Aydaki Kadın

Ahmet Hamdi Tanpınar Aydaki Kadın
Kitabın Yazarı:
Kitap Türü:Yerli Romanlar
Yayınevi:Dergah Yayınları
Yayınlandığı Yıl:1987
Sayfa Sayısı:302
ISBN:9759955786
Kitap Puanı:
5.9 / 10 | Oy: 148 | Yorum: 3
Editör Puanı:6
Fiyat Listesi / Satın Al
YazarOkur:bedava al
Sözcü Kitabevi:18,75 TL
KitapYurdu:18,75 TL
HepsiBurada:19,41 TL
D&R:19,50 TL
e-kitap,pdf,epub: *


Oy Ver

5.9
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Kitap Türü:Yerli Romanlar

Arka Kapak Bilgisi

Aydaki Kadın Özeti

Ahmet Hamdi Tanpınar Aydaki Kadın


Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dörtte üçünü tamamlayarak bitiremeden vefat ettiği bir eser olan Aydaki Kadın tipik bir Tanpınar romanıdır. Roman 24 saatlik bir dilimi anlatmaktadır. Kitabın arka kapağında da yer aldığı gibi içinde birbirinden harika Boğaz tasvirleri bulunmaktadır. Ayrıca roman içerisinde ülkenin demokratik durumu ve yaşanan siyasi gelişmelerin içeriklerine rastlamakta mümkün.

Romanımızın kadın kahramanının ismi Leyla’dır. Leyla’nın kocası Refik, Leyla’ya hayran ressam Suat, kitaptaki diğer bütün karakterlerin ve baş karakterlerden biri olan Selim’in dahil bütün ilgisi Leyla’nın üstündedir. Selim’in, Leyla’ya karşı büyük bir ilgisi vardır ve aslında Leyla da Selim’i sevmiştir zamanında ama sonra anlamlandırılamaz bir şekilde başkası ile evlenmiştir. Bütün bunlar yaşanırken kitapta karakterlerin ruh halleri oldukça iyi yansıtılmıştır.

Baş karakterlerimizden Selim aslında pek de sosyal sayılmayan genellikle donuk kalmayı tercih eden bir insandır. Etrafında az çok tanınan ve genelde kadın kitle tarafından takip edilen bir yazardır. İflas adındaki romanı üzerinde çalışmaktadır. Selim’in Nevzat adında şizofren bir kardeşi vardır. Nevzat’a karşı duyduğu hisler kitapta derin bir şekilde işlenmektedir. Doktor, yazar ve ressam olan Selim, yazı konusunda geniş kitlelere hitap edebilmeyi de içten içe istemektedir. Bir gün ona bu imkanı sağlayabilecek bir teklif alır. Bu teklif yıllar öncesinden gelen bir arkadaşı olan Hayri Dura tarafından yapılır. Bu teklif karşısında içinde çeşitli karışıklıklar yaşan Selim bir nevi bunalım geçirmektedir.

Kitap aslında iki bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler içinde en önemli olaylar gerçekleşen 3 davet gecesinde meydana gelir. Bu davet gecelerinden iki tanesi İstanbul’da bir tanesi de Kırklareli’nde gerçekleşmektedir. İlk davette her şey başlangıçtır. Bu davette Leyla karakteri bulunmamaktadır ve katılan Selim ile arkadaşları daha toydur ve gelecek için heyecanlı planlar yapmaktadırlar. Bütün bunlar olurken Selim bir yandan bir türlü bitiremediği romanını düşünmektedir. Uzun zamandır tek kelime ekleyemediği için huzursuz olmaktadır. Ayrıca Zümrüt hanımla yaşadığı ilk duygusal deneyimi ve sonrasında Zümrüt hanımın kızı ile de bir ilişki içinde bulunması onu duygusal bir buhrana sokar. Bu olayın pişmanlığını derinden hissetmektedir.

İkinci balo ise Kırklareli’nde geçmektedir. Bu baloda Leyla ‘da vardır ve kocasının da bulunduğu bu baloda Leyla sayısız hayal kırıklığı yaşamıştır. Kocasının davranışları karşısında yıkılan Leyla için oldukça zor bir gecedir. Bu arada kocasının arkadaşı olan Selim ile tanışır. Selim, Leyla’nın etrafında neşe içinde sohbete katılmaktadır. Leyla ile yaklaşık 10 senelik bir ilişkileri olmuştur. Leyla her zaman ona küçük bir çocuğa yaklaşır gibi yaklaşmıştır.

Üçüncü davet ise Leyla’nın önceki kocasından boşanıp Refik ile evlenip yerleştiği yalıda gerçekleşir. Bütün bunlar olurken Leyla ile Selim’in yolları tamamen ayrılmıştır ve Selim bu buhran durumunun içindedir. Aslında bu son davet devam ederken romanın sayfaları sonlanmıştır.

Bütün bu yaşananlardan sonra Selim artık İflas romanına odaklanmak ve onu bitirmek ister. Yazamadığı her gün için vicdan azabı duymaktadır. Aslında romanın adının İflas olması okuyucuya birçok mesaj verir. Bunlardan biri de Selim’in maddi durumunun hiç de iyi olmamasıdır. Yazmak için kendini oldukça zorlar fakat bir türlü yazdıklarından memnun kalamaz. Daha iyi yazabilmek için önce kendisini yenmesi gerektiğini biliyordur ve İflas’ın en önemli noktalarından biri de budur.

Aslında bu kitap Tanpınar’ın günlükleri ile okunduğunda anlaşılabilecek be tamamlanabilecek bir kitaptır. Çünkü ölümü sebebiyle bitirilemeyen bu kitabı okurken yer yer kopukluklar hissedilebilir. Bu boşlukları da günlüklerini okuyarak tamamlamak mümkündür.

Kitabın dörtte üçü yazar tarafından tamamlanabildiği için zaman zaman kopukluklar ve okumada zorluklar yaşanabiliyor. Ama Tanpınar kitaplarını önceden okumuş biri için dil ve betimlemeler oldukça tanıdık. Denizin ve Boğaz’ın harika betimlendiği paragraflar insanda görsel bir güç oluşturuyor. Ayrıca karakterler için yapılan psikolojik analizlerde olay örgüsünü benimsemede oldukça faydalı oluyor. Türk Klasikleri arasında yerini alan ve usta bir kalemden çıkmış olan bu kitabın mutlaka okunması gerektiğine inanıyorum ve tam anlamıyla anlaşılabilmesi için Tanpınar’ın günlüklerinin de okunması gerektiğini vurgulamak isterim.

Yazar: Pınar Şimşek

Aydaki Kadın Konusu

Tıp doktoru, yazar ve ressam Mehmet Selim orta yaşlı bir entelektüel olarak romanın merkezinde yer alıyor. Konuşmaktan pek zevk almayan Selim’in soyadı ‘Baka’dır.

Selim az çok şöhreti bulunan, girdiği muhitlerde özellikle kadın okurları tarafından tanınan ve beğenilen bir yazardır. Hareket adamı değildir. Daha çok olaylara seyirci kalmaktadır. Kendisi de bu özelliğini ‘Ancak müşait olarak yaşayanlardanım.’ cümlesiyle itiraf eder. Tedirgin, evhamlı ve huzursuzdur. Kendisi ile fazlasıyla meşguldür. İnsanları özellikle sesleriyle tahlil eder. Hayatını ‘Küçük estet hayatım’ şeklinde tanımlar.

1910 da doğan Selim 1928 de liseden mezun olur ve ilk kadın tecrübesini gerçekleştirir. Kitap ikisi Kırklareli’nde biri İstanbul’da gerçekleşen üç davete odaklıdır. Birinci bölümün ilk davetinde Selim ve arkadaşları hangi mesleği seçeceklerini konuşurlar. Selim bir kadınla zamansız başlayan ilişkisi yüzünden buruk ve durgundur. Selim kendisinden yaşça büyük komşuları Zümrüt Hanım ile ilk ten deneyimini yaşar. Zümrüt hanımın kızı ile de birbirlerinden hoşlanmaktadırlar. Selim üç yıl devam eden bu maceranın getirdiği günah ve pişmanlık altında ezilir. Artık hayatı gözüne farklı görünür. Çocukluğunun cennetinden kovulduğunu düşünür.

Selim’in varlıklı aileye mensup arkadaşları Asım’ın Heybeliada’daki evlerinde mezuniyetlerini kutlamak için bir araya gelirler. Bu gecede geleceklerine dair tasarılarını da konuşurlar. Selim belki tıbbiyeye gireceğini ancak muhakkak yazacağını söyler fakat o zamana kadar henüz ortada bir eseri yoktur. Ailesinden ve arkadaşlarından gizlediği Zümrüt hanım ile münasebeti Selim’in yazma iştahını arttırır.

Mezuniyetten sonra Selim arkadaşı Refik’in önderliğinde bir taraftan Türk ve Fransız edebiyatına açılır. Selim’in yazma arzusunu Zümrüt Hanım’la münasebeti tetikler. Kadına yazdığı bir aşk şiirini okuduğunda Zümrüt Hanım Selim’i neredeyse azarlayarak susturur. Bu olay Selim’i oldukça sarsar.

İkinci davet Kırklareli’ndeki askeri balodur. Asım bu defa bu şehirde askerdir. Güzel bir kadın olan Leyla ile evlidir. Leyla dört yıldır evli bulunduğu eşinin ahlaksız hayat tarzı ile yüz yüze gelince dünyası altüst olur. Eşi Asım’ın arkadaşı olan Selim ile gündüz tanışırlar ve Selim o gece çok fazla hareketli ve enerjiktir. Leyla’yı hemen etkisi altına alır. Leyla ile 10 senelik bir ilişkileri olmuştur. Leyla ona tatlı çocuk muamelesi yapmıştır.

Üçüncü davet ise Leyla’nın Asım’dan boşandıktan sonra amcaoğlu Refik ile kendi yalılarında evlenmesidir. Bu davetin verildiği zamanlarda Leyla ile Selim arasındaki ilişki de bitmiştir. Selim bu davette hem Leyla ile ilişkisinin hem de hayatının muhasebesini yapar.

Selim 1956 da her şeyi bitirip İFLAS adlı romanını yazmaya odaklanıyor. İflas adını verdiği bu roman aslında Selim’in içinde bulunduğu maddi sıkıntıya dikkat çekmek adına da kullanılır. Romanı yazmaya çalışır fakat yazdıklarından bir türlü memnun değildir. Selim’in sanat eserlerine bilhassa resim sanatına ait düşüncelerini buradan okumak mümkündür. Selim sanatta kendisini yenmenin imaj ve vizyona değişimlerini temin için ruh hallerini susturmanın en mühim şart olduğuna inanmaktaydı. İflas’ın meselelerinden biri de buydu.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Aydaki Kadın kitabında Selim’in iç monologlarında diğer kitaplarından üslup olarak ayrıldığını söylemek mümkün olabilir.

Gözde K.

Aydaki Kadın Yorumları

Aydaki Kadın Yorum çok güzel bir kitap ahmet tanpınarın okuduğum ikinci kitabı huzur kitabı da çok güzeldi diğer kitaplarını bulmaya çalışıyorum şimdi

30-11-2016 18:54 !!

Aydaki Kadın Yorum ahmet hamdi kitabı ise güzzeldir okumak isterim

01-12-2016 18:21 !!

Aydaki Kadın Yorum harika bir kitap

17-12-2016 23:45 !!

Yorum Yaz

:: Ahmet Hamdi Tanpınar ::
:: Tavsiyeler ::
:: Kitap Rehberi ::
:: En Son Yorumlar ::


reklam veriletişim • © 2017 YazarOkur Kitap.