına gelerek gitmemesini söyler ve ağlamaya başlar. İhsan onu teselli etmeye başlar ve hepsine sadece ağabey olmak istediğini ve onları üzmek istemediğini söyler. Bu sözler Nevin'i teselli ettiği gibi İhsan'a da iyi gelmiştir ve onu rahatlatmıştır.

İhsan bir süre sonra anlar ki onun istediği sevgi huzurlu olmakla eşdeğerdir ve bunu bulduğu kişi de o ana dek hiç fark etmediği Meliha'dır. Bunu fark etmesinin ardından Meliha'ya açılmaya karar verir ve onu yalnız bulduğu bir gün de kararını uygular. Meliha çok bitkin haldedir ve İhsan'ın yanına gelmesiyle daha da kötü hale gelir. İhsan ona duygularını anlatır ve kendisiyle bir gelecek düşlediğini söyler. Meliha kısa süren şaşkınlığının ardından İhsan'a yanıldığını ve kendisine karşı sadece merhamet duyduğunu, bunu anladığında ise ikisi için de geç olacağını söyleyerek İhsan'ın yanından ayrılır. O gün öğlen ve akşam yemeklerine katılmaz. Yine de bu durum kimsenin umurunda olmaz. İhsan ise bu şen kahkahaları içindeki kızların Meliha'ya karşı bu denli duyarsız olmasına içten içe öfkelenir ve adeta onlara düşman olur.

Ertesi gün yengesi Meliha'nın ateşler içinde yandığını söyler. İhsan düşünmeksizin yengesinden izin alarak Meliha'nın yanına koşar. Gerçekten de onun ateşli ve solgun halde yatmakta olduğunu görür. Meliha, İhsan'ın geldiğini fark edince doğrulmak istese de İhsan müsaade etmez. O zaman Meliha İhsan'a İstanbul'dan gitmesi için yalvarır. Burada o kızlar arasında İhsan'ın bulunduğunu gördükçe kendisinin öldüğünü söyler ve ondan gitmesi için yemin etmesini ister. İhsan Meliha'ya söz verir ve sözünü tutarak oradan ayrılır; kalbi yaralı olarak.

Yazar: Hamide Eken

Bir Yazın Tarihi Yorumları

Yorum Yaz

:: Halit Ziya Uşaklıgil ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.