Beyaz Lale

Ömer Seyfettin Beyaz Lale
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Öykü/Hikaye
Yayınevi:Bilgi Yayınevi
Yayınlandığı Yıl:1920
Sayfa Sayısı:168
ISBN:9754941505
Kitap Puanı:
8.3 / 10 | Oy: 31 | Yorum: 1
Editör Puanı:10
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
Pandora:5,44 TL
Sözcü Kitabevi:5,60 TL
D&R:5,60 TL
KitapYurdu:6,24 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

8.3
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel

Yorum Yaz

Kitap Türü:Öykü/Hikaye

Arka Kapak Bilgisi

Beyaz Lale Özeti

Ömer Seyfettin Beyaz Lale


Ömer Seyfettin’in Beyaz Lale kitabında bulunan kısa hikayelerden biraz biraz size bahsederek kitap hakkında bir fikriniz olmasına yardımcı olmaya çalışacağım. Öncelikle kitabın adı olan Beyaz Lale ile başlayalım.

Beyaz Lale'de:

Balkan savaşı sırasında ki Türk köylerine yapılan baskılar ve işkenceler anlatılmıştır. Bulgar asıllı Binbaşı Radko'nun, Türk kadınlarına ve kızlarına yaptığı işkenceler anlatılmıştır.

Balkan savaşlarından sonra Binbaşı Radko, Türk köylülerini bozguna uğratmıştır. Amacı savaş sonrasında Serez bölgesindeki Türkleri yakalamak, ilk önce paralarını alıp; daha sonra işkence ederek öldürmektir. Radko'nun diğer bir amacı ise; bu köydeki en güzel Türk kızını bulmaktır. Radko'nun en büyük işkencelerinden biri; insanları soyundurup, vücutlarını kesip ateşe atıp yakmaktır. Radko, köydeki kırk beş yaş üstü kadınları toplayıp onlara; köydeki en güzel kızları sorar ve kadınları işkence ederek öldürür. Daha sonra diğer amacını gerçekleştirmek için; köydeki en güzel kızı bulup, ona sahip olmak için bütün köyü gezerek en güzel kızı aramaya başlar. Kadınların verdikleri cevaba göre köyün en güzel kızı: Hacı Hasan Bey'in kızı Lale'dir.

Radko, Hacı Hasan Bey'i yanına çağırır. Ona Çar'ın oğlunun geleceğini ve birkaç gün evinde misafir etmesi gerektiğini söyler. Aynı zamanda evde sadece hizmet etmesi için kızı Lale Hanım'ın kalmasını söyler. Hacı Hasan Bey'de kabul eder.

Binbaşı Radko, Hacı Hasan Bey'in evine gider. Lale Hanım ilk başta kapıyı açmamakta ısrarcı olsa da, ona niyetinin kötü olmadığını söyleyerek kapıyı açtırır.

Lale'yi tam beklediği gibi bulan Radko, ona saldırır ve yatağa götürür. Buna dayanamayan Lale'nin aklına bir fikir gelir. Pencereye geçip biraz hava almak istediğini söyler. Pencereden atlayarak intihar eder. Radko, sinirden ne yapacağını bilemez halde aşağıya iner. Lale'nin bedeninin henüz soğumadığını düşünerek ona taciz eder.

Zamane Yiğitleri adlı hikayede:

Olay berber salonunda iki arkadaştan, bir tanesinin gözünden anlatılır. Tıraş sırasını bekleyen arkadaşlardan bir tanesinin canı sıkılır, diğeri de ona gişedeki küçük çocuğu hayalinde büyüterek canlandırmasını söyler.

Adam çocuğu hayalinde on yaş büyüttüğünde gerçekten çok güzel bir genç kız olacağını düşünür. On sene, yirmi sene daha büyüttüğünde ise yüzündeki lekeleri, cildindeki çizgileri hayal ederken salona heybetli, abartısız iki metre boyunda bir adam girer. Kaba saba davranışlarıyla salondaki herkesi korkutur. O anda herkes sırasını unutmuş, bir an önce bir adamın tıraş olup gitmesini ister. Berber adamı tıraş etmeye başladığı sırada adam, biranda koltuktan sıçrar. Salondaki herkes ne olduğunun şaşkınlığıyla adama soran gözlerle bakar. Adam, atsineğinden çok korktuğunu ve berberin yakasında bir atsineği gördüğünü söyler. Sineği öldürürler. Fakat adam, tıraşının bitmesini beklemeden parasını öder. Salondan koşarak uzaklaşır. Salondakilerin hepsi şaşkınlık içinde adamın arkasından bakakalırlar.

Son olarak Yeni Kahramanlar adlı hikayede ise:

Küçük bir Türk çocuğunun muharebe zamanlarında annesini, babasını ararken bir Rum ordusuyla karşılaşma ve sonrasındaki fedakarlığını anlatır.

Küçük Ali, anne ve babasını aramak için iki gün boyunca yürümektedir. Rum ordusuyla karşılaştığı sırada çok acıkmış ve susamıştır. Kendini Türk olarak tanıtırsa onu aralarına almayacaklarını bilir ve kendini Rum olarak tanıtır. Adını sorduklarında da; Aleko der.

Rum kafilesi üç gün boyunca yürür, dördüncü gün sonunda bir Rum köyüne yerleşirler. Papaz, Ali'yi yanına çağırarak ona bir mektup verir. Ondan, bu mektubu İngiliz Paşası'na götürmesini ister. Ali, yola çıkar. Fakat mektubu İngiliz değil, Türk Paşası'na götürür.

Bu mektup üzerine Paşa, bir telgraf ile casusun yakalanmasını emreder. Ali, Paşa'ya Rumlar ile İngilizlerin parolasını bildiğini, kendini Rum gösterip onları kandırabileceğini söyler. Mektubu İngiliz Paşası'na vermek için yola çıkar.

İngiliz Paşası'nın yanına ulaşır ve Rumlardan gelen mektubu verir. Kendini de Rum olarak tanıtır. İngilizler, Türklerin olduğu yere bırakması için Ali'ye bir bomba verir. Bu bombanın düğmesine bastıktan yarım saat sonra patlayacağını söyler. Ali, ilk başta bombayı orada bırakıp kaçmayı düşünse de böyle bir durumu askerlerin fark edeceğini düşünür.

Yola çıkar. Fakat Paşa'ya bir şey söylemeyi unuttuğunu söyleyerek, zorla da olsa Paşa'nın odasına girer. Ona, Rum olmadığını aslında Türk olduğunu söylerken bombanın düğmesine yarım saat önce çoktan basmıştır. İngilizler, onu öldürmeden kendini de feda ederek bombayı patlatır.

Ömer Seyfettin, ülkemiz için önemli yazarlardan biridir. Çocukluğumuzdan beri onun hikayeleri ile büyüdük. Edebi ve eğitici yönden çok zengin kitapları var. Bu kitapta onlardan biri. Kesinlikle çoğu kişinin okumasını tavsiye ederim.

Yazar: Sebiha Akkaya

Beyaz Lale Yorumları

Yorum Yaz

:: Ömer Seyfettin ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.